-Neler gördünüz yüzümde?
-Tutulmuş gözyaşları. Ne fena bu erkeklerin duygularından utanmaları. Sahte bir gurur. Zekalarından utansalar daha iyi ederler. Zeka daha çok aldanır.
Yeni girişimler hayırlı da olabilir, ama insanın rahatını kaçırır; hayatı altüst eder, kaygılar getirir. Öteye beriye koş, satın al, sat, yaz, yaz, yani durmadan hareket... Hayatla bu kadar oynamaya gelmez.
Sayfa 157 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Vuslat başını eniklerden kaldırırken Roma sütunlarının cami ile neredeyse bütünleşen mimarisine dikkat etti. Bir zamanlar Batı şehirlerindeki İslam eserlerine ve camilere reva görülen yok etme politikalarını, mabetleri ahıra döndüren anlayışı düşündü. Buradaki hoşgörüye karşı oradaki barbarlığa ne demeliydi? Doğu'da barışık yaşayan kültürlerin Batı'da neden bu kadar tahammülsüzlüğe maruz kaldığının sebeplerini anlamaya çalıştı. "Galiba Batı'nın pili bitiyor!" diye geçirdi zihninden. Öyle ya, Batı denilen algı, bütün medeniyet diskurları, kurumları ve kavramlarıyla, tıpkı Amerika veya Avrupa Birliği gibi zirveden aşağıya doğru hızla yuvarlanmanın eşiğine gelmişti ve şimdi Mezopotamya üzerinden tükenişi geciktirmek adına çırpınıyor, ipliği pazara çıkmış ideolojilerin yeni sürümleriyle barış adına insanlığa silah çekiyordu. Hakikatte barışı ne kendisi, ne de dostları istiyorlardı. Onlar yalnızca güvenlik ve asayiş yanlısı görünüp birbirlerini hırpalayacak, dövecek ve dövündürecek sebepler imal ediyorlar, bu sebeplerden maddi, manevi nimet devşiriyorlardı, işte o kadar.