Puan vermedi·1024 syf.··
2018 99. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2018 00:00
Haftaya King yorumu ile başlıyorum ama önce klasik girişimi yapmam lazım :) @okumacemberiolusturalim etkinliğimin 4. kitabı Stephen King den geldi. #kubbeninaltında. Müthiş bir kitap okudum. Kurgusunu, anlatımını, karakterleri anlatmama gerek yok çünkü King... Okuyucuyu sıkmadan, konudan koparmadan, karakterler ya da olaylar arası geçişleri merakınızı taptaze tutarak yapmasını hayranlık ve hayretle okudum yine. Bir yerde "eyvah " dedim 31 sayfalık bir atlama söz konusuydu basımdan kaynaklı, neyse ki sayfa sayısı sona erdiğinde kaldığı yerden devam etti. @altinkitaplar lütfen yapmayın böyle şeyler, özellikle King kitaplarında, kalp var bende sebebim olursunuz. Neyse. Detaysız konuya değineceğim çünkü dizi uyarlaması ve kitap arasında çok fark olduğunu öğrendim. Eşim dizisinden, ben kitaptan bazı kilit noktaları söyledik birbirimize. Sonra ikimiz de susma kararı aldık. Malum ben izleyici, o okuyucu konumuna geçiş yapacağız. Olaylar bir kasaba da geçiyor. Herşey normal seyirinde giderken bir den cam bir fanusun içinde kalıyorlar. O anlar öyle gerçekçi anlatılmış ki kendimden geçerek okudum. Görmediğiniz bir cisme, kendinizi savunma refleksi güdmeden son sürat çarptıpınızı düşününürseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Sonrası felaketler zinciri. Ben tüm bunlardan etkilenip, rüyamda kızımla parkta tepemize fanus indiğini görürken sinir olduğum karakter yok mu? tabi ki var. Durumun vahametini bir kenara bırakıp, dini öne sürerek koltuk sevdalısı olduğundan, tüm kasabayı tehlikenin kucağına atan arkadaşlarla epey kaynaştık :) Sonuna anlam veremediğimi söyleyebilirim. 1021 sayfa kitap bir 50 sayfa daha olsaydı da lost'umsu bitmeseydi keşke :) Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kubbe'nin AltındaStephen King · Altın Kitaplar · 20111,033 okunma
Puan vermedi·430 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 20:26
bi şey diyim mi kitabın içine girip tüm erkek cinsini yok etmek istedim yani mümkün olsa yapardım cidden zaten o düşünce yapısından oldum olası nefret ediyorken bide insanların gerçekten bunu yaşıyor olduğunu bilmek ve akabinde sessiz kalmak zorunda olmak çok can sıkıcı. Bi kız oturduğu yerde "ben erkek düşmanı olacağım" demiyor bunu ona hissettiren bu yaşantılardır. Neyse ki sonu tatmin etti ama gerçekçi olursak herkesin hayatı böyle mutlu sonla bitmiyor maalesef
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·1062 syf.··
2026 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 17:28
Kimseyi suçlamıyorum ama Aleksey, Anna'ya karşı duygularında açık ve net olsaydı,her şeyi alaya almasaydı bunlar adına mutlu bi son olabilirdi. Hikayede suçlu veya suçsuz yok. Baktığın zaman Anna'ya hak verdiğim yerler oldu ya da hiç sevmememe rağmen Aleksey için üzüldüğüm bile oldu ama ilişkileri bitiren şey cidden iletişimsizlik ve his'in olmaması. Seviyor ama hissettirmiyor ?? Neyse Levin en sevdiğim karakter oldu düşünce yapısı çok güzel
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 1. kitabı
yarısına kadar sevişin de rahatlayın diye okudum, sonra kaydı tabii. Ben o kadar sevmedim, bu konsept edebiyatta biraz sıktı artık. Herkes nasıl bu kadar hastası olmuş anlayamadım, okuması dingin ve keyifliydi tabii, orası ayrı konu ama intikam temasının bu şekil sorgusunu beğenemedim gitti. Çok konseptsel olduğu için kurgunun biraz beslenmesi gerekiyormuş zannımca, zannımsa zan olsa da neyse. ille de ille de intikamsa, bknz monte cristo kontu?
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Okuduğum kadar susmak, sustukları kadar konuşmak istiyorum...
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:54
Bu bir oyun değildi, bu bir gerçekti. Dini, dili, ilmi, mezhebi farketmeksizin gerçek bir hikâye. Ne de olsa 'KADIN' her yerde 'KADIN'dı değil mi? F(ü-i)ruzan; ne kadar parlayan, parlayıcı demekse kadınlarımızın hayatları bir o kadar karanlık. Belki de buna nispeten adı öyle oldu çıktı. İyiye yormak bir yerde, umut etmek... Hepsinin hayatı da böyle geçti ya, neyse... SUSMAYALIM KADINLARIMIZ !!! Çünkü biz sustukça çoğalıyor. Zulüm de zalim de çoğalıyor heya! Fatih Gezer'i tebrik ediyorum bu kadar incelikli bir kitap yazdığı için. Erkekler her zaman kadın ruhundan anlamıyor demeden önce bu kitabı okuyalım ki bir erkeğin de anlayabilir olduğunu hatırlayalım. Bunları taraflı bir şekilde söylemiyorum inanın. Zaten yazarımız da kitabında karakterlerine bol bol erkeklere sövdürmüş. Köküne kibrit suyu falan ;) Dünya o kadar zor bir hâl aldı ki, hele kadınlar için. Üç asır önce de aynıydı şimdi de aynı dedirtiyor kitap. Ne yazık ki haklı... Ayrıca ilk defa karşılaştığım bir şey de şu ki; yazarımız kitabına özel şarkılar yapmış ve hepsi de şahane! Okunmasını şiddetle tavsiye ediyorum. Fatih Gezer Firuzan
FiruzanFatih Gezer · Everest Yayınları · 2025460 okunma
Puan vermedi·325 syf.··
2026 1. kitabı
Algernona çiçekler bana beni, bizi sorgulattı aslında. İnsanlığın bazı ortak duyguları var. Belki de en önemlilerinden biri diğer insanlar tarafından kabul görme, sevilme isteğimiz. İnsan yalnız yaşayabilecek bir canlı değil. Bizler sosyal varlıklarız ve çevremizde kabul görmek isteriz. Sevilmek için değer görmek için çevremizdeki herkesle eşit seviyede olmak, onlarla birşeyler paylaşmak içinse kendimizden çok büyük tavizler verebiliyoruz. Charlie de bunu yaptı. İnsanlar tarafından sevilmek için kendinden vazgeçti. Bu bana bir yerlerden tanıdık geldi tabii. Çocukluğuma gittim, ortaokul ilkokul yıllarıma. Arkadaş edinebilmek için kendimden verdiğim tavizler boyumu aşmıştı ama onlar tarafından kabul görmek herşeyden daha önemliydi. Sonuç hiç değişmiyor gerçi. Kendimizden taviz verdikçe o sevgiye ulaşabileceğimize kim inandırdı bizi acaba? Her neyse. Charlie içimde bir ukte kaldı benim. Her raporda yavaş yavaş büyüdü sanki. Keşfetti, öğrenmeye devam etti küçük bir çocuk gibi. Zirveye ulaştığındaysa yapayalnız kaldı. Sonra yavaş yavaş herşey geriye sarmaya başladı. Alice ona "...senin sıcak ve gerçek bir gülümsemen vardı. Çünkü sen insanların seni sevmesini istiyordun." dediğinde gözlerim doldu. Tek istediği buydu aslında; insan olarak sevilmek, birey olarak kabul edilmek, bir de birkaç çiçek. Hepimiz gibi.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma