10/10
·%46 (103/223 syf.)··
32 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:57
Başkan Mao'nun çeşitli yerlerde yaptığı konuşmalar, konferanslar, yazı ve makalelerden derlenmiş yüzlerce alıntı... hepsi altın değerinde. Kızıl Kitap'ta, Uzun Süreli Halk Savaşı'ndan tutun da Büyük Proleter Kültür Devrimi'ne ve ötesine uzanan bir savaşçı önderin, Mao Zedong'un devrimden edindiği tecrübeleri her büyük öğretmen gibi aktarmasına şahit oluyoruz. Kısa ve özlü cümleler, herkesin anlayabileceği yalınlıkta tanımlamalar: tabii bunları anlayabilmek için teori ve pratikte bir miktar birikim olması daha iyi, işte o zaman Kızıl Kitap adeta kızıl bir güneş gibi yolu aydınlayor. Yaşasın MLM'in ışıklı yolu!
Politik Felsefe
Kızıl KitapMao Zedung · Umut Yayımcılık · 20253 okunma
insan yürekli tanrıça: Kirke
9/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:01
bu yıla her ay en az bir kitap bitirme hayalleriyle girdim ama nisan ayında ben kirke'yi elime almam ile bütün bu hayallerim suya düştü. fakat isin tuhaf kısmı kitap kötü olduğu için değil aksine fazla fevkalade ve sindire sindire okunulması gereken bir kitap olduğu için bir türlü bitiremedim. öğrenci olduğum için (camdan atlicam) kendimi gündelik hayatımdan (ve ülkemizin sikik eğitim sisteminden) soyutlayıp tam anlamıyla bir kitaba verme fırsatım pek olmuyor. ancak ben kirke'de belli bir noktaya ulaştığınızda kendinize yalnızca siz ve kirkenin kalacağı bir alan, bir zaman dilimi oluşturmanız gerekiyor. kitap siz ona dikkatinizi verdiğinizde su gibi de akıyor zaten. fakat ben kirkeye ne doğru düzgün bir zaman ayırabildim ne de alan. bu sekilde okuyamadığım ve kirkenin sahane hikayesi sürekli akademik hayatımın arasında kaynadığı için de biraz üzülüyorum acikçası. kitaba gelirsekkk, mitoloji ile ilgilenen biri olarak ünlü figür ve kahramanların hikayelerinin kirkenin hikayesi ile kesismesi bence hos olmus. tanıdığım mitolojik karakterler ile karsilastikca keyiflendim, bu sebeple de bu kitabı okuyacak sahislar mitoloji hakkında az biraz bilgiye sahip olursa kitabı daha cok takdir edebilirler diye düsünüyorum. peki mitoloji hakkında hiçbir sey bilmeden de okuyabilir misiniz? tabi. yunan mitolojisinin temel yapısı hakkında iki üç dakikalık bir arastırmayla cok da keyif alarak okuyabileceğinize inanıyorum. zaten kitabın sonuna madeline miller küçük bir mitolojik karakter sözlüğü de eklemis. okurken anlamakta pek zorlanacağınızı zannetmiyorum, okumadığınız takdirde de cok sey kaciracağınızın altını cizmek isterim. bu kitapla ilgili beni en cok etkileyen sey incelenen temalar ve kirkenin ölümlü yasama iliskin düsünceleri oldu sanırım. bir tanrıçanın gözünden ölüm, gelişim
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
Reklam
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:11
Merhaba sevgili okur, Selçuk Baran okumalarında Haziran ayında payıma düşen “Haziran” isimli öykü kitabı oldu. Yirmi bir kısa öyküden oluşan kitap, yazarın ilk öykü kitabıymış. İlk kitap olduğu için acemilik beklemek büyük hata olur çünkü ustalık kazanmış bir yazar elinden çıkmış gibi. Selçuk Baran’ın çok özel bir yanı var, mekana ve eşyalara olan dokunuşunun yanında öyle bir hikaye anlatımı var ki, çok az yazarda rastlanır. Hiçbir olaydan bahsetmeden yaşanan durumu okura sezdiriyor. Hikâyeler çoğunlukla sıkışmış hayatlar yaşayan insanların özgürleşme ve hafifleme yolculuğundan oluşuyor. Kitaba puanım tabii ki 10/10 Öykülere kısaca değineyim efenim. *Odadaki: Yüreğimin derinliklerinde hissettiğim bir yas öyküsü; atlatılamayan ve asla atlatılamayacak olan bir yas. Hiç gelmeyecek olan bir beklenene ağıt. *İhtiyar Adam ve Küçük Kız: İhtiyar bir adamın ve küçük bir kızın hayatlarının kayışının kısacık hikayesi. İhtiyar adamın gittiği yer mecburi güzergah olsa da küçük kızın elinden tutup, gitme, diyip onu gün ışına geri getirebilmeyi çok isterdim. *Konuk Odaları: Tanıdık yaşantılardan beklenmedik bir hikaye. *Kavak Dölü: Geçkin bir kız kurusunun anlık duygularının anlatısı. *Anne: “Annem dolabın çekmesinden örgüsünü aldı. Örgü örmeyi öyle severdi ki, örgü örerken mutlu olurdu. Şişler o ince, küçük tıkırtılarla ilmeklere girip çıkarken her şeyi unuturdu annem. Yorgunluğunu, yoksulluğunu, onmazlıklarını, her şeyi... her şeyi..” *Ceviz Ağacına Kar Yağdı: Hayatın bütün yükünü göğüsleyen ve herkesin bir şeyler beklediği bir insan olmanın ağırlığında ezilirken, tüm kararlılığıyla özgürlüğü seçmenin verdiği hafiflemenin hikayesi. Hikayede yapılan seçim doğru mu yanlış mı bilemem efenim ama insanda hafifleme hissi bıraktığı kesin. *Kent Kırgını: Kendisi de kent kırgını
HaziranSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2020600 okunma
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu İncelemesi
Puan vermedi
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, 7 yaşından beri kemik hastalığıyla mücadele eden 15 yaşındaki bir gencin hikayesini konu alır. Otobiyografik ögeler taşıyan roman, psikolojik tahliller açısından zengindir. Uzaktan akrabaları olan bir ailenin yanında kalmaya başlayan anlatıcımız, hastanenin soğuk duvarları arasında karşılaştığı insanları da müthiş bir gözlem gücüyle aktarır. Bu bağlamda o yıllardaki insanların durumunu da çarpıcı bir şekilde anlatır. Yanında kaldığı ailenin kızına çocukluktan beri aşık olan kahramanımız; başlarda aşkına karşılık bulsa da ailenin, kızlarını zengin bir doktorla evlendirmeye karar vermesi üzerine bu ümitsiz aşkı kalbine gömer. Bu hastalık sürecinde gencin, annesini teselli etmesi ve ona destek olması ise beni çok etkilemiştir. Hasta kadar hasta yakınlarının da yaşadığı zorlukları, psikolojilerini ele alıyor. Genç, bacağının durumu kötüleşince hastaneye kaldırılıp ameliyat ediliyor. Kitabın sonunda kahramanımızın hayatında her anlamda yeni bir sayfa açılıyor. Peyami Safa;bir hastalığın insanları nasıl etkilediğini,bu süreçte onların hangi zorluklarla karşılaştıklarını sürükleyici ve çarpıcı bir dille anlatmış. Kesinlikle okunması gereken bir eser. Keyifli okumalar:)
Duygu ve Düşünce
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121,1bin okunma
Tess hanim tekten gelmiş
8/10
·376 syf.··
2026 6. kitabı
Kitap bir başliyor, pir basliyor. Nadiren yavaslamalar olsa da, genelde akıp gidiyor. Gizlilik ve gizem sir gibi korunuyor sonlarina kadar. Katil şu olabilir, bu olabilir diye sizi manipule ediyor. Bunu buyük bir ustalikla gerceklestirdiğini soyleyebilirim. Kitap fevkalade. Bu yazarin, çirak adli eserini de okuyacagim. Eminim o da guzeldir. Tercüme de genel anlamda başarılı. Gayet keyifli bir vakit gecirdim. Tavsiye ederim.
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201817,2bin okunma
Puan vermedi
Eser,IQ’su 68 olan ve fırında temizlikçi olarak çalışan, saf, temiz kalpli Charlie Gordon’ın, zekasını artıracak deneysel bir ameliyata katılmasıyla başlayan sürecini anlatır. Aynı ameliyat daha önce Algernon adında bir fareye de uygulanmış ve başarıya ulaşmıştır. Laboratuvar faresi Algernon ise Charlie’nin geleceğinin aynasıdır. Algernon’un zeka seviyesindeki gerileme başladığında, Charlie kendi sonunu da görmüştür. Charlie’nin tek isteği zeki olmaktır. Çünkü o, zekânın onu mutlu edeceğine, insanların onu seveceğine inanır. Fakat Charlie zeki oldukça yalnızlaşır.zekâsı arttıkça çevresindeki insanların aslında yıllarca onunla alay ettiğini fark eder. Cehaletin mutluluk olduğu, zekanın ise insanı gerçeklerin soğuk yüzüyle ve yalnızlıkla baş başa bıraktığı teması harika işlenmiştir.Sonlara doğru ise bu değişimin tersine dönmesi, okuyucunun yüreğini burkan güçlü bir anlatım oluşturuyor. Kitapdaki o son cümle…Charlie’nin o gerilemiş, yarım yamalak diliyle yazdığı “Lütfen arka bahçedeki Algernon’un mezarına çiçek koyun” ricası, içimde bir yerleri sonsuza dek kırdı. Bazen “Keşke o ameliyatı hiç olmasaydı da o güzel kalbiyle mutlu kalmaya devam etseydi” diye düşünmeden edemiyorum.
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Reklam
Reklam