Genceli Nizami'nin dediği gibi Taşı onunla yıkasalar Üzerinde akik biter, Bakışların ki... İkinci bir parıltı var senin bakışlarında Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Vəsfində dilim dönməz, sıxar məni eyiblər, “Tanrını dərk eləyən dilsiz qalar” deyiblər.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Baş Belası, İmparatorluğu Bozuk Para Gibi Harcayan G.. subaylar
Mahmud Muhtar Paşa, bu dönemde önemli tartışmalara neden olan ordu-siyaset ilişkileri konusunda da şöyle yazmaktadır: "Bir ordu için en büyük felâket, genç subayların, askerî vazifelerinin dışında olarak, ordunun veyâ memleketin düzenlenmesine kalkışmaları, kânun ve nizâmı değiştirmeye kalkmak, hükümeti kontrol altına almak, devletin siyasî işlerine etkide bulunmak gibi maksatlara dayanan kulüpler ve cemiyetler teşkil etmeleridir. Mülkü uçuruma götürmekte olan bir hükümete karşı ihtilâle girişmek her milletin meşrû hakkıdır. Millet topluluğu içinde bu hakkı kullanmaya muktedir başka bir unsur mevcut olmayınca, o vazifenin orduya düşmesi zarûrî bir emirdir. Fakat o hareketi idâre edenler, ciddî olarak bir vatan hissi ile hareket etmişlerse, maksat hâsıl olunca, şahıslarını bertaraf ederler ve meşrûtiyetin rûhunu teşkil eden siyasî düşünce ayrılıkları dışında kalıp, hiçbir tarafa yönelmeyerek, yalnız kendi vazifeleri ile meşgül olurlar ve orduda kahraman, mücahid, fedâi gibi lâkaplarla anılan kimseler bulunmaz. Gerçi insanlık âleminde gerekli alçakgönüllülük ve tam tarafsızlık aranamazsa da, subayların hattâ pek az bir kısmının bile farklı siyâsî işlere bağlı kalmasında ve ihtilâle iştirak eden subayların ayrı bir topluluk teşkil etmelerinin meydana getireceği tehlikeli sonuçlar cümlece takdir olunarak, bu gibi hâllerin yok edilmesine ve normal hâlin iâdesine çalışmak, işbaşında bulunanların en başta gelen önemli vazifesi olduğunun bilinmesi gerekir."
Sayfa 93·Kitabı okuyor
1000Kitap
İslâm nizâmını anlamak isteyen kimse, önce Peygamber Efendimiz’in hayatına bakmak zorundadır. Çünkü O’nun hayatı, vahyin insan şahsiyetinde, ailede, cemiyette, devlette, pazarda, savaşta, barışta, merhamette ve adalette nasıl tezahür edeceğinin müşahhas örneğidir.
Prof. Dr. M. Lütfi ARSLAN
Din
İslâm nizâmı mevcut düzene yalnız ahlâkî öğütler sunmakla kalmayan köklü bir alternatiftir. Modern düzenin merkezinde çoğu zaman sınırsız arzu, sınırsız kâr, sınırsız güç ve sınırsız müdahale vardır. İslâm ise bütün bunlara hudut koyar. İnsanın arzusu sınırsız değildir; helal ve haramla terbiye edilir. Sermaye sınırsız değildir; zekât, infak, kul hakkı ve adil paylaşım ilkeleriyle sınırlandırılır. Devlet sınırsız değildir; adalet, ehliyet, istişare ve emanet ilkesiyle kayıt altına alınır. Teknoloji sınırsız değildir; insan onurunu, mahremiyeti, aklı ve nesli bozamaz. Özgürlük sınırsız değildir; sorumlulukla, kullukla ve başkasının hakkıyla dengelenir. İslâm nizâmının en temel farkı insanın nefsini merkeze alan mevcut düzene karşı insanın Rabbine karşı sorumluluğunu merkeze almasıdır. Mevcut düzen dünyayı sahip olunacak, tüketilecek ve yönetilecek bir nesne gibi görür; İslâm nizâmı dünyayı emanet bilir. Mevcut düzen güçlü olanın hukukunu üretir; İslâm nizâmı haklı olanın hukukunu korur. Mevcut düzen hazları çoğaltmayı ilerleme sayar; İslâm nizâmı insanı kemâle, takvaya ve salih amele çağırır. Elbette kalplerin imanla dirilmesi esastır; fakat bu iman salih amele dönüşmedikçe nizâm tesis edilemez.
Prof. Dr. M. Lütfi ARSLAN
Din
Kosmos nədir?
“Kosmos” - Kainatdaki nizamı bildirən yunan mənşəli sözdür. Öz mənasına görə “xaos”un əksidir və var olan hər şeyin bir-biri ilə qarşılıqlı əlaqədə olduğunu vurğulayır.
Sayfa 39·Kitabı okuyor