Bu kitap okurları ikiye bölmüş gibi; hayranı da çok sevmeyeni de. Sanırım ben biraz daha ortadan yaklaşıyorum; benim için okuması keyifli bir kitaptı.
Okurken, Jean-Louis Fournier'e benzer şekilde, mizahı yaşadıklarına bir savunma mekanizması gibi kullanıyor olması hoşuma gitti. Zor duyguları, gülümseterek okutmayı başardığını söyleyebilirim bu anlamda. Otobiyografi ile kurgunun iç içe geçmesi ise kitabı keyifli kılan bir diğer unsur benim için.
Son sözü de kapak tasarımına ayırmak isterim, anlattıklarıyla o kadar güzel örtüşmüş ki! Rengarenk görünen o kapak; babasının ördüğü duvarları ve yazarın kurtulmaya çalıştığı labirenti ne güzel ifade ediyor.