Dilin ve gözleri olan yüzün aksine eller net konuşmaz. Konuşmaya çalışır ama konuşamaz. Aynı şekilde, bir şeyleri örtmek ister ama her şeyi örtemez. Yüze kıyasla daha tehlikelidir.
Kadınlar, adaletsiz bir dünyada başarmak için erkeklere göre iki kat daha terliyordu. Sorun kadınların ter bezlerinde değil, kadının zekâsını hiçe sayanların "ar" bezlerindeydi.
Uzak tanıdıklarınızın yüzü net gelir gözünüzün önüne ama sevdiklerinizin yüzü bir türlü tamamlanamaz. Çünkü gülüşleri, kaş çatışları, yüz ifadeleriyle tanırsınız onları; tek bir sabit resim olarak değil, binlerce anının toplamı olarak.
Yumuşak yanakların ve alnın üzerinde öyle bir şey var ki, yine de insanın gözünü okşuyor: Güzel, kırmızı alevden bir taç gibi süslüyor başımı, saçlarımdan bahsediyorum. Bakmaktan zevk alıyor insan. Ne de olsa net bir renk. Kızıl saçlı olmaktan memnunum. İşte karşıda, aynada, ışıyıp duruyor. Talihliymişim. Saçlarım sarıyla kestane arası, ne idüğü belirsiz bir renk olsaydı yüzüm silikleşecek ve sersem bir görünüm verecekti bana.
Simmon'la beraberken bu kadar kötü değildim. Onun varlığı dikkatimi hoş bir şekilde dağıtıyordu. Fakat Anker'ın Yeri'ndeki küçücük odamda yalnızken hafızamın eline düşmüştüm. Sanki zihnim hayatım boyunca gördüğüm her sivri uçlu ve acı verici șeyi ortaya çıkarıp incelemeye kararlıydı.
En kötü anılarımın kumpanyamın katlinden kaldığını düşünebilirsiniz. Kampımıza dönüp her şeyin yandığını görmem. Ebeveynlerimin cesetlerinin alacakaranlıkta büründüğü tuhaf biçimler. Onları öldürenler. Chandriahlılar. Durmaksızın sıntarak benimle konuşan adam. Köz.
Bu anılar kötü olmasına kötüydü, fakat aradan geçen yıllarda onları öyle çok hatırlayp gözden geçirmiştim ki keskin kenarları neredeyse tamamen körelmişti. Haliax'ın sesinin tonunu ve tınısını babamınki kadar net anımsıyordum. Köz'ün yüzünü kolayca hayalimde canlandırabiliyordum. Gülümserken sergilediği inci gibi dişlerini, beyaz kıvırcık saçlarını. Mürekkep damlaları kadar siyah gözlerini. Birisinin ailesi hiç olmadık şarkılar söylemiş, diyen kış soğuğuyla dolu sesini.