esra

esra
@niphredil_e
filistinli kadınlar; devrimin kalkanı, rüyaların koruyucusu
66 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitaplar
Saint Augustine
10/10
·384 syf.··
2024 16. kitabı
Şimdi tüm insan uğraşları arasında bilgelik en mükemmel, en yüce, en kârlı ve en zevkli olanıdır. En mükemmelidir, çünkü bir insan kendini bilgelik arayışına adadığı oranda gerçek mutluluğu paylaşır. Bu nedenle bilge adam şöyle der: "Bilgelik üzerine düşünen insana ne mutlu!" (Sir 14:20). Bilgelik en yüce olandır, çünkü insan onunla özellikle her şeyi bilgelikle yaratan Tanrı'ya benzemeye yaklaşır (Mezm. 104[103]:24). Böylece, benzerlik sevginin nedeni olduğundan, bilgelik arayışı özellikle insanı dostlukla Tanrı'ya bağlar: bu nedenle bilgeliğin insanlar için tükenmez bir hazine olduğu söylenir; onu kullananlar Tanrı'yla dostluk kurarlar (Wis. 7:14).Ve en zevklisidir, çünkü onunla arkadaşlığın acısı yoktur ve onunla yaşamın acısı yoktur, ama sevinç ve neşe vardır (Wis 8:16). En kazançlı olanıdır, çünkü bilgelik sayesinde insan ölümsüzlük krallığına ulaşır, çünkü bilgelik arzusu sonsuz krallığa götürür (Wis. 6:21). Öyle görünüyor ki, filozoflar arasında Platon'a bilgelik üzerine söylev verildi, ama Aristoteles'e bilgi üzerine söylem. Çünkü biri daha yüksek şeylere baktı, diğeri ise temelde daha düşük şeylere baktı. Ama her ikisi, yani bilgelik ve bilgi üzerine söylem, Augustine'e verildi.
Felsefe
İtiraflarAugustinus · Kaknüs Yayınları · 1999657 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir Kadın
9/10
·64 syf.··
2024 15. kitabı
Annelerin aslında kendi hayat görüşleriyle uyan ve iyi niyetleriyle verdiği tavsiyelerin, telkinlerin gelecekte çocukların davranışlarına olan etkisini anlatan bir kitap. Bir annenin çocuğunu kendince korumak için getirdiği kısıtlamaların zamanla çocukta korkuya dönüşmesi ve daha sonra bu davranışların çocuk için hayat pratiği haline gelmesine değiniyor. Anneler çoçuklarına düşkün olsalar bile aynı zamanda ihtiyaç duydukları sevgiyi, şevkati, güveni ve desteği şu ya da bu sebeple sağlayamayabilirler. Yaşadığı evde adeletsizlikle karşılaşan çocuklar bu güç dengesindeki adeletsizliği zamanla kendi ruhlarına işlerler. Mutsuzluk, huzursuzluk, toplum baskısı, kısıtlamalar, ahlak kuralları, adeletsizlik çocuğun içine kazanır ve daha çocuk küçükken dünyanın tehlikeli ve şiddet dolu bir yer olduğunu ve yeteri kadar güçlü olmazsa şiddetin kendisine de yönelebileceğini görür. Oysa dünya tehlikeli de olabilecek bir yerdir ama her zaman, her an tehlikeli değildir. Belki bunun ayrımını anlamak gerekir. Ancak kendi yaşadığı evde bunu gören bir çocuğun aradaki farkı anlaması daha zordur. Zamanla farkındalığıyla da ailesiyle olan o zorunlu sevgi bağlarının gittikçe azaldığını görür. O hengamede artık çocuğun annesiyle olan kavgasının bir önemi kalmamıştır. Ben kendim için yorumlarsam: Büyüdüğümü ve değiştiğimi görmek annemin hoşuna gitmedi, ben de buna karşılık onun toplumsal değerlerini, ahlak normlarını, kazandığı parayı küçümsedim. Benim başkaldırım bu iken annemin isyanı her zaman diğerlerinden daha iyi olmaktı. Bu bağlamda ona hiçbir zaman yeterli gelemeyeceğimi fark ettim. Bu kitabı sevmemin sebebi ise kısa süre önce bende oluşan bu duyguları, düşünceleri tekrar hatırlatması.
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,845 okunma
6/10
·67 syf.··
2024 10. kitabı
Uzun zamandır okumak istediğim yazar olan Tezer Özlü'nün okuduğum ilk kitabı Çocukluğun Soğuk Geceleri. Aslında tek bir hikayenin parçaları olan küçük hikayeleri okuyoruz. Yazarın, yaşamın başlangıcının bizlere sunduğu, çocukluk yıllarını ve gelişim sürecini anlattığı kısa bir kitap. Babasıyla, kardeşleriyle ve kuzeniyle olan ilişkisi, hatta babasıyla annesi arasındaki ilişki, bu ilişkilerin yazarda bıraktığı etki ve bunların sonraki hayatını şekillendirmesi. Aslında bunu her insan için diyebiliriz. Mutlu olmayı ögrenmek bile çoğunlukla bizim çocukken farkına varmadan aldığımız bir karar. Anne ve babaları tarafından sevilen, sevildiğini hisseden çocuklar, şefkati, onayı hisseden ve bu biçimde büyüyen çocuklar, farkında olmadan bu kararı alır. Bu insanlar çoğunlukla mutlu olmayı da mutlu etmeyi de bilirler. Ailelerini kaleleri gibi gördüklerinden gündelik sorunlarla baş etmeleri, çözüm yolu bulmaları çok daha kolay olur. Ama bazıları bu desteği görmeden büyür, yetişir. Bazen ona bu destek sunulmaz, bazen de sunulduğunu göremeyecek sebepleri vardır. Bu insanların mutlu olmayı öğrenmeleri gerekir, tıpkı yeni bir dil öğrenmek gibi emek harcamaları gerekir. Sonuçta her şeyin bir özü olmalı. Ama hiç bilmediğiniz bir durumla karşılaştığımızda beynimiz onu tanımlayabilir mi, ruhumuz bu tanımadığı evrende ne hissedeceğini hemen bulabilir mi? İçinde bulunduğumuz bazı durumlarda yönümüzü kaybetmiş gibi hissetmemiz oldukça doğal. Neyseki, ne altını çizdiğimiz gibi yaşımız, ne de içinde bulunduğumuz durumlar bizim tekrar yaşamayı öğrenmenize engel değil.
Duygu ve Düşünce
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma
Thomas Aquinas'ın Mantığı
Puan vermedi·192 syf.··
2024 6. kitabı
Aquinas'a göre apaçıklık 2 şekilde olur kendi kendine apaçık olup bizim tarafımızdan bilinen/bilinmeyen. Kendi kendine apaçık olup bizim tarafımızdan bilinen önermeler "insan hayvandır" önermesi gibi, yüklem öznede içerildiğinden dolayı ve tür ve cinsi bildiğimizden dolayı bu önerme bizim için apaçıktır. Ancak "Tanrı, varoluştur" önermesi böyle değildir. Bu önerme kendinden apaçıktır çünkü Tanrı'da öz ve varoluş ayrımı yoktur. Ancak biz Tanrı'nın, "ne'liğini", özünü bilmediğimizden dolayı bu önerme hiçbir insan için apaçık değildir.
Felsefe
Varlık ve ÖzThomas Aquinas · Say Yayınları · 200738 okunma
Aristoteles Eleştirisi
Puan vermedi
Aristoteles, şeylerin yerine sözcükleri, nesnenin yerine özneyi koydu. Tümevarımı tavsiye etti ama kendisi uygulamadı, tikelden genele geçmek yerine genelden tikele geçerek doğru soruşturma düzenini tersine çevirdi. Genel ilkelerden kanıtlama yöntemiyle evrenin merkezinde yeryüzünün bulunduğu bir küre olarak gördü. Hem kendisinin hemde neredeyse 2000 yıl boyunca dünyanın bedelini ödeyeceği bir yaklaşımdı bu, öyle ki başka bir evren mümkün görülmedi. Harekete dair kavrayışları tümüyle fizik dışıydı. Hareket doğal ya da doğadışı, iyi veya kötü, sert veya ılımlıydı güya; harekete dair, yaklaşımına temel olan hiçbir mekanik kavrayış yoktu. Boşluğun var olamayacağını ileri sürdü ve buna, eğer var olsaydı hareket mümkün olamazdı, diye delil getirdi. Kaç çeşit hayvan türü olması gerektiğini a priori belirledi ve neden hayvanların falanca kısımları olduğunu genel ilkelerle gösterdi.
Felsefe
Organon 1 - KategoryalarAristoteles · Milli Eğitim Basımevi · 1989441 okunma