Sanırım ne tek başına iyilik, ne de tek başına kötülük diye bir şey vardır. Bunlar birbirlerini gölge gibi takip ettiklerinden, biri olmadan diğeri var olamazdı: İyilik ve kötülük birbirlerinin ayrılmaz parçasıdır.
Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor.
Hiçbir kadın, ihtiras halindeki bir erkek kadar âciz ve gülünç olamaz. Buna rağmen bu hallerini bir kuvvet tezahürü zannedecek kadar yersiz bir gururları vardır...