“Senin ruhun nasıl bir ruh ki, birkaç kısa yıl yerine, sır dolu, hikmeti anlaşılmaz yıldızların altında yüzyıllar geçirmek istemiyor? Senin ruhun nasıl bir ruh ki, sonsuza dek aramak yerine, gerçeği, sıradan berbat bir insan hayatı boyunca aramakla yetiniyor?”
“Günün birinde,” dedi Ruth’a, “sevdiğin birine tümüyle yürekten hizmet edebilmeni dilerim senin de. Bunu yapabilecek kadar sağlıklı, güzel, iyi ve üstelik akıllı olmanı! O erkek bu dünyada büyük işler de yapsa, küçük işler de - hiç fark etmez! Sevmek ve hizmet etmek bundan daha güzel. Özellikle biz kadınlar için. Hizmet edilen olmaktan çok daha güzel. Onları kıskanmamıza gerek yok.”
“Ah, hayır!” diye bağırdı Ruth heyecanla. “Bunun daha güzel olması mümkün değil. Hizmet edilmek daha iyi. Yoksa Tanrı’nın durumunun insanlardan daha kötü olması gerekirdi!”
Ben sana rehber değil, ancak yoldaş olabilirdim, fakat yolu ikimiz de bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan, birbirimizi şaşırtmaktan başka bir şey elimizden gelmiyordu.