Nisa

7/10
·55 syf.··
2025 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 16:09
Derinlikli ve üzerine düşünülesi cümleler, sayfalar dolu bir kitap olduğu için yavaş yavaş ve sindirerek okudum. Çeşitli konularda bir ermişin bakış açılarını okuyoruz ve çoğu sayfada zihnimizin derinlerinde yeni kapılar açılıyor. Bazen çok farklı hislere kapılıyorsunuz ve bu satırları yazanın sıradan bir insan olmadığına kanaat getiriyorsunuz. Veda kısmında hikmetten bayılmışım:) Önceki sayfalarda da yer yer baş gösteren bir sıkıcı hikmetlilik vardı, akıcı bir kapanış olmadı ama genel olarak, okuduğum için asla pişman olmadığım bir kitap oldu.
Felsefe
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
5/10
·153 syf.··
2025 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2025 11:30
Kitabın üstünde yazan hikaye ibaresini yazarın istediğini düşünerek, yazarın hikaye ve roman kavramlarından anladığının bizimkinden farklı olduğunu ifade etmek isterim. Bu kitap hikaye falan değil, roman. Geçen kitabında da aynı şey olmuştu, bunda da olunca bilinçli bir seçim olduğunu fark ettim. Ama nedenini anlayamadım. İçeriğe gelince, konu güzel fakat işleyişi hoşuma gitmedi. Araya alakasızca katılan karakterleri bir yere bağlamamasını da beğenmedim. En çok da sonuçsuzluğunu beğenmedim. Her şey çok havada kalmış. Fakat içinde güzel şeyler de vardı. Örneğin Tufan karakteri ve öğrenciler için yaptıkları. Gerçi yazar onu da çıkardı ya hemen.. Onun dışında Nezaket'in kızların girmeleri istenen kalıplara girmeyen, boyun eğmek yerine tuttuğunu koparan güçlü bir kız olması hoşuma gitti. Yine de tavsiye edebileceğim bir kitap değil.
Edebiyat
Sıradışı Bir Ödül TöreniMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20131,524 okunma
Nobel ödüllü kitap! Edebik değil politik ödül? :)
Teknik olarak böyle kusurlu bir kitabın nobel ödülü alması çok şaşırtıcı. Konusunu da psikolojik tahlil bekliyordum, sosyolojik tahlil çıktı. Evrensel sosyolojik olgu ve olaylar olsa ilgimi çekebilirdi ama böyle beceriksizce bir anlatımla 20. yüzyıl Almanya'sını okumaya daha fazla katlanamadım. İlgimi çekmese de anlatımı beğenseydim sonuna kadar okurdum ama bu şartlarda zorla bile bitirilecek gibi değil. Beğenenlere şaşırıyorum. Ve kim bilir nobeli niçin aldı... Malum, bizde nobel alan kişinin neden aldığını hepimiz biliyoruz... O yüzden bu ödülün politik yanı olduğunu biliyoruz.
Edebiyat
Mutsuzluğa DoyumPeter Handke · Sia Kitap · 2024435 okunma
Bir İlk
6/10
·104 syf.··
2024 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2024 00:00
Hikaye diye aldığım kitap roman çıkmadı da demem artık bu kitap sayesinde. Kitabın üstünde bile hikaye yazıyor ama hikaye falan değil, roman türünde bir eser. Kitap hakkında kimsenin bunu konuşmaması da en az bu durum kadar ilginç. İçerik ve biçime gelecek olursam... İçerik anlamlı. Ama biçimi hiç beğenemedim, baştan savma yazılmış gibi. Karışık da; diyalogları kim kuruyor, hangi bölümde kimin bakışına geçmiş vs. açık değil. Ayrıca diyaloglar samimi bir dille yazılmış ama bu virgül düşmanlığını gerektirmiyordu, WhatsApp yazışması okumuyoruz sonuçta. Ki benim WhatsApp'taki mesajlarım bile bu kitaptaki bazı kısımlardan daha esersi. Hayatımda ilk kez esersi diye bir kelime kullandım. Mutluyum. Bir insanın hayatında kaç defa esersi demesi gerekir ki çünkü.
Edebiyat
Yoksulluk İçimizdeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202112,9bin okunma
Tebliği ve ısındırıcı üslubu ne zaman öğreneceğiz?
3/10
·208 syf.··
2024 4. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2024 06:40
Tavsiye etmediğim bir kitap. Güzel ve anlamlı ifadeler de var ama pek çok şey, tamamen iyi ya da tamamen kötü olamazdır zaten. Başlıklar altında incelenen konular var. Kadının kocası üzerindeki hakları ve kocanın hanımı üzerindeki hakları adlı iki başlık var tüm bu başlıklar arasında. Kadının kocası üzerindeki haklarında; kocanın sarhoş, kumarbaz, huysuz olmamasını, hanımıyla iyi geçinmesini ve onu yedirip içirmesini giydirmesini salık veriyor. Tamam, burda bir şey yok ama diğer kısımda, kocanın hanımı üzerindeki hakları kısmında yazar, zihniyetini belli ediyor. - Örneğin ifade aynen şu: "Kocasının izni olmadıkça onun evine kimseyi almamak" Onun evi? Kadın cariye mi ki ev ikisinin değil adamın evi diye nitelendirilsin? Kelimedeki sıkıntıyı geçtim içerik de büyük sıkıntı. Elbette eve giren çıkan bildirilmeli kadın tarafından eşine ama bunu neden sadece kocanın hakkında ele almış? Gerçi doğru ya, evi kocanın gören biri, adamın eve kadının izni olmadan istediği kişiyi almasını da mübah sayar. ! - Bir diğeri itaat konusu. "Kocaya karşı itaat" başlık. Açıklama da "kocaya sadakat göstermek ve ona hiçbir şeyde ihanet etmemek" yazmış. Madem itaati bu anlamda aldın, o zaman erkeğin de kadına itaat etmesi, yani onu aldatmaması ve ona ihanet etmemesi gerekir ama yok, yazdığı tek şey kadını yedir, giydir vs. Daha başka falso bakış açılı ama dinden sandığı fikirleri de var. Yazar, ataerkilitesiyle İslamı karıştırmış gözüküyor. Ben, dini inancıma "adettendir" bağıyla bağlı olsaydım ya da inancım olmasaydı bu kitap, içimde İslama dair olan iyi düşüncelerin üstüne çirkin bir perde gibi inebilirdi. Yazarın, böyle hassas bir konuda kitap yazacak incelikli bir üslubu bile yok. Bahsettiği gerçekten dinden olan güzel ve doğru şeyleri bile adeta bağıra çağıra söylerek, insanların
Din
Kadın İlmihaliMustafa Necati Bursalı · Ailem Yayıncılık · 200714 okunma