nosthalgia

Kimseyle konuşmak istemezken birdenbire öyle değişiyordum ki, dairedekilerle yalnız konuşmak değil, artık arkadaşlık etmek istiyordum. Onlara karşı duyduğum soğukluk birden kayboluyordu. Kim bilir, belki bu duyguların zaten aslı yoktu; kitaplardan kapma, yapmacık duygulardı. Bu meseleyi şimdiye kadar çözemedim. Bir aralık dostluğumuz öyle arttı ki, evlerine gidip gelmeye, prafa oynamaya, birlikte votka içmeye, şundan bundan, iktisattan filan bahsetmeye başladım...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hür iradesi, arzusu olmayan, istemeyi bilmeyen insanın org silindiri üzerindeki cıvatadan ne farkı vardır ki? Ne dersiniz? İhtimalleri toparlayalım düşünelim: Böyle bir şey olabilir mi olamaz mı? — Hımm... diyeceksiniz. Biz çıkarlarımızı yanlış anladığımız için arzularımızın çoğu da yanlış yoldadır. Bu yüzden gözümüze kestirdiğimiz bir çıkar için en kolay yolu seçelim diye, akılsızlığımızdan, çoğu zaman bir sürü saçmalığa saplanırız. Halbuki bütün bunlar hesaba vurulup kâğıda dökülünce (olmayacak şey değildir bu, zaten insanların ilerde bazı tabiat kanunlarını öğrenemeyeceklerine şimdiden karar vermek çirkin ve manasızdır), içimizde arzudan eser kalmaz. Arzunun akılla el ele vereceği gün hepimiz isteklerimize değil, aklımıza hizmet edeceğiz; çünkü aklımız başımızdayken manasız bir şey isteyerek kendimize bile bile fenalık yapmamıza imkân yoktur. İrademizi düzenleyen kanunların keşfedilmesiyle bütün arzuların, düşüncelerin hesabını yapmak imkânı olursa, şaka bir yana, bunlar gerçekten cetveller üzerinde toplanabilirse, o zaman pek tabii ki isteklerimizi bu cetvele göre ayarlayacağız.
Cinayetlerde en ince ustalıklar gösterenlerin çoğu zaman en medeni adamlar olduğuna hiç dikkat ettiniz mi?
people pleaser
Anlayışlı bir adam kendisine saygı duyabilir mi hiç?
"Karşınızda bir düşman olmadığını bildiğiniz halde ağrılarınızın sürdüğünün, Wagenheimların müdahalesine rağmen dişlerinizin esiri olmaktan kurtulamadığınızın, sizin dışınızda bir kuvvetin istese diş ağrınızı hemen kesebileceğinin, ama istemediği için üç ay daha süreceğinin ifadesidir; son olarak, hâlâ boyun eğip isyanınızdan vazgeçmemişseniz, kuru teselli olarak ya kendi kendinizi kırbaçlayın ya da mahut duvarınıza hürmetlice birkaç yumruk indirin, başka hiçbir çare yoktur zira." yeraltından notlar s 42, 4. bölüm. ben de buradaki wagenheim nedir diye merak ettim. genelde dişçiler ya alman ya da yahudi asıllı diye bir çevirmen notuna ulaştım. ancak diğer bir ulaştığım bilgi ise, wagenheim isminde bir alman diplomat, 1. dünya savaşında osmanlı alman müttefikliğini onaylamamış. bana sanki bu sebeple de wagenheim kahraman bir isim gibi lanse edilmiş geldi, ve aklıma dostoyevski'nin türk düşmanlığı da dolaylı olarak geldi.