Dostoyevski ya da Voltaire'in eserlerinin birinde, birisi "Eğer tanrı olmasaydı bile insanoğlu onu icat ederdi" demiş. Şuna derinden inanıyorum ki, ölümsüzlük olmasa bile yüksek insan aklı ölümsüzlüğü er ya da geç icat edecektir.
Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?
Satranç, insanoğlunun icat ettiği öteki bütün oyunlar arasında kendini bağımsızca raslantının her türlü tiranlığının dışında tutan ve zafer taçlarına yanlızca tine ya da daha doğru bir deyişle , tinsel yeteneğin belli bir türüne sunan tek oyundu. Fakat insan satrancı daha bir oyun olarak adlandırmakla, kendini hakaret etmek anlamına taşıyan bir küçümsenin vebali altına sokmuş olmuyor muydu?