Nuri Erkek

Nuri Erkek
@nurierkekk
Ben Anduril, Narsilden dövülen, Elendilin kılıcı. Mordorun köleleri kaçacak önümden.
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2023 16:35
Miguel de Unamuno Kitabı genel hatlarıyla beğendim. Son bölümlerde yoğun düşünce geçişleri ve gerçeklik algımızla ustaca oynamasını ayakta alkışladım diyebilirim. Unamuno'nun mücevheri diye tanımladığım, bilinç akışı tekniğini (Bu tekniği ilk kullanan yazarlardan) son bölümlere saklamış olması okura ihanet gibiydi. Kahramanımız sisin içerisinde, aşık olmak ve aşık olduğunu sanmak ikileminde kalarak aşkın büyülü gücü sayesinde hayatının bir anlamı olduğunu kavrıyor. Augusto'nun zihnindeki sis, hayatı anlamlandırma üzerine attığı adımlar, sevdiğini düşündüğü kadınlar, felsefi sohbetlere giriştiği dostu tüm bunlar ona bir deney fikri veriyor. Deneyi yapan ben miyim yoksa deneydeki fare miyim gibi bir soruyla karşı karşıya kalıyor. Tüm yönleriyle tamamen sisli ve puslu çabalar yığını... Varoluşumuz, gerçeklerin karmaşıklığı, yaşadıklarımız rüya mı? Başkasının rüyasında mıyız? ... Tüm bunlar bana Puslu Kıtalar Atlası'nı hatırlattı. Bu kitabı şiddetle önerdiğim gibi onu da öneriyorum. Unamuno için yaşamın kendisi bir sistir ve belirsiz bir yapısı olduğunu iddia eder. Ayrıca, yaşamın tüm canlılığının ve dinamikliğinin taşıyıcısı olan bu sisi aklın ve mantığın ışığında dağıtmaya ve berraklaştırmaya çalışmanın komik olduğunu da ekliyor. İntihar ve ölüm temasının, derinlerde bir yerde kitabın ana teması olması kitabın başlığına da yansımış bence.. Bütün bu sisin arasından intiharı, ölümü kovabilmek ve berrak bir gökyüzüne kavuşmak. "Kuşkusuz sen ab orijin'den, yani doğduğundan beri âşıksın; yaradılıştan vurulmuşsun sen"
Edebiyat
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2022 00:18
Italo Calvino Ben de daha roman devam ederken ben bunu bir daha okurum düşüncesi uyandıran tek kitaptı sanırım ... sonsuz, dipsiz, karmaşık, ciddi konsantrasyon ve kafa yormayı gerektiren bir kurguya sahip. Tam anlamıyla postmodern bir başyapıt. Birbirinden farklı kalemlerden çıkmış gibi duran ve birbirinin içine çok güzel yedirilmiş on roman taslağı, yarım kalıp zihnini darmadağın ederken, toparlamaya başladığın anda kahramanın sen yani "okur"olduğunu farkediyorsun. Roman içinde roman, roman içinde siz. okuyucuyu romana başrol yapmak ne muazzam bir düşünce, bu düşünce ne muazzam bir şekilde yapılmış Calvino tarafından... okurken kendinizi romanın baş karakteri gibi hissedeceğiniz bu romanı her edebiyatseverin okuması gerektiğini düşünüyorum.. her ne kadar zorlayacak bir kitap olsa da... Metne yerleştirilen kısa hikâyelerin hepsi çok iyi kurgulanmış, şaşırtıcı, yarım metinler. Calvino kitaplarında olduğu gibi bu kitabında lezzetli bir deneysellik ön planda Romanın geleneksel yapısını bozup onunla oynayarak, hikayeyi bölüp parçalayarak tam bir post-modernist klasiği çıkarmış ortaya. Ara ara uzun, virgüllerle birleştirilmiş felsefi derinlik içeren paragraf uzunluğundaki cümleleriyle yorsa da inanılmaz haz verecek türden Spoiler olabilecek bölüme geçiyorum.. Ama bu kitabın içinden kitabı en iyi anlatan bir kaç seçki var burda "Şimdi kaldığım yerden devam etmeye can atıyorum, ama tam kitabı açıp okumaya başladığımda kendimi yepyeni bir kitapla karşı karşıya buluyorum." "Bunun üzerine romanların yalnızca başlangıçlarından oluşan bir kitap yazmaya karar verdim. Kahramanı, sürekli kitabı yarıda kalan bir Erkek Okur olacaktı. Erkek Okur Z yazarının A romanını satın alacaktı. Ama bu kusurlu bir kopya çıktığı için okumayı sürdüremeyecekti... Kitabı değiştirmek için kitapçıya
Edebiyat
Bir Kış Gecesi Eğer Bir YolcuItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 20153,608 okunma
Ya o seni düşlemekten vazgeçerse
9/10
·203 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2022 11:25
Borges ah Borges.. her okuduğumda beni bambaşka dünyalara götüren büyülü gerçekçilik akımının önde gelen yazarlarındandır. Jorge Luis Borges Borges kendi durumunu “mütevazı körlük" olarak tanımlıyordu. Tek gözü tamamıyla körleşmişti, ancak diğer gözü kısmen görüyordu. Kırmızı ve siyah renkleri göremese bile, mavi, yeşil ve sarı renkleri seçebiliyordu. Ömrünün yarısından fazlasını kör olarak geçirmiş bir yazarın elinde olan en önemli şey düşüydü ve bu düş dünyası onu edebiyatın gözle görülmeyen ama gerçekmiş gibi hissedilen bir ülkesinin kralı yaptı. Bu ülkeye “gerçeküstücülük” adını da verebiliriz. Her edebiyatseverin bir kez bile olsa bu ülkeden yolu geçmeli bence. Hayali ansiklopediler, detektif hikayeleri, varolmayan kitaplar hakkında yorumlar gibi kısa öyküler ve ahlak hikayelerini içermekte olan kitabı. Borges bu kitapta form ve içerik olarak birçok türü denemiştir. Metinlerarası gezintiler ve içsel bir yolculuğa imkan tanıyor yazarımız bu öykülerinde. Öykülerinde alışılmadık bir düzen olması ve hemen her satırda yazarın okuyucuyu başka bir yazara, başka metinlere göndermesi adam akıllı okumak için dilbilimden ortaçağ felsefesine, latin amerika tarihinden hristiyanlığın gizlerine birçok alanda bir şeyler bilmek gereken okunması zor, bir o kadar haz veren kitabı. Özetle;bir sayfa borges, üç sayfa incil, bir sayfa borges beş sayfa felsefe tarihi, araya da defne yaprağı...
Edebiyat
FiccionesJorge Luis Borges · İletişim Yayınevi · 2013572 okunma
10/10
·188 syf.··
2021 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 15:33
Kitabı okurken Murakaminin genelde kitaplarında başvurduğu, okuru da müziklerin içine almasını çok seviyorum . Kitabın bir bölümünde Star-crossed (Talihsiz aşıklar) şarkısı eşliğinde okumaya devam etmem ve kitapla aynı zaman diliminde ikisinin bitmesi beni en çok etkileyen kitap kesitlerinden oldu .
Sınırın Güneyinde Güneşin BatısındaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20245,5bin okunma
10/10
·176 syf.··
2020 9. kitabı
"Karlova Sokağı'ndaki antika kitapçıda sıra sıra kitapların önünde bir aşağı bir yukarı yürüyor, arada bir dükkânın camından dışarı bakıyordum. Şiddetli bir kar yağışı başlamıştı. Elimde bir kitap, Aziz Savior Kilisesi'nin duvarının önünde dönüp duran kar tanelerini izledim bir süre. Sonra kitabıma döndüm; kokusunu içime çekiyor, bakışlarımın sayfalar arasında koşturmasına izin veriyor, cümlelerin sırf bağlamından koparıldığı için daha gizemli gelen parçalarını okuyordum. Acelem yoktu; eski kitap kokan, sıcak, sessiz ve sayfalar her çevrildiğinde sanki kitaplar uykularında iç geçiriyormuş gibi hışırtılar duyulan bir odada olmaktan mutluydum. Dışarıdaki karanlığa ve kar fırtınasına çıkmak zorunda olmadığıma seviniyordum" .Diye başlayan severek okuduğum kitap .Yer yer okuması oldukça zor ve ağır ama bir o kadar da güzel diyebilirim . Bazı yerlerini anlamak için bir kac defa okumam gerekti .
Edebiyat
Öteki ŞehirMichal Ajvaz · Ayrıntı Yayınları · 201746 okunma