İngilizce sınav sonuçları benimkinden daha iyi pek çok öğrenci vardı ama gördüğüm kadarıyla hiçbiri tek bir İngilizce kitap bile okuyamıyordu. Ben ise keyif alarak bolca kitap okuyordum. Buna rağmen neden benim İngilizce sınav notlarım pek iyi değildi?
En çok kafamın içindeki savaş yordu beni, her sabah uyanıp kalkmak ve zorunlu olduğum şeyleri yapmak değil. Beni hep, güven denen duyguyu ufaktan kanıma sızdıran insanlar ilk fırsatta göğsümden vurdu. Yirmi bir yıllık hayatımın öğrettiği bir şey varsa o da yalnız olduğumdu. Babam yok diye sahile çöküp ağlarken de yalnızdım, annem sonunda Barbie bebek aldığında mahalledeki kızların arasına karıştığımda da abimle kavga edip yatağın altına saklandığımda da yalnızdım, notlarım düşük diye sınıfın ortasında öğretmen tarafından apaçık aşağılandığımda da... En çok abim gittiğinde yalnız kaldım sanmıştım bir de... Yanılmışım. Annem gittiğinde yalnız kalmışım ben en çok. Ve en çok "Bana güven!" diye bas bas bağıranlardan korkmalıymış insan.. En çok.
“Notlarım için tuhaf bir son. Bunun günün birinde Poirot'nun ender başarısızlık öykülerinden biri olarak yayımlanacağını ummuştum! Kaderin cilvesi, olaylar çok farklı gelişti.”
Genç adam! Bir gün bu notlarım eline geçerse toplumda en yararlı, en köklü değişikliğin, hiçbir zorlama, hiçbir sarsıntı olmadan gerçekleşen ahlâk değişikliği olacağını asla unutma.