Umudun insanın büyüdükçe terk ettiği bir başka evre olduğunu bilmeyecek kadar aptal yetiştirilmiş birini gözünüzün önüne getirin. Kim herhangi bir şeyi sonsuza dek sürdürebileceğini düşünür ki?
Giderek artan bu karmaşanın parçası olmak istemiyorum. Yaşam öylesine açıklanamaz bir hal alıyor ki kendimi her şeyden geri çekmek istiyorum.
Ruh halimin bu kadar şaşırtıcı ölçüde çabuk değişmesi yabancı-karmaşanın bir parçası…
Algımın derinliklerinde sağır ve dilsiz, konuşulması mümkün olmayan bir kin yatıyor. Bir kez sevmiş olan ve hala sevmeye devam eden insan, kendini sevmeye uygun hale getirmenin ne kadar zor olduğunu, nasıl uzun sürdüğünü bilir. İşte acı içinde bir daha kolay kolay tekrarlanamayacağını düşündüğüm şey, bu sevme çabasıdır. Çekilen bu acı insanın içinde bir sevme tembelliği yaratır. Acı çeken kişi birdenbire bu zor işi boşu boşuna yaptığı korkusuna kapılır.
“Onlarca yıldır daha iyi bir hayata hazırlanıp duruyorum” dedim “ama o hayat bir türlü gelmek bilmiyor. İnsanın kendi mutsuzluğu ile ilişkisini sadece onu beklemek olduğunu fark edene kadar uzun bir süre duygusal ve melankolik bir halde yakınıp durdum.”