Nihan Koç

7/10
·312 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 22:26
Son dönemde sürükleyici kitap önerileri kapsamında Taş Kâğıt Makas'a sıkça rastladığım için bir şans vermek istedim. Genel hatlarıyla keyifli bir okuma olduğunu söyleyebilirim, hızla akıp giden sürükleyici bir okuma deneyimi yaşadım. Finale doğru yaptığı ters köşeleri, okurlar tarafından abartıldığı kadar başarılı bulmasam da, beğendimi söyleyebilirim; en azından okuru yanıltarak, mantıksal zemine oturtmadan ya da hiç ipucu vermeden yapılan ters köşeler değildi. Konu ters köşe olunca Sessiz Hasta kitabından da sıkça bahsediliyor ama Taş Kâğıt Makas bence çok daha başarılı bir kitap. Sessiz Hasta'yı okumayı bitirdiğimde resmen hayal kırıklığı yaşamıştım, bu platformda da puanının Taş Kâğıt Makas'tan yüksek olmasına şaşırdım doğrusu. Okuma tempom düştüğünde, kafa dağıtacak hafif bir şeyler okumak istediğimde Alice Feeney'nin diğer kitaplarına bakacağım.
1000k
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,7bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Müstehzi bir kahkaha
7/10
·167 syf.··
2026 3. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 19:59
Bu kitap okurları ikiye bölmüş gibi; hayranı da çok sevmeyeni de. Sanırım ben biraz daha ortadan yaklaşıyorum; benim için okuması keyifli bir kitaptı. Okurken, Jean-Louis Fournier'e benzer şekilde, mizahı yaşadıklarına bir savunma mekanizması gibi kullanıyor olması hoşuma gitti. Zor duyguları, gülümseterek okutmayı başardığını söyleyebilirim bu anlamda. Otobiyografi ile kurgunun iç içe geçmesi ise kitabı keyifli kılan bir diğer unsur benim için. Son sözü de kapak tasarımına ayırmak isterim, anlattıklarıyla o kadar güzel örtüşmüş ki! Rengarenk görünen o kapak; babasının ördüğü duvarları ve yazarın kurtulmaya çalıştığı labirenti ne güzel ifade ediyor.
Edebiyat
Yalan DolanVeronica Raimo · Medusa Yayınları · 20241,569 okunma
6/10
·224 syf.··
2024 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2024 17:40
Agatha Christie’nin 40’a yakın kitabını okudum, maalesef bu kitap en az beğendiklerim arasında. Zaten yaratılan karakter olarak Hercule Poirot’nun yer aldığı romanlarını Jane Marple’a kıyasla çok daha fazla severim. Aslında her zamanki sürükleyici anlatım bu kitapta da mevcut ancak katil ve öldürme motivasyonu konusunda beni tatmin eden bir hikaye örgüsü yok. Yeni bir Agatha Christie okuyucuysanız On Küçük Zenci, Roger Ackyord Cinayeti, Doğu Ekspresinde cinayet gibi romanlarına öncelik vermenizi öneririm.
Ölüm AdasıAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20101,453 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2024 4. kitabı
Bir gün ansızın ortadan kaybolan kocasını aramak için Barselona’dan İstanbul’a gelen Pilar ile başlıyor hikayemiz. Kitabın birden fazla anlatıcı ile ilerlemesini çok sevdim. Hem karakterlere hem de olay örgüsüne bakışımızı zenginleştiriyor bu şekilde Nermin Yıldırım. Anlatıcı konumda olmayan bazı yan karakterler üzerinden yine o muzip kalemini konuşturmayı da eksik etmiyor tabi yazarımız. Söz konusu bir kayıp hikayesi olduğu için aslında merak duygusu ön planda, öte yandan ailedeki karakterler hem hayat hikayeleri hem de akıştaki diyaloglarıyla çok derin bir yerden aile kavramı ve iletişim üzerine düşünmeye itiyor bizleri. Bu yönüyle de benim okuma serüvenim tahmin ettiğimden yavaş ilerledi, sanki sonunda okuyacaklarımı ertelemek istermişim gibi… Sonu beni gerçekten gözyaşlarına boğdu diyebilirim İnsan olmaya, aile olmaya, paylaştıklarımıza ve paylaşamadıklarımıza dair kurulan her bir cümlenin altını çizdim desem abartmış olmam. Rüyalar Anlatılmaz Nermin Yıldırım
Hayat ve İnsan
Rüyalar AnlatılmazNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20194,432 okunma
Diğerleri gibi değil
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 72. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2023 14:14
Nereye Gidiyoruz Baba?’nın hissettirdiklerini kelimelere dökmek oldukça zor. Konu itibariyle Jean-Louis Fournier’nin iki engelli çocuğunu anlatıyor. Jean-Louis Fournier’nin her zamanki kara mizahı, söz konusu engelli çocuklar olunca bazı okurlar tarafından tepkiyle karşılanmış; açıkçası buna anlam veremiyorum. Burada iki engelli çocuğa sahip bir babanın suçluluk duygusuna, üzüntüsüne, hayal kırıklığına, sevgisine ve bıkkınlığına kendi üslubunda yer veriyor yazarımız. Bu konuyu yazarın ‘normal’ kavramına dair bakış açısıyla birlikte anlatmak gerekirse herkes her duyguyu toplum tarafından ‘normal’ kabul edilen şekilde yaşamak veya ifade etmek zorunda değil. Zaten normal, doğru demek de değil. O nedenle normalleştirilmeli demeyeceğim, zaten yazar tüm eserlerinde hayatı boyunca normal olmaktan ne kadar imtina ettiği anlatıyor ama en azından bu kadar tepki gösterilmemeli diye düşünüyorum. Duygusal olarak zorlayıcı olsa da ben kitaba bayıldım. Hatta Dul’dan bile daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Ama bunu edebi bir yerden ziyade bu konuyla daha çok bağ kurabildiğim için söylüyorum.
Edebiyat
Nereye Gidiyoruz Baba?Jean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,1bin okunma