Proust gibi birçok bakımdan klasikler kadar açık ve net yazdığında bile günümüz sanatçısının betimlediği dünya yetkin bir dünya olmadığı gibi tek anlamlı bir dünya da değil. Bilindiği gibi Andromakhe'de Hermione, Pyrros'u seviyordur ve onu öldürmeye Orestes'i gönderdiği zaman hiçbir izleyicinin kuşkusu kalmaz: sevdiği kişiyi başkasına yar etmektense öldürmesindeki bu aşk-nefret belirsizliği temel bir be irsizlik değildir; Pyrros Andromakhe'yi bırakıp Hermione'ye dönse Hermione'nin ona kul köle olacağı bellidir.
Sürekli daha fazla geri çekilmek, hep diğerini mutlu etmeye çalışmak bizi kısırdöngüden kurtarmaz. Daha güçlü bir birey olmak için dış dünyada başarılar elde etmek de çözüm olmaz. Bir ilişkide benliğimize sahip çıkmanın ve benliğimizi açık ve net bir şekilde ortaya koyabilmenin yolu ilk önce kendimizle ilgilenmekten geçer. Bu da dış dünyada daha fazla şeye sahip olarak değil, iç dünyamızda her şeyi yerli yerine koyarak olabilir.