Şimdi Aşkın kapısındayım!aydin hiz
9/10
·416 syf.··
2026 1. kitabı
Okuyanın öğrenenin, gözyaşı mürekkebi ile yüreğine yazdığı, günümüzden yaklaşık 1200 yıl önce yaşamış bir âlimin hayat hikayesi bu; arayış, teslimiyet, iman ve adanmışlık... Bir Hallac- Mansur romanına hoşgeldiniz. Yüreği ile dili arasına perde koymayan bir adam o... Tarihin tozlu sayfaları arasında, üzerine atılan tüm taşlara rağmen tertemiz kalmış bir isim. Elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir roman : "Aşk Kapını Ben Geldim" Takvimler 881 gösterirken Bağdat'ta tuzlu arazilerin ıslahı için çalıştırılan köleler büyük bir ayaklanma başlatır, bu ayaklanma birçok kanlı olayla bastırılır. Ayaklanmadan sağ olarak kurtulan bir köle ile tanışırız : Zekeriya ve onun yarısını tedavi edip bakımını yapan Hüseyin b. Mansur. Yüreği ile dili arasına perde koymayan bu isimin dualarini dostluklarını okuruz. Basra'dan Bağdat'a , Nihavend ' e, Merv'e Semerkant'a, Balasagun'a , Mekke'ye, Küfe'ye Hindistan'a uzanan seyahatinde, Türkistan'daki sohbetlerine , gözlemlerine , Hindistan'daki Upanişad'lara, Brahma'ya, Rama'ya, bakış açısına, gezdiği bu topraklarda hoşgörüsüne, insan sevgisine ve durmadan usanmadan anlattığı Allah aşkına hayran kaldım. "İslam'ın gönül coğrafyasını genişletiyordu Hallaç." Bütün bu yolculuklarında içindeki güzelliği dışarıdaki her şeyle temasa eyliyor ve ilahi bir seyir halinde bulunuyordu.b " Allah güzeldir ve güzelliği sever." 9. yüzyılda Abbasiler'e karşı başlayan isyanlar ve Karmatilerle mücadelelerin de anlatıldığı kitapta Hallac -ı Mansur dualarıyla sohbetleriyle dikkat çeker. Seveni de çoktur, sevmeyeni de... Bir Karmati dâisi olmakla suçlarlar onu ve yıllarca zindana atarlar. Sonrasi mi? Sonrası kalplerde derin bir hızı. Lütfen okuyun bu yaşanmış ama unutulmayacak hazin hikayeyi... Sonra anın, anlatın yüzyıllar öncesinde Hakk'ı aramak ve
1000Kitap
Aşk Kapını Ben GeldimAydın Hız · Timaş Yayınları · 2020129 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 23:02
"Fuat Sezgin Hocayı tanıyorsunuz artık. Zaten onu tanımayanı bırak icazeti, sınıfta bırakıyorum fakültede. Modern zamanlarda Fuat Sezgin, klasik dönemden Taberi'yi duymamış olan öğrenciyi bırakıyorum söyleyeyim yani. Klasik dönemdeki şeyhim Taberi, modern Fuat Sezgin." "Fuat Sezgin hocadan size bir şey söyleyeceğim... Galiba bir dindar camianın bir televizyon kanalının spikeri hocaya soruyor, kendi anlatmıştı hoca. Yani müzik helal midir haram mıdır diye. Hoca şu cevabı verdim demişti: 'Müzik olmasa o kadar da güzel duyulmayabilirdi dedim' diyor." "Fuat Sezgin hocanın bir kere İstanbul'a giden herkesin gezmesi vacip olan, hadi farz demeyeyim, Gülhane Parkı'nda İslam Medeniyetleri Müzesi var orijinali Frankfurt'ta, onun taklidi biliyorsunuz Cumhurbaşkanımız tarafından açılmıştı. Fuat Hoca da hemen onun yanında mezarı. Oraya gidip o müzeyi gezmek hadi farz değil vacip diyeyim." Yukarıda yazdıklarımı Mehmet Akif hoca noktası virgülüne aynı böyle söyledi. Mıh gibi diyelim. Onun böyle dediği birini okumak bana "hadi farz demeyim vacip" deyip okudum. Tabi ki hiç tanımadığım birini okumak ve görüşlerini duymak kolay olmadı. Yine de Bitlis'te doğmuş olması bile bir tanıdık geldi. Bir sınıf arkadaşım bana demişti ki hocam sen bu hocayı bu kadar seviyorsun ya bir gün seni hayal kırıklığına uğratacak bir şeyini duyarsan görürsen. Ona dediğim gibi, ben onu yüz puan üzerinden puanlamadım. O sıfırdan binlere çıktı. Hep diyorum ki Allah onda beğenmediği hiçbir şey bırakmasın, yanına almadan önce. Daha iyi bir dua bilmiyorum. Ayrıca benim bu halimin farkında da değildir büyük ihtimalle, olmasını da istemem. Bu hayranlık değil. Ben ona gıpta ediyorum. Öyle yetişmiş öyle öyle. Maşallah. Allah sevdiklerine bağışlasın, ayrıca bana nihavend yaptırmak istediğinde ben sadece serence
Edebiyat
İslam Bilimler Tarihi Üzerine KonferanslarFuat Sezgin · Timaş Yayınları · 2018194 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·76 syf.··
2025 11. kitabı
Şiir kitabı öyle bir hamlede okunup kenara konulacak bir kitap türü değildir. Esasen şiir kitabını başka tür kitapla aynı anda okunması taraftarıyım. Çünkü insan şiirleri art arda okuduğunda herbir şiire haksızlık gibi geliyor bana. Her mısranın hakkını vererek okumak şiirseverin boynunun borcudur bence.. Bazen bir mısra uzun uzun boş duvara baktırır insanı, bazen öyle bir şiire denk gelirsin ki başka şiirler gölge etmesin istersin . Şiir alelâde okunmaz, alelâde de sevilmez zaten. Bu minval üzere okudum Nadir Aşçı'nın Gölgede Kırk şiir kitabnı. Hece vezniyle yazılmış Hüzzâm ve Nihâvend bölümlerinden oluşan şiirler kafiyenin âhengiyle, telmih ve imgelerin derinliğinde başka şairlere başka şiirlere de kapı aralıyor. Her şiirde bir hikmet seni buluyor mısraların arasından.
1000k
Gölgede KırkNadir Aşçı · Matruşka Yayınevi · 20244 okunma
Kusursuz Aşk
9/10
·136 syf.·
2025 79. kitabı
Can kâri, sen hiç gönül yorgunluğundan bîzar oldun mu? Öyle bir yorgunluk ki, ne bir uyku ne bir istirahat dindirir. İşte Fatih Duman bu eseri, " Aşk Varsa Kusur Yoktur " u, tam da o yorgun kalplere bir melhem olsun diye yazmış. Bu kitap, unuttuğumuz, üzerini tozla kapattığımız bir hakikati; "Her ne varsa O'ndandır" sırrını, bir kez daha, ta derinden hissettirdi. Anladım ki, dert de derman da aynı kaynaktan akıyor ve bir tek kusur bulursak, o da yalnızca bizim nefslerimizden, idrak kıtlığımızdan ileri geliyor. Bu, teslimiyetin ve hoşgörünün ne denli büyük bir erdem olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu eserin dili, bir dostun samimi muhabbeti gibi akıcı, şiirsel ve içten. Kelimeler, okuyucunun yüzüne değil, doğrudan gönlüne hitap ediyor. Yazar, okuyucuyu sürekli "kâri" diye seslenerek yanına alıyor, onunla dertleşiyor. Ağır ya da sade değil, zarif bir edebi üslup ile yoğrulmuş. Yer yer tebessüm ettiren, yer yer hüzünlendiren, ama daima ruha iyi gelen bir sohbetin içinde buluyorsunuz kendinizi. Kitabın geçtiği yer ve zaman, aslında ahir zamanın ruhudur; modern insanın kalbi ve zihni... "Aşkın olmadığı her şey merduddur azîzim..." gibi çarpıcı bir cümle, tüm kitabın özeti aslında. Kitabı okurken hissettiğim, başlangıçta bir mahzunluk, zamanla yerini huzura ve o büyük aşka duyulan hayranlığa bırakan bir duygu dalgalanmasıydı. Kalbinizdeki kırgınlıklar ve telaşlar sanki yavaşça silkeleniyor. Peki, bu kitap kimlere yoldaş olur? Gönlü yorgun düşenlere, dünyanın keşmekeşinden bunalıp bir sığınak arayanlara, aşkın ilahi ve derin manasını idrak etmek isteyenlere tavsiye edilir. Edebi dili seven, tasavvufi derinliğe ilgi duyan her okuyucu, bu eserden bir feyiz alacaktır. Hediyelik olarak ise, hayat yolunda şaşırmış, tevazu ve merhamet hasretinde olan dostlara, yani ruhuna bir
Aşk’ın Hâlleri
Aşk Varsa Kusur YokturFatih Duman · Nesil Yayınları · 2019686 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2025 23:28
Yıllardır bitmeyen tartışma "Türkler kılıç zoruyla mı Müslüman oldu yoksa tebliğ ile mi?" Bu tartışmalara tarihi dönemin sınırlı kaynaklarından hareketle yazar cevap bulmaya çalışmış. Uzun bir sürecin sınırlı kaynakları aslında bu soruya net cevap veremiyor. Yazar başta Türk tarihini özellikle Göktürklerle başlayan süreci İslam tarihiyle eş zamanlı olarak anlatarak okurun kafasında olayı şekillendirmeye başlıyor. Oldukça sade ve anlaşılır olan üslup okuru esere çekiyor. Hz. Muhammed dönemi, dört halife dönemi, Emevi ve Abbasi dönemlerinde yaşanan gelişmeler ile eş zamanlı olarak Türk tarihindeki gelişmeler de irdelenerek yazar tarafından ele alınıyor. İran'daki Safevi devletinin Nihavend savaşıyla yenilgiye uğratılması Müslüman Araplar ile Türkleri karşı karşıya getiriyor. Maverahünnehir güç mücadelesinin merkezini oluşturuyor. Kafkaslara kadar yayılan bu güç mücadelesinde Hazarlar ve Türgişler Müslüman Araplara karşı mücadelede başı çekiyor ve başarılı oluyorlar. Emevilerin yıkılması, Abbasi hanedanın oluşması Türgiş ve Hazarların tarih sahnesinden çekilmeye başlaması Maverahünnehir bölgesindeki güç dengesini değiştirmiştir. Özellikle Saltuk Buğra Han önderliğindeki yapılanma Türkler üzerindeki kabuğu kırarak İslamlaşma sürecini hızlandırmıştır. Yazar Türklerin kılıç zoruyla değil de tebliğ yoluyla kültürel etkilenme şeklinde Müslüman olduğumuz görüşünde ama Emeviler dönemindeki Türk katliamları ayrıntılı ele alınmıyor. Yazarın okuduğum ikinci kitabı kısa ama oldukça besleyici bir çalışma olmuş. Tarihin en tartışmalı ve karanlık dönemine ışık tutuyor.
Kur'an ve KılıçTufan Gündüz · Yeditepe Yayınevi · 2018249 okunma
8/10
·160 syf.··
2024 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2024 21:37
Esas kız: Maria Puder'iz Esad oğlan: Raif Efendi... "Kürk Mantolu Madonna" hani şu çok satan ve çok okunan edebi eser. Tam bir insan psikolojisi üzerine yazılmış, okura sunulmuş hikaye. Kitabın özeti bence şu cümlelerde saklı. "Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı." "Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi." " Çünkü en inandığım, en güvendiğim insanda aldanmıştım. Başkalarına emniyet edebilir miydim?" Ne olursa olsun kimse bir insanda yasadıklarını, gördüklerini, hissettiklerini bir baskasında da yaşayacak diye bir şey yok. Hayat çoktan seçmelidir. Neyi, kimi getiriyor ise hepsi yasanılması gerektiği içindir. Kimse bir kişi uğruna hayatı kendine zehir etmemelidir. Gelen gidenden iyi olmayacak diye bir şeyde yoktur. Amaçsız bir hayat kimseye bir şey kazandırmaz, hele ki o kişiye asla. Zamane aşkları imkansız, sonuçsuz kalmıs olabilir ama günümüzde ne böyle imkânsız aşklar ne de uğruna tüm hayatını hiçe sayan aşıklar var Şarkıda da geçtiği gibi " Kavuşmak hayal oldu." misali bir roman. Hüzünlü nihavend makamında. Acı, keder, kavuşamamak, hasret, özlem,eski aşklar,hastalık, ölüm... Bu tarz konuları sevenlere hepsini sunan bir kitap. Keyifli okumalar....
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,8bin okunma