Puan vermedi·144 syf.··
2026 32. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 13:50
İnsan en çok çaresiz kaldığında değil, dua etmediğinde yalnızdır. Duayı Yeniden Keşfetmek; Mecit Ömür Öztürk kaleminden, Hayy Kitaptan basımı yapılan, 141 sayfadan ibaret eser. Dua teslimiyettir, sabırdır, elinden geleni yaptıktan sonra Allah'a bırakarak tevekkül etmektir. Dua ederek huzuru, mutluluğu bulmayan yoktur. Duayı Yeniden Keşfetmek; Dua Bir Fıtrat, Dua Bir İbadet, Dua Bir Öğretmen, Dua Bir Nişane, Dua Bir Kurtuluş, Dua Bir Teminat, Dua Bir Teselli, Dua Bir Tohum, Dua Bir Hikmet, Dua Bir İmtihan, Dua Bir Adap, Dua Bir Kabul, Dua Bir Tedavi, Yaşama Duayla Tutunmak, Dua Notlarım başlıklarından oluşuyor. Bu kitapta dua bir dilek listesi değil, bir terbiye süreci olarak ele alınıyor. Kur'an-ı Kerim' de insanın kulluk için yaratılmış olduğu bildirilmiştir. Dua, çözümün yalnızca Rabbimizde olduğuna inanmaktır. İnanarak yapılan dua bazen öyle etkili olur ki bir sineğin Nemrut' u mağlup etmesinde olduğu gibi en büyük zorlukları ortadan kaldırabilir. Başına gelebilecek sıkıntılara sabır için sık sık dua etmelidir. Dua kalbin gıdası... Fani dünyada bulunuyor olmanın verdiği gurbet acısının devası.... Ümidini fanilerden kesebilmiş kimselerin duası büyük tesire sahiptir. Ah Rabbim! Kendimi düzeltme, nefsimi ıslah etme imkanlarından beni mahrum eyleme! Dualar vardır, kayıp düşmemizi engelleyen… Dualar vardır, düşmüşsek hızla kalkmamızı sağlayan… Dualar vardır, musibetlerden muhafaza eden… Dualar vardır, acıların tetiklediği ümitsizlik, hüzün ve korku gibi olumsuz duyguları bertaraf eden… Dua, saadetlerin çoğalma sebebi, felaketlerin dalgakıranı… Sonsuz rahmet hazinelerinin anahtarı, tükenmez manevi kuvvetlerin çekim noktası…
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202693 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 75. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 18:57
Bazı notlarım aşağıdaki gibidir: İntihar ürünleri temin ve tedarik eden dükkan sahipleri de intiharı düşünür ancak aileden birinin intiharı halinde hizmet akamete uğrayacaktır dolayısıyla intihar bu aile için düşünülemez ve tatbik edilemez bir eylemdir. "Ölümünüzü başaracaksınız..." Başarılabilecek son şey ölümdür insan için...ancak İngilizce'de örneğin ölmek de doğmak gibi "passive", yani edilgen bir eylemdir. İngilizce yazılan incelemelere baktığımda kaosa sürüklenmiş dünyada insanların intiharı bir çıkış yolu olarak benimsemeleri ne atıf yapıldığını gördüm. İntihar kelimesinin özellikle tercih edildiğini çünkü ölüm ile intihar arkasındaki sınırın insan iradesine bağlandığını, hayatında hiçbir şeyi başaramamış insana bir başarı alanı tanındığını görmemek kabil değildi. deliberate killing of oneself," from Modern Latin suicidium "suicide," from Latin sui "of oneself" (genitive of se "self"), from PIE *s(u)w-o- "one's own," from root *s(w)e- (see idiom) + -cidium "a killing," from caedere "to slay" (from PIE root *kae-id- "to strike"). Etimolojik sözlükte karışma çıkan ilk açıklama bu. İnsanın belirli bir kasıt ile kendini öldürmesi. (Bir mesaj bırakmak, güçlü olduğunu ispatlamak vb) Kelime kökünde saklı bir 'kendilik' var. İntihar kişinin kendisine yönelik bir eylemi ve bunu kazaen değil kasten yapması gerekiyor. Yani irade şart. Satırları aşağı kaydırdıkça 'sane" kelimesi ile karşılaşıyorum. Akıl...insane ise delilik...demek ki aklın yerinde olması gerekiyor bu eylemin gerçekleştiği sırada. Diğer yandan 'commit suicide' şeklinde kullanılıyor kelime, yani uygulanıyor, gerçekleştiriliyor... (Bir paragraf 'çünkü' ile başlamaz ama...) Çünkü terminolojide intihar ve intihara teşebbüs ayrı ayrı ele alınıyor. İngilizce inceleme yazısında da başarıya ulaşamayan
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
Reklam
180. sayfada yarım bıraktım. Normalde kitapları yarıda bırakmam ama özellikle ikinci kısma daha fazla devam edemedim. Çevirmen Malina'dan "çevirisinin sonuna yaklaştığında oldukça ciddi sağlık sorunlarıyla yüz yüze gelmesine neden olan yoğunlukta bir çeviri çalışması" olarak bahsetmiş. Başlanmış bir çeviriydi ve hiç bitmeyebilirdi, diyor. Benim için de okunması bitmeyen bir kitap oldu. Tebrik ediyor ve üzüntü duyuyorum. İkinci bölümden itibaren ana karakterde hastalık niteliğinde bir kayboluş sezinlediğimi notlarım arasına eklemek isterim. Tutunamayanlar'a benzer bir tarafı olduğunu düşünüyorum fakat belki de yabancı olduğu için, Oğuz Atay'ı anlayabildiğim şekilde anlayamadım yazarı. Malina'yı Milena'ya benzettim, belki yazar da bu benzetmeyi yapmak istemiştir. Hatta her iki isim de "melankoli"ye benziyor. Neden bilinçli seçimler olmasınlar? Keyifli okumalar dilerim.
MalinaIngeborg Bachmann · Yapı Kredi Yayınları · 2025906 okunma
Dua pasif bir bekleyiş değil, faal bir ilerleyiştir.
10/10
·144 syf.·
2026 16. kitabı
“Dua yalnızca bir isteme edimi değil, aynı zamanda bir hedefe doğru ilerleme kararlılığını harekete geçiren bir tetikleyicidir.” s123 “Dua, içeriğinde talep ettiğimiz nimetlerden üstündür. Duaya devam edebiliyor olma nimeti, dünyevi taleplerimize ulaşmaktan daha yüksek ve kalıcı bir değere sahiptir. Bir duayı edebilmenin, onun sonuçlarını elde etmeye kıyasla daha kıymetli olduğunu kavramak, bir aydınlanmadır.” s122 Bizi yaratılmış bir beşer ve kul olarak Rabbimiz karşısında önemli kılan asıl unsur ayetle de sabittir ki duamızdır. Rabbimiz Furkan Suresinin 77. ayetinde “(Ey Muhammed!) De ki: "Duanız (kulluğunuz ve yönelişiniz) olmasa, Rabbim size ne diye değer versin!.."” buyurmuştur. İçerik olarak dua kitapları daha çok tesirli dualar, bu dualar için uygun zamanlar, kaç kez yapılacağı vs.onları içeriyor. “Dua etmek” başlı başına kitabın konusu ve diğer kitaplar için zemin diyebileceğimiz bir kitap. Neden dua ederiz? Neden Dua etmeliyiz? Dua edememe/edebilme kullukta bizim için neden bu kadar kritik bir noktada … O kadar çok kıymetli suallere altın değerinde cevaplarla oluşturulmuş ki kitap, dua kavramının derinliğine vakıf olabiliyorsunuz.. Dua; fıtrat, ibadet, öğretmen, nişane, kurtuluş, teminat, teselli, tohum, hikmet, imtihan, istiğfar, adap, kabul, tefavi… Kitabın bölüm başlıkları bu şekilde. Son iki bölümde ise yazar “Yaşama Duayla Yeniden Tutunmak ve Dua notlarım” başlıklı yazılarıyla kitabı tamamlamış. Hiçbir kısmını okuyamasanız dahi “Dua Notlarım” kısmı konunun ehemmiyeti için ateşleyici olacaktır ve mutlaka gönlünüze dokunacaktır. Aynı zamanda bu kitap: “Dervişin Teselli Koleksiyonu” ile başlayan bir serinin 5. kitabı. Önceki kitaplardan alışkın olduğumuz “tanık gösterme/alıntı yapma” özelliği birçok eser ve yazarın bu konudaki satırlarını da
1000Kitap
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202693 okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 06:31
*Fakir Baykurt’un köy romanı niteliği taşıyan ve yazarın ilk romanı olması hasebiyle önem arz eden eseridir.Eser, hem yoğun kültürel malzemesiyle, hem de döneme ayna tutuşuyla köy romanları arasında önemli bir yere sahiptir. Yazar kitabın başında, Yılanların öcü üzerine yaşanan durumları, tartışmaları, eseri yazma amacını, kısa özetini ve birçok değerlendirmede bulunmuş. Yazar kitabı yazmasındaki amacı şu cümlelerle dile getiriyor: Amacım, her biri birer Karataş olan köylerimizi, günümüzün öz ve biçimiyle dile getirmek, sanatın gücünden yararlanarak teknik ve uygarlığın bunca ilerlediği çağda alabildiğine geri, alabildiğine sefil yaşayan bu insanlar üstüne dikkatleri toplamaktı. Yunus Nadi roman ödülü ve jüri üyeleri: “Yılanların Öcü”nü bitirdiğim zaman, Yunus Nadi Roman Armağanı yarışması açılmıştı. Temize çekip yolladım. “Cumhuriyet” gazetesi kurduğu “küçük jüri” ile yarışmaya katılan romanları eledi, dörde indirdi. Bu işi yapan “jüri”de kimler vardı? Nadir Nadi, Burhan Felek, Hamdi Varoğlu, Yaşar Kemal, Selmi Andak, Vahdet Gültekin, Cahit Tanyol ve Tevfik Sadullah gibi Cumhuriyet yazarları. Bunlar, “büyük jüri”ye sunulacak dört roman arasına benimkini de kattılar. Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Sabahattin Eyüboğlu, Vâlâ Nurettin, Orhan Kemal, Azra Erhat, Cevat Fehmi Başkut, Haldun Taner ve Bahçet Necatigil gibi Türkiye’nin tanınmış sanatçı ve eleştirmenlerinden kurulan dokuz kişilik “büyük jüri”, yedi oyla “Yılanların Öcü”nü birinci seçti. İstanbul’a gidip ödülümü aldım. Roman, “Cumhuriyet”te günbölük yayımlandı. Sonra kitap oldu. O zaman jürinin yetkisi, yetkisizliği hakkında kimsenin kuşkusu yoktu. Daha önce verilmiş bazı roman ve şiir armağanlarının jürileri hakkında “yetkiliydiler, yetkisizdiler...” yollu çok tartışma olmuş, çok yazı
Edebiyat
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 33. kitabı
Bugün sizlere gönüle huzur, ruha şifa veren bir kitap paylaşımı ile geldim. Yazarın daha önce pek çok kitabını okumuş ve sizlerle de paylaşmıştım. Yazarım bu kitabında da yine aynı manevi huzur ortamı buldum. İnsanların kendi iç dünyasına döneceği, unuttuklarını ihmal ettiklerini hatırlayacağı, sabır, sükut, şükretme ile ilgili farkındalıklar kazanıp özüne imanına geri döneceği, duanın gücünü yeniden keşfedeceği güzel bir okuma deneyimi sunuyor kitap. Rabbim hiçbir kuluna kaldıramayacağı yükü, kaldıramayacağı imzanı vermez. Duanın gücü, sırrı da aslında burada çıkıyor ortaya. Dertlerimiz var, sağlık problemlerimiz var, çocuklarımız, ailelerimiz, akrabalarımız onlar için iyi niyet ve temennilerimiz var. Güzel bir gelecek sağlıklı bir yaşam hepimiz istemiyor muyuz? Aslında bunların her biri bir dua, beklediğimiz dilediğimiz tek kişide Rabbimiz. Nasıl istiyoruz, ne kadar istiyoruz? Yazarın akıcı, samimi bir dili var. Okudukça sayfaların arasında kayboluyorsunuz. Bir sohbet tadında. 15 bölüm ve son kısımda da yazarın dua notlarım bölümü yer almaktadır
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202693 okunma
Reklam
Reklam