Huzur ve Huzursuzluk
9/10
·379 syf.··
2026 65. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 01:01
Türk edebiyatının önemli yazarlarından Yahya Kemal’in öğrencisi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın değerli eseri Huzur yüksek beklentiyle başladığım bir kitaptı. Üslupçu bir yazar olan Tanpınar eserinde bunu net şekilde hissettirdi. Edebi yönü oldukça güçlü, yerinde anlatımı ve okuyucuya okutan değil yaşatan hissettiren türden bir eser bıraktı bizlere. Psikolojik ve sosyolojik tarafları oldukça kuvvetli, İstanbul sokaklarında Nuran ve Mümtaz’ın aşkının verdiği huzuru sergilerken birde aşkın önünde olan engellerin verdiği huzursuzluğu içimize işledi. İnsan ve toplum düzleminde incelmelerle altı çizilen didaktik bir eser hüviyeti gösterdi ayrıca. Toplumsal açıdan müzik,resim,edebiyat ve sanat gibi konularda derin sohbetlere tanıklık ederken ikinci dünya savaşı atmosferini de Mümtaz’ın içindeki savaşı aynı anda okura sundu. İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz adıyla dört bölümden oluşan kitapta karakterlerin dünyasına götürdü bizi. Diyaloglar ve olay örgüsü aynı bağlamda ilerlerken zorlayan ama asla sıkmayan tadı okurda bırakan bir eser olarak hafızaya kazındı. Kitabın arka kapağında bahsedildiği bilgi Huzur romanı gerçekten “Türk romanının ihtişamıdır.
1000Kitap
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,3bin okunma
Puan vermedi·415 syf.··
2026 18. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 21:41
İkinci Dünya Savaşından hemen önce İstanbul'da geçen Huzur, küçük yaşta anne ve babasını kaybeden Mümtaz'ı, onu eğitip geliştiren İhsan'ı, onun çok sevdiği Nuran'ı ve daha birçok şeyi anlatır. Mümtaz'ın Nuran'a olan aşkı sadece duygusal bir bağ değil bir bakıma hayata tutunma çabasıdır. İhsan'ın Mümtaz üzerindeki etkisi çok fazladır ve İhsan'ın hastalığı kitapta çokça işlenir. Her karakter kendi şahsında aslında bir şeyleri temsil eder ve onlar özelinde yazar birçok konuyu işler. Şiirsel bir dil, Doğu - Batı çatışması, psikolojik derinlik, karakterlerin derin İç dünyaları, zaman kavramının karmaşıklığı ve de en çok Huzursuzluk... Okuması bir hayli zor, zordan kastım okurken odaklanmak ve odakta kalmak konusunda ben zorlandım açıkçası. Kesinlikle akıcı bir kitap değil, eğer ki böyle beklentiniz varsa hiç okumayın derim. Fakat kitabın kapağını kapattığınızda çok katmanlı, edebi şölen sunan bir kitabı bitirdiğinizi fark edeceksiniz.
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,3bin okunma
Reklam
yorucu ama güzel
8/10
·379 syf.··
2026 8. kitabı
Musiki, tasavvuf ve melankoli atmosferinde geçen Mümtaz-Nuran aşkının ön planda anlatıldığı medeniyet, zaman ve varoluşsal sorgulama romanı. Kitap uzun cümleler ve katmanlı kurgusundan dolayı yorucu, imge zenginliği ve felsefi derinlik açısından güzel bir anlatıma sahip. Zarif bir dil kullanılmış. Tanpınar'ın estetik bir kaygı ile yazdığı belli oluyor. Anlamsal olarak birçok açıdan derin bir roman. Ben en çok Mümtaz-Suat ikilisini okumayı sevdim. Suat en beğendiğim karakter oldu. Kitap Mümtaz üzerinden anlatıldığı ve yazar karakterin iç dünyasını başarılı bir şekilde aktardığı için Mümtaz'la bağ kurdum. Okur açısından olumsuz olabilecek bir duruma değinecek olursam o da olayların betimlemelerin içinde eriyip gitmesi olur. Kitap olay eksenli kurgulanmamış. Musiki, İstanbul vs ile ilgili betimlemeler çok fazla ve bu betimlemeler kitabın bilinç akışı yönünden önemli bir rol üstleniyor. Eğer okur betimlemeleri sıkıcı bulursa bu durum romanı okumayı zorlaştırabilir. Kitap hakkında söylenecek daha çok şey var bence, dediğim gibi derin bir roman. Ama kısaca bahsedecek olursam bu yazdıklarımı söyleyebilirim.
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,3bin okunma
Kardeşmi? İmtihanmı?
6/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 23:44
Hayatın içinden evirip çevirip çekilmiş küçük bir "dere" diyesim var bu kitaba.. Kitaba nasihatlerle, ırkçılık ve tefrikçi kesim gibi saf saf ayrılmış oncu buncu olmuş milletin haline üzülen, kardeşe yazılmış bir mektupla başlıyoruz. Ve kitap boyuda bu ayrılıkçı düşünceyi yıkmak üzere kurulu hikâye devam ediyor. Hikaye bu yanıyla, hassasiyetlerle gayet güzel ilerliyor lakin ilerleyen devrede hayati bir mesele olarak kucağımıza atılan 'kardeş' mevzusu işleri baya karıştırıyor! Ki biraz açıkçası beni baya sıkan bir mevzu oldu. Nursimaya annelik yapan Zahide hanım hadi neysede, Toprağa annelik yapan Nebahat Hanım bir ömür 26 yıl boyunca öz oğlu olmayan süt çocuğu olmayan bir çocuğa, kimseye annelik etti! Birde yedi 'kız kardeşi' var bu çocuğun ve hiç biriyle hiç bir bağı yok ve nikah düşüyor ve bir ömür.. Düşününce şimşekler çakıyor bu mevzuda, sevenleri kavuşturmak için bir ömür haram olduğu gerçeğinin atlanmasi mı göz ardı edilmesi mı? Bilmiyorum.. Bir nokta daha var, oda daha evlenmeden başlayan konuşmalar, mesajlar, sevgi cümleleri.. bunlar bu hassas gibi gözükmenin yanında? Çok yaban kaldı be..! "İnsan sevdiğine kırılır.." deyip mazur görün bu itirazlarımı. Zira güzel inceliklerle başlamış bu tarz kitaplarda böyle ayrıntı diyemediğim olaylar hakikaten 'kırıcı' ve 'üzücü' oluyor. Bir nevi yanlış tanıtım gibi.. yazık Ve bu kitap gibi nice aşk romanı okuyanlara küçük bir tavsiye.. Hayatınızda bu hikayede olduğu gibi bazen tevafuklar ardı ardına olur.. nice geceler göz yaşı dökerseniz ve istersiniz sonra herşey olumlu yönde hareket eder ama sanmayın her olan nasibinizdir. Buda imtihanın bir cilvesidir. Kulun sabrını sınayan ağır bir imtihan "..Demekki her tevafuk ve ortak noktaya nasip denmiyormuş..!.." Dua ve selâmetle..! Ümmü Nuran
Duygu ve Düşünce
KardeşÜmmü Nuran · Yasin Yayınevi · 20164 okunma
Huzur(suzluk)
8/10
·379 syf.··
2026 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 21:11
Saatleri Ayarlama Enstitüsü ’nden sonra okuduğum ikinci Ahmet Hamdi Tanpınar kitabıdır. Yoğun anlatımı, yazarın oluşturduğu zihinsel atmosfer, her paragrafın neredeyse deneme formunda olduğu; kendinizi vererek, sabırla ve sindirerek okunması gereken bir Ahmet Hamdi Tanpınar eseridir. Dilin zengin kullanımı ve unutulmaya yüz tutmuş kelimeler ile edebiyatın “ben buradayım” dediği bir roman. Kitabı yedi günde tamamladım ama bitirdikten sonra üzerine düşününce biraz daha yavaş okumam gerektiği kanısına vardım. Bunun nedeni de; doyurucu bir okuyuş gerektiği, üst metinde bir aşk hikâyesi gibi görünse de alt metinde farklı konuların bulunması. Ayrıca Tanpınar’ın zaman algısı da kitaba farklı bir boyut kazandırmış. Kitap dört bölümden oluşuyor; İhsan, Nuran, Suad ve Mümtaz. Genel olarak; Mümtaz: geçmiş ile gelecek arasında kalan, çok düşünen, hayatı yaşamaktan çok izleyen, karar veremeyen, kırılgan - Nuran: Mümtaz’ın çok büyük anlamlar yüklediği, toplumsal baskılar hisseden, dengeli, gerçekçi, geçmiş ile geleceğin arasındaki uyum - İhsan: aydın kişilik, geçmiş ve gelecek arasında denge kurabilen, kültürlü ve düşünsel olgunluğu olan - Suad: insan ilişkilerini sahte bulan, nihilist, değerleri boş bulan karakterler olarak çıkarlar. Ancak alt metinde karakterlerin bambaşka alegorik anlamları çıkar. Asıl romanın doyurucu ve edebi yönden zengin olması bundandır. Örneğin hikâyenin ana karakterinin Mümtaz gibi görünse de benim alt metinlerden çıkardığım ise Suad’ın daha merkezde olduğu. Suad’ın Huzur’u bir yanılsama olarak görmesi, geçmiş ile geleceğin çarpışmasında parçalanmışlığı, bireysel bir çöküşü, Doğu ile Batı’nın uyumsuzluğunu vb. durumları çok belirgin lanse etmesi ve Suad’ın enerjisinin açık şekilde okuyucuya geçmesi. Ve sonunda huzursuzluğun temsili gibi görülen Suad’ın ölmesi… Tam bir denge figürü,
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,3bin okunma
Huzur, Türk romanının ihtişamıdır.
Puan vermedi·415 syf.··
2026 49. kitabı
Huzur, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın "devam ederek değişmek, değişerek devam etmek" şeklinde özetlediği medeniyet tasavvurunun en somut örneğidir. Roman, İkinci Dünya Savaşı’nın eşiğinde, İstanbul’un estetik mirası ile modern dünyanın yıkıcı belirsizliği arasında sıkışan Türk aydınının içsel buhranını Mümtaz karakteri üzerinden işler. Tanpınar için bir dekordan ziyade yaşayan bir ruh olan İstanbul; musikisi, mimarisi ve Boğaziçi’nin eşsiz manzaralarıyla bireyin aşkını ve huzursuzluğunu şekillendiren asli bir unsur olarak karşımıza çıkar. Mümtaz ve Nuran arasındaki aşk, sadece iki insanın duygusal bağını değil, aynı zamanda maziye ait güzelliklerin modern hayatta yeniden inşa edilme çabasını ve bu çabanın imkânsızlığını simgeler. Romanın merkezindeki "huzursuzluk", Suat’ın nihilizmi ile İhsan’ın geleneğe dayalı bilgeliği arasında gidip gelen bir varoluş sancısıdır. Tanpınar; bilinç akışı ve iç monolog gibi modern tekniklerle bezediği bu eserinde, Doğu ve Batı arasındaki kültürel gerilimi bir çatışmadan ziyade, bireyin kendi içinde aşması gereken bir sentez problemi olarak sunar. Sonuçta Huzur, hem ferdi hem de toplumsal bir arayışın, yakalanamayan bir bütünlüğün ve sanatın tesellisine duyulan ihtiyacın dökümüdür. Huzur, huzursuzluğun romanıdır.
1000Kitap
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,3bin okunma
Reklam
Reklam