Ben galiba balıklar gibi bir göl içinde doğdum. Yahut yabanıl otlar gibi toprakta türedim birdenbire. Unutmuş değilim lakin hatıralar paramparça. Bir de şu içimdeki telafisi mümkün olmayan sızı olmasa.Büsbütün öksüzdüm.Büsbütün yetim. Ben o sızıyı anne baba bildim.
...
Allah, acı çekebilme kabiliyetimden razı olsun benim...
Ne gördün bütün kapıların birer birer kapandığı bu dünyada?Hangi kusurunu düzeltmene fırsat verdiler?Son durağa gelmeden yolculuğun bitmek üzere olduğunu haber verdiler mi sana? Birdenbire ’Buraya kadar!’dediler.Oysa,bilseydin nasıl dikkatle bakardın istasyonlara;pencereden görünen hiçbir ağacı,hiçbir gökyüzü parçasını kaçırmazdın.Bütün sularda gölgeni seyrederdin. Üstelik,daha önce haber vermiştik,derler onlar. Her şeyin bir sonu olduğunu genel olarak belirtmiştik.Yaşarken eskidiğini ve eskittiğini söylemiştik...
O da kadınların çoğu gibi tümüyle başkalarının ruh halinden beslenirdi. Arzulandığı zaman güzeldi, zeki insanların arasında nüktedandı, gururu okşandığında kibirliydi, sevildiği zaman aşıktı...