Düşünüyordu: "Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarlarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar."
İç dünyanızda fırtınalar koparken, kaygı denizinde boğulmak üzereyken dış dünyanız neşeli, rahat ve tek başına her türlü problemin üstesinden gelebilecek bir izlenim bırakıyorsa ortada büyük bir sorun var demektir. Bu farkın kapanması için duygusal ihtiyaçlarımızı fark etmemiz gerekiyor. Çünkü fark edemediğimiz her duygusal ihtiyacın benzer ihtiyaçlara sahip kişiler tarafından bilinçdışı olarak karşılanması ve bağımlı ilişkilere yatkınlığın artması muhtemeldir.
Kronik ilişki ve iletişim sorunlarının temelinde bu mekanizmalar yatar. İçinizdeki terk edilmiş, sevgiye, ilgiye, yakınlığa muhtaç yanlarınızı fark edemediğinizde, karşınızdakinin yaşı kaç olursa olsun, içindeki çocukluk dönemine ait karşılanmamış benzer duygusal ihtiyaçları tıpkı bir radar gibi tespit eder ve oraya doğru çekilirsiniz. Bu müthiş bir sensör mekanizması gibidir, eşleştiği an kuvvetli bir bağ kurulur ve kendinle yakınlaşma hissinin heyecanıyla karşı konulmaz bir çekim etkisi gerçekleşir.
Acısını aşmak isteyen bir adam, kendisine yardım etmesi için Budist tapınağındaki bir ustaya gider. Adam, ustaya sorar: "Usta, eğer her gün dört saat meditasyon yaparsam, yüksek bilince ulaşmam ne kadar sürer?". Usta, adama bakar ve yanıt verir: "Eğer günde dört saat meditasyon yaparsan, belki on yılda yüksek bilince ulaşabilirsin."
Bundan daya iyi yapabileceğini düşünen adam yine sorar: "Oh, Usta peki günde sekiz saat meditasyon yaparsam yüksek bilince ulaşmam ne kadar zaman alır?"
Usta adama bakar ve yanıt verir: "Eğer günde sekiz saat meditasyon yaparsan, belki yirmi yılda yüksek bilince ulaşabilirsin."
Adam şaşırır ve sorar: "Ama daha çok meditasyon yaptığım halde, neden daha uzun zaman alır?"
Usta tebessüm eder: "Sen bu dünyaya hazzı ve yaşamı feda etmek için gelmedin. Yaşamak, mutlu olmak ve sevmek için buradasın. Eğer iki saatlik bir meditasyonda yapabileceğinin en iyisini yaptığın halde, sekiz saat meditasyon yapmaya kalkarsan yorgun düşersin, amacından saparsın ve yaşamdan haz almazsın. Yapabildiğinin en iyisini yap. O zaman meditasyonun süresinin değil, yaşamanın, sevmenin ve mutlu olmanın önemli olduğunu anlarsın."