sirueto

sirueto
silentium
16 kütüphaneci puanı
238 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
MURTAZA: Türk ölmez! Türk ölmez! ZEYNO: Bakın hele şunların ettiğine! Bakın, hele bakın! Türk ölmezmiş! Bakın hele bakın şu alçaklara! Ya şu her gün sinek gibi ölenler kim? Türk değil mi? MURTAZA (bir an ne yapacağını bilemez, büyük bir heyecanla Hitler gibi kolunu uzatır): Tanrı Türkü korusun! OKÇUOĞLU (daha hızlı bağırarak): Tanrı Türkü korusun! ZEYNO: Tanrı Türkü sizin şerrinizden korusun.
Sayfa 132 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
(Tellal kaymakamlık odasına girer. Kaymakam masasında oturmaktadır.) TELLAL: Sana bir armağanım var, Kaymakam. (Yakasından çıkardığı fincanı Kaymakamın yakasına takar.) KAYMAKAM: Nedir bu? TELLAL: Bu madalyadır, oğlum. Bir madalya... KAYMAKAM: Anlamadım!.. TELLAL: Bak, Kaymakam, gençsin, yiğit ve namuslu ve de vatanseversin. Bunun için kendine güvenirsin... KAYMAKAM: Peki, ama bu... TELLAL: Kendine güvendiğin için yalancı değilsin. Yalan dolan bilmediğin için yalan karşısında yenileceksin. KAYMAKAM: Yalan bu kadar güçlü mü? TELLAL: Sen bana bak, oğlum, yalanın gücü doğrunun güçsüzlüğünden değildir. Yalan teşkilat kurmuş, doğru yalnızdır. Yalanın geleneği var, senin doğrunun her gün yeniden yaratılması gerek. Her gün bir şafak çiçeği gibi yeniden açması gerek. Sen yenileceksin. KAYMAKAM: Yrnilmeyeceğim. Ama fincan... TELLAL: Yenileceksin! Yenilmenin tadına varacaksın, doğru yenilmeli. KAYMAKAM: Şaşırtıyorsunuz beni. Bu fincan... TELLAL: Yenilmeyen doğru yenmiş sayılmaz. Doğru yenile yenile öyle keskin bir hale gelmeli ki... Yüz bin yıl su altında, yıkanmış, düzelmiş çakıltaşı gibi. KAYMAKAM: Siz kimsiniz? TELLAL: Ha şimdi... Şu kamburumu görüyor musun? Bunun içinde tam on iki tane düşman kurşunu var. Dumlupınarda girdi. KAYMAKAM: Savaştınız demek? TELLAL: Savaş bitti. Kasabaya geldim, bir de baktım bütün asker kaçaklarının, ağaların, eşkıyaların göğsünde birer istiklal madalyası var. Tevfik Ali Beyin, Murtazanın, ötekilerin... Amanın, ulan, ne oluyor derken... Derken efendim, Ankaraya gittim. Bizim kumandanı buldum. Hani bizim madalyamız dedim? Onun da madalyası yoktu... Başkumandana çıkayım, benim de kumandanımın da halini arz edeyim dedim. Başkumandanı görmek be mümkün! Çalmadığım kapı kalmadı. Yüzüme bakan bile olmadı. İşte Tevfik Ali de en büyük İstiklal Savaşı
Sayfa 153 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Siyaset
DÖNE: Çok şükür, çok şükür, benim erim yok ki. Benim erim yok ki altına yatayım. Benim erim yok ki tarhana istesin. Çok şükür. Ya Zeynoca, erkeğe benzer bir erkek olsaydı bu köyde biz de su altında kalmazdık. Şimdi öteki köyler bizi tefe koyacaklar, Karadağlının ördekleri, su altında kalmış dünekleri diye... İyi ki, iyi ki kocam yok. Derdim yok...
Sayfa 116 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Çok eyi bir adam Gaymakam. Daha eyi olmasın mı baba, herif İstanbulun Gadıköyünde dünyaya gelmiş. Padişahlar şehrinde. Bir datlı adam ki... Gözümün bebeğini yesin, Murtaza Ağası onu zengin, lord edecek... Sırtını Murtaza Ağasına dayayan zarar görmüş müdür şimdiye gadar? Hııı söylen, görmüş müdür?
Sayfa 21 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu

sirueto

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
5 saatte okudu
·
2018 32. kitabı
Cengiz Aytmatov
8.5/10 · 5,8bin okunma
Reklam