Dilara

Dilara
@newreadeer
19 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Paçayı yırtmak
8/10
·264 syf.··
2026 5. kitabı
Son zamanlarda okuduğum en sürükleyici ve farklı romanlardan biri. Roman okurken benim için temel kriter, karakterle bağ kurabilmek ve o kişinin hikayesini merak edip devam edebilmek. Necip’in hikayesini öylesine merak ettim ki son kısımları hızlıca okuyuverdim. Öylesine sürükleyici, öylesine güzel ve öylesine plot twistli. İşin içerisine dostluk, aile bağları ve aşk hikayesinin de girmesi kitabı tekdüzelikten oldukça kurtarmış. Tam kahkahalarla güldüğüm yerlerin bir sayfa sonrasında çok duygulanıp ağladım, duygulardan duygulara sürüklendim. Ama o kadar iyi geldi ki, dayanılmaz dünyamızın bu sıkıcı günlerinde tüm şiirlerini okuduğum Can Bonomo’ya bu kitap için teşekkürlerimi sunarım.
Ateşli Silahlar ve BilardoCan Bonomo · Mundi Yayınları · 2024637 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu çağın en büyük savaşı
Puan vermedi·320 syf.··
2026 2. kitabı
Bu kitabı yorumlamadan önce neden bu kitabı okuduğumu anlatmak istiyorum. Son zamanlarda özellikle işimde çalışırken olmak üzere çok sık bir şekilde dikkat dağınıklığı yaşadığımı fark ettim. Normalde adhd gibi bir tanım da yok. Ancak son birkaç yılda telefon/ekran bağımlılığımı yenmeye çalışırken buluyordum kendimi. Sürekli diyete girip, birkaç kilo verip tekrar aynı döngüye girmek gibiydi bu. Anlatması kolay yaşaması zor. Özellikle şu anda sektörlerde işsizlik bu kadar yükselmişken, insanın sahip olduğu işe gerekli değeri verememesi çok yıpratıcı. Erteleme, ekranda oyalanma, ekranı zor görevlerden kaçış olarak görme, kafa dağıtma gibi bir sürü etkisi mevcut bu dikkat dağınıklığının. Elbette acımasız sonuçları da oluyor. Bu acımasız sonuçlara çok yaklaşmışken, artık bu yaşadığım şeyi podcast dinleyerek ya da video izleyerek değil, gerçekten okuyarak çözmeye karar verdim. Roman gibi türleri okurken hikâyeye kapılıp içine çekilebilme şansınız var ancak araştırma türü kitaplar ekstra dikkat istiyor bence. Nispeten okunması kolay da olsa dikkat dağınıklığım sebebiyle bu kitabı okurken bile zorlandığımı söyleyebilirim. Gelelim kitaba; Kitapta dikkat dağınıklığının sebepleri, birden çok bilim insanı, araştırmacı, psikolog vs. tarafından yapılan çalışmalarla ve yazarın direkt o insanlarla iletişime geçmesi sonucu elde ettiği bilgilerle açıklanıyor. Tek bir sebep ya da tek bir kişi değil, birden çok sebep ve birden fazla ortamla alakalı olduğunu anlatıyor bize yazar. Alan adındaki vaftiz oğlunu sevebileceğini düşündüğü bir yere götürüp, çocuğun telefondan kafasını kaldırmaması sonucu bir aydınlanma yaşıyor ve bu konunun peşine düşüyor. Telefonunu bırakıp, interneti olmayan bir laptop ve telefon alıp Provincetown’da vakit geçiriyor yazarımız. Buraya ilk geldiğinde bir süre
Kişisel Gelişim
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,2bin okunma
Yalnız değiliz
7/10
·224 syf.··
2025 5. kitabı
Kitap bölümler halinde, hayata acemi olan, acemi gözlerle bakan kişileri aydınlatmak için yazılmış. Ancak bu yolculuğu yazarla beraber yapmak, keskin sınırlar ve bakış açılarının olmaması kitabı okurken iyi hissettiriyor. Duygular, affetmek, iletişim, hayatın kendisiyle ilgili aşırı derin olmasa da hap bilgiler bulunuyor. Bu kitapla ilgili tek sorunum okuduktan sonra aklımda fazla bir şey kalmaması. Bu nedenle tek seferlik değil, dönüp tekrar okumak gerekiyor. Yaşadığımız kötü şeylerde yalnız değiliz, bizim gibi olan ve benzer şeyler yaşayan bir sürü insan var. Herkesin yolculuğu kendine has da olsa bazı noktalarda ayrı değiliz. Bu kitabın aşıladığı fikirlerden biri de bu ve çok hoşuma gitti. Beyhan Budak ile direkt konuşuyormuş gibi oldum. Dilinin sadeliği, üstten bir bakışla yazılmaması, sınırların daha esnek olması gibi sebeplerle kitabı sevdiğimi söyleyebilirim. Beyhan BudakBeyhan Budak
Kişisel Gelişim
Hayat Acemileri İçin Yaşam RehberiBeyhan Budak · Kronik Kitap · 20243,694 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 4. kitabı
Kitap iki kısımdan oluşuyor. İlk kısımda anlatılan hikaye kötülüğü öğrendiği kişiye hapisten bir mektup yazan adamın hikayesi. Cinayetle suçlanıyor, bir kadını öldürmekle. Ancak kendi değerini o kadar düşük görüyor ki, kendine değer veren kadından yani eşinden tiksinirken, onu bir gün terk etmiş bir kadın için elinden geleni yapıyor. Kime zarar vereceğini seçemediğini hissettim. O kadar kötü biri ki, sadece en sevdiğini incitebildi. Diğer hikaye ise sonuyla oldukça şaşırttı beni. Avukatın hislerinden suçlunun Odera olmadığı anlaşılıyordu ancak altından bu denli bir fantezi çıkması çok şaşırtıcıydı. Bazen gerçekler hiç beklemediğiniz şekilde de olsa gerçektir ve bunu kabul etmek gerekir.
Dedektiflik ve Gizem
Şeytanın ÇırağıŞiro Hamao · İthaki Yayınları · 20249,8bin okunma
Bir ben var benden içeri
Puan vermedi
Kitap o kadar farklı düşüncelere sürükledi ki beni. Bir ben var benden içeri sözünün felsefik cümlelerle sayfalar boyunca betimlenmiş hali gibiydi. Kitabın yaklaşık ortasına kadar kendi fikirlerini ve görüşlerini anlatan yazarın olay akışlarını içeren kısmı kitabın ikinci kısmı aslında. İlk kısımlar yani kitabın yarısına kadar olan kısımları okumak ve anlamak biraz zor. Karısının ona burnunun hafif eğri olduğunu söylemesiyle kendi gerçekliğini, çevresindekilerin gerçekliğini sorgulayan Moscarda, kendi benliği ve varlığı, dışarıdaki insanların onu nasıl gördüğü ve bu bütün görünümlerin birbirinden nasıl ayrıştığını öyle güzel ve üstüne basa basa anlatıyor ki. Kendini bulmak için çıktığı yolda hem karısından hem de içten içe yandığı kızdan ihanet görmesi de insanın içe doğru olan yolcuğuna dair birçok işaret sunuyor. Kendin olma arzusu, birinin Genge’si olmamak, toplumun aslında size nasıl deli damgası vurduğunu gösteriyor. Benlik ve şuur algısının üstünde sıkça duran yazar, bunun etrafında dönen hikayeleri ve kendi düşüncelerini de bize tüm çıplaklığıyla sunuyor. Kendi adıma okuması zor bir yapıt olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca kitabın sonunu da beğenmedim, kendini bulmak, sahip olduğun her şeyden vazgeçmeyi gerektirir mi? Elindeki her şeye henüz sahipken de kendimizi bulabilir miyiz? Başkalarının bizimle ilgili ne düşündüğü, bizi nasıl şekillendirdiği kendi önyargılarına göre oluşur evet ama biz de vermez miyiz biraz ipuçları? Örneğin karısına “artık senin Genge’n olmak istemiyorum.” deseydi nasıl olurdu? Son sayfalarda yaşadıkları ve düşünceleri fazla dramatik geldi. Ancak bir gün okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Luigi PirandelloLuigi Pirandello Biri Hiçbiri BinlercesiBiri Hiçbiri Binlercesi
Edebiyat
Biri Hiçbiri BinlercesiLuigi Pirandello · Aylak Adam Yayınları · 20135,7bin okunma