Dünyanın bitmek bilmeyen telaşı ve zihnimizi yoran kaygılar içinde, ruhumuz daima sessiz ve güvenli bir sığınak arar. İşte İslamiyet, insanın yeryüzündeki garipliğini bitiren, onu yegâne Rabb'ine kavuşturan o eşsiz sığınağın ta kendisidir.
İslam'ın insana bahşettiği huzur, dışarıdaki fırtınanın bitmesi değil; fırtına devam ederken insanın kendi içindeki okyanusu dindirebilmesidir. Bu huzur, bir seccadeye kapanıp dünyayı arkaya atmanın hafifliğidir. Alnını secdeye koyduğunda omuzlarındaki tüm dertleri yere bırakabilmek, "Bütün yüklerimden sıyrıldım, kimsesizlerin kimsesi olan Sana geldim" diyebilmektir. Zira secde, başın yere değdiği ama ruhun en yükseklere, arşa ulaştığı o muazzam dinlenme noktasıdır.
İslam'da huzurun anahtarı tevekküldür. İnsan, acizliğini idrak edip gücünün yetmediği her işi merhameti sonsuz olan Allah’a havale ettiğinde, kalbindeki korkuların yerini sarsılmaz bir güven alır...✍🏻
©EMİRHAN ARSLAN