Romeo Juliet’e:
“Gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde;
Utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı,
Gün ışığının kandilini utandırdığı gibi tıpkı.
Öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte,
Gece bitti sanar kuşlar cıvıldaşırdı.
Bak, nasıl da dayamış yanağını eline!
Ah, eline giydiği eldiven olaydım da Dokunaydım yanağına.”
“Siz insanlar” diye atıldım heyecanla, “ Bir konuda sürekli bu aptalca, bu iyi, bu kötü diye bahsetmek zorunda mısınız? Davranışların kendi iç koşullarını araştırıyor musunuz? Bunun niye olduğunun, niçin böyle olmak zorunda olduğunun nedenlerini bulmaya çalışıyor musunuz?”