• Nedir sevgi
    Okusak da hakkında binlerce eser
    Yine de anlamış değiliz okuduğumuzu
    Tefsir kitapları okuduk
    Astronomi ve tıp okuduk
    Bilemedik, nereden başlasak
    Ezberledik dünya edebiyatında
    Ne varsa şiir ve deneme namına
    Tek bir satır bile hatırlamıyoruz onlardan
    Sevgi öğretmenlerine sorduk
    Onlar da bizim kadar biliyor ancak

    II.
    Nedir sevgi
    Gizemli barınağında sorduk onu fakat
    Ne zaman varsak tutmak için
    Kaçtı her seferinde bizden
    Ardındayız ormanlarda yıllardır
    Ve yıllardır bu yüzden kaybolduk
    İzledik onu siyah Afrika’ya kadar
    Bengal’e, Nepal’e kadar
    Karaib denizine kadar ve Mayorka’ya
    Amazon ormanlarına kadar
    Ancak yetişemedik
    Aşk bilgelerine sorduk
    Onlar da bizim kadar biliyor ancak

    III.
    Nedir sevgi
    Seçkinlere sorduk, bir de kıssacılara
    “En güzel söz” deseler de ikna olmadık
    Yoldaşlara sorduk bir kez de
    Dediler “Uysal bir çocuk
    Nergis üzerine şiirler yazan
    Karınca ve ceviz toplayan mama önlüğüne
    Düzenbaz ve hırçın bir çocuk
    Zalim kedileri bile kandıran”
    Aşk muhabirlerine sorduk
    Onlar da bizim kadar biliyor ancak

    IV.
    Nedir sevgi
    Takva ehline sorduk, nafile
    Din adamlarına sorduk, faydasız
    Bir de sorduk sırdaşlara, boşuna
    Aşk ehline sorduk onu
    Dediler “Terk etti küçükken
    Rahatça taşıyarak serçelerle dalı”
    Yaşını sorduk akranlarına sevginin
    Gülerek cevap verdiler
    “Ne zaman biliniyordu ki aşkın yaşı”

    V.
    Nedir sevgi
    İlahi bir iş olduğunu işittik
    İnandık buna öylece
    Duyduk ki, bir kutsal yıldızmış
    Açtık bu yüzden camları her akşam
    Her akşam onu bekledik
    Bir şimşek olduğunu duyduk
    Dokunduğumuzda çarpacak
    İşittik ki, keskin bir kılıç o
    Çekersek kınından kesiliriz
    Sevgi yolcularına sorduk
    Onlar da bizim kadar biliyor ancak

    VI.
    Nedir sevgi
    Görsek de yüzünü orkid çiçeğinde, anlamadık
    Sesini duyduk bülbülün ötüşünde, anlamadık
    Buğday başağı üstünde fark ettik onu
    Ve üzerinde ceylanın boynuzlarının
    Nisan renkleri içinde
    Ayıp işler yaparken
    Dikkat etmedik yalnız
    Aşk elçilerine sorduk
    Onlar da bizim kadar biliyor ancak

    VII.
    Sevgi krallarına sığındık tarihte
    Danıştık bu yüzden bir kez delisine Leyla’nın 
    Ve akıl sorduk Lübna’nın delisine bir kez
    Keşfettik ki
    Biziz kralları adlandıran
    Olamadılar aşklarında daha mutlu bizden
  • 1 Kasım 1984/Zürih

    Bir çocuğun ne denli duygusal olduğunu anımsıyor musun?
    Mutlak anımsıyorsun.
    İhtiyarlık diye bir olguya inanmıyorum,
    Çünkü gençliğe de inanmıyorum.
    Çocukken de, genç iken de ihtiyarı içinde taşıyorsun, yaşlanırken de çocuğu.
    Ancak yaşlandıkça duygusallaşma biçim değiştiriyor.
    Gençlik duygusallığı öfke,beklenti, başkaldırma, cesaret gibi duygularla iç içe, ama yaşlandıkça duygusallığa acımsı tatlar karışıyor;buruk!
    Sanıyorum, algıladığım kadarıyla sözünü ettiğin duygusallık,bu buruk,acılı duygusallık.
    ...
    Arthur Rimbaud
    "Bu dünyadan çık git de,nereye gidersen git!"diyor!
    Biliyorsun,müthiş bir adam!
    ...
    Düşün,hiçbir kitabımız olmasaydı,iç dengemizi kesinlikle kuramazdık.
    Gene de kurduk sayılmaz ama taşınması
    olanaksız bir birikim altında kahrolurduk.
    Az da olsa yazılanların tek yararı iç dengeyi tutmakta!
    ...
    Ne vatanım,ne kökenim,ne ne ne...
    Ağaçlar,göl,kuğular,yalnız sokaklar,hareketsiz bir kent içinde zamansızlığın tadını yaşıyorum!..
    ...
    18 Ocak 1985/Zürih

    İlk kez "Zaman" denen zamansızlığı algılıyorum.
    İlk kez sevgi içinde yaşıyorum,
    Ne geçmişi ne de geleceği düşünmüyorum,
    Tabii geçmiş düşünmeden de etkisini duyuruyor,ama silik anılar biçiminde,güzel resimler biçiminde.
    Değişmeyi yaşayabildiğim için mutluyum!
    ...
    Severek mektup yazılan bir insanın bile olması ne büyük bir olay,söylenen her sözcüğün anlaşılmaktan öte,yaşadığını, dahası sözcüklere bile gerek olmadan yaşandığını bilmek, güç gibi yalınç
    bir olgu değil,varolmak gibi bir şey.
    İşte,yalnız kalınca varolduğumu hiç algılamıyorum.
    Kendi kendime yaşamın düşünü görmüş bir ölü gibi geliyorum!
    ...
    9.12.1985

    Mektubunu sevinçle aldım.
    Yazdıklarınla tam benim içimdekileri anlatmışsın.
    Demek yalnız değiliz.
    Bizim gibi duyan, yaşayan,beklemeyen insanlar var!
  • yalnız bizler, Tanrı bilmez ahmaklar hayatın bir cennet olduğunun farkında değiliz.
    Dostoyevski
    Sayfa 391 - Türkiye İş Bankası Yayınları
  • YALNIZ DEGILIZ
    Bir ufka vardık ki artık
    Yalnız değiliz sevgilim .
    Gerçi gece uzun,
    Gece karanlık ,
    Ama bütün kokulardan uzak .
    Bir sevdadır böylesine yaşamak ,
    Tek başına
    Ölüme bir soluk kala,
    Tek başına
    Zindanda yatarken bile,
    Asla yalnız kalmamak.
  • Çığlıklarımızı bile duyuramadığımız bir dünyada,
    suskunluğumuzu duyan Rabbimize şükürler olsun...
  • "Aramızda bir yakınlık duygusu da yok üstelik. Birbirimize benziyoruz sadece. Benim gibi o da yalnız ama yalnızlığın içine daha çok batmış. Kendi bulantısını ya da ona benzer bir şeyi bekliyor olmalı. Demek beni tanıyan insanlar var artık. Yüzüme baktıktan sonra, "Bu da bizden," diyen kimseler var. Ne var? Benden ne istiyor öyleyse ? Birbirimize
    yardım edemeyeceğimizi bilmesi gerekir. Aileler, anılarının ortasında evlerinde başbaşa oturuyorlar şimdi.
    Bizse burda anısı olmayan iki yıkıntıdan başka bir şey değiliz."
    Jean-Paul Sartre
    Sayfa 104 - Can yayınları
  • İslami kurallara uygun olan siyaset, en samimi fikrimiz olmasına rağmen, biz siyasi bir parti değiliz. İyilik yapmak ve ıslah etmek en büyük maksatlarımızdan biri olmasına rağmen, biz hayır ve ıslah kurumu değiliz. Beden ve ruh sporu en önemli vasıtalarımızdan olmasına rağmen, biz spor kulübü de değiliz. Biz, bu teşkilatların birinden değiliz. Çünkü bütün bu teşkilatlar bazı sınırlı gayeler ve sınırlı bir zaman için kurulurlar. Hatta bazen bu teşkilatlar, yalnız bir grup kurmak ve bu gruplarda bazı kişileri idari unvanlarla süslemek için kurulurlar. Fakat biz, öyle bir düşünceye, inanca, nizama ve programa sahibiz ki; ne bir bölge teşkilatımızı sınırlandırır, ne bir ırk teşkilatımızı bağlar, ne de coğrafi bir engel ona engel olabilir. Ve teşkilatımız, yüce Allah'ın vaadi üzere yere ve üzerindeki her şeye varis olmadıkça (kıyamete kadar) sona ermez. Çünkü bu nizam, yüce Allah'ın nizamıdır. O'nun elçisinin metodudur.

    💬Hasan el-Benna