Dolayısıyla Thoreau'nun doğa ve toplum kavramlarını karşıtlaştırdığı hissini veren parçalar, özellikle de aşağıdaki bölüm, daha esnek bir biçimde okunmalıdır: Doğayı sevmemin bir nedeni de insan olmaması, ve insandan kopmaya olanak tanıması. İnsan elinden çıkma hiçbir kurum doğayı denetleyemiyor ve bu raya sızamıyor. Burada farklı türde bir hukuk ağır basıyor. Doğanın ortasında eksiksiz bir mutluluğu tadabiliyorum. Dünya bütünüyle insandan ibaret olsaydı eğer, kendimi açamaz, her türlü umudumu kaybederdim. Benim için insan zorunluluk, doğa ise özgürlük demek. Başka bir dünya umudu veriyor bana. İnsan türü ise kendisiyle yetinmeme yol açıyor.
Ama bence bu durum değişecek," dedi Wilbur. "Gençlerin yaşlılardan farklı olduğunu düşünüyorum. Cidden. Bence öyleyiz. Bir tek saçlarımız değil. Tüm bunların altında bir şey var bence. Sanırım biz büyüdüğümüzde dünya daha iyi bir yer olacak. Edebiyat öğretmenim devrimin yolda olduğunu düşünüyor."
"Bilmem ki," dedi Maggie. "Bence böyle düşünmek işimize geliyor. Ya da içsel bir devrim olacak. Kendimizi kabul etmeyi falan öğ-reneceğiz. Mesela, ne bileyim... ağaçlarla denizleri. Buraya gelmeyi sevmemin nedeni bana daha sahici gelmesi. Öteki hayvanlardan pek bir farkımız yok, sence de öyle değil mi?" Bir ördeği gösterdi. "Küçük ördekler anne babalarından daha iyi birer ördek mi oluyorlar? Ya ördek ördek, insan insansa ve zannettiğimiz kadar çok değişmiyorsak? Ördekler vakvaklamaya, insanlar bir şeylerden nefret etmeye devam ediyor işte.
Senin adında bir yolcu olmasa bile o istasyonda seni bekleyecek kadar çok seviyorum seni
Seni, senin güzel bir cümlen olmasa bile o dilinden dökülecek bana lutfedilmiş bir kelime için sesini duyabilecek bir yer uzaklığı kadar çok seviyorum.
Bende yara bitmez. Seni, yaramı saramayacağını bilmeme ilave ile senden yara alacak kadar çok seviyorum.
Seni, senin bu şiiri okuyamayacağın ihtimalini ve okusan bile sana yazıldığı gerçeğini kabul fitrenden geçirmeyeceğinin bende bırakacağı o derin hüznü şiiri yazmadan bilecek kadar çok seviyorum.
Seni çok seviyorum. Seni, benim seni sevmemin ötesinde çok seviyorum. Seni, seni sevmenin bana verdiği o tarifsiz acıyı sevecek kadar çok seviyorum.
Senden yana bir beklentim yok ki... Ben seni, senin benim seni sevdiğime olan haberdarlığından değil, haberdarlığının kalbin ile kalbim arasında bir ölümcül köprü olduğunun düşüncesine sahip olacak kadar çok seviyorum.
Evet seni çok seviyorum
Evet seni çok seviyorum
Evet seni çok seviyorum
Hayır değil, hayır ne mümkün?
Evet seni çok seviyorum.