"Anılarımızdan başka her şeyimizi elimizden alabilirler" derler. İyi de mümkün olsa bile böyle bir gaspı kim ne yapsın?
Anılarımızın çoğu biz farkında varmadan terk eder belleğimizi; geri kalanları biz yeniden doldururuz, çevreye saçarız, şevkle abartırız, kapı kapı dolaşan seyyar satıcılar gibi methederiz, hikayemize kulak verecek birini ararız. İndirimli, yarı fiyatına.
Bellek benim için küçükken oynadığım o zar oyunu gibi: Asıl olan nafile mi, hileli mi olduğuna karar verme meselesi.