7/10
·128 syf.··
2022 11. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2022 00:00
Kumarbaz bir deli dâhi... Bu kitabı okurken bilmediğim o kadar çok şey öğrendim ki. Tesla ; Einstein, Edison, Ford gibi isimlerle sözlü tartışmalara girmiş. Dâhilerin kavgası bile dâhice. Ve o müthiş olasılığı daha da iyi anladım. Edison mı ? Tesla mı ? Aslında Edison ampul prototipi icat etti. Lakin elektrik iletimi kısmını çözemedi. Doğru akım sayesinde uzaklara elektrik yollayamıyordu. İşte Tesla bu noktada dahil oldu. Alternatif akımla bu sorunu çözdü. Einstein’ın da ortaya attığı Rölativizm ( Görecelik ) teorisine Tesla bunu mantıklı bulmayıp karşı çıkmıştır. “Einstein zeki, en dahi, o nediyorsa doğrudur.” Dememiş. Düşünmüş, sorgulamış. Bu herkes için düşünülmesi gereken bir lisan-ı eylemdir. “Mühim olan fikrimi çalmaları değil, kendi fikirleri olmaması.”
Delilik ve Dahilik Arasında Nikola TeslaDeniz Yılmaz · Halk Kitabevi · 202170 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 14:22
VOLKAN ERKAN - ZİHNİNİ YENİDEN YAPILANDIR Merhaba arkadaşlar Mayıs ayının bir diğer kitabı ile karşınızdayım. Yazarımız Sevgili @voolkanerkan ile tanıştığım kitap. Birkaç alıntı ile giriş yapmak istiyorum.. ‘’Eylemlerimiz düşünce ve duygularımızın yansımasıdır.’’ ‘’Kibir sadece zihin ürünüdür. O bilinçsiz halde olan insana bulaşmış en büyük beladır.’’ ‘’Geçmişi ya da sorunları konuşmanın kimseye bir faydası yoktur, fayda sağlayacak tek şey geçmişten ders alıp onunla bağları koparıp yola devam etmektir.’’ ‘’İnsan bu hayatta önce kendi ruhunu kazanmalıdır.’’ Eser 224 sayfadan oluşuyor. Gerçekten çok akıcı bir dil sayesinde sizi içine çekecek. Kendinize bir şeyler katmak istiyorsanız bu kitap tam size göre. Kişisel gelişim kitapları beni biraz sıkıyordu, ama bu eserde asla öyle olmadı sürekli diğer sayfada ne olacak düşüncesiyle okudum. Yazar sanki beni bana anlatmış, o kadar ben’di ki.. Eserde önemli isimlerin söylediği sözlerden alıntılar var. ( Mevlana, Geylani, Victor Hugo, Albert Einstein.. gibi )Nerdeyse bütün kitabın altını çizdim..Buda kitabı daha can alıcı hale getirmiş. Her sayfasında kendinizi bulacaksınız. Yorumumu okuduğunuz için teşekkür ederim Yazarımıza bu güzel eserinden dolayı teşekkür eder, herkese şiddetle tavsiye ederim - ‎#ruhumunaynasıileokuyoruz ‎#zihniniyenidenyapılandır
Zihnini Yeniden YapılandırVolkan Erkan · Destek Yayınları · 2024166 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Unutulan Zafer
Puan vermedi·272 syf.··
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
Bugün ki incelemem de tarih sayfalarında layık olduğu yeri bulamayıp gölgede kalmış bir zaferden bahsedeceğim. Osmanlı'nın son zaferi Kutül Amare. 1. Dünya savaşıyla birlikte Çanakkalede verilen fevkalede direniş sonucu düşmanı topraklarımıza sokmayıp, savaşı kazandığımızı biliriz. Hatta küçüklükten itibaren bu zaferin kudreti ile büyüdük. Olması gerektiği gibi. Ama Kutül Amare o kadar da şöhretli anlatılmadı bize genellikle bilinmez çünkü. Şimdi size yazabildiğim kadarıyla anlatmak istiyorum. İngilizlerin petrol sevgisi, sömürgeci tutumu Irak sınırlarına kadar vardı. 1. Dünya savaşı ile birlikte petrol bölgelerini yani Basra'yı ele geçirip Osmanlı'yı savaş dışı bırakmak ve Çanakkale'nin intikamını almak istediler. Bu amaçla bölgedeki Arapları çil çil altınlar ile taraflarına çekip Osmanlı'ya karşı durmalarını sağladılar. Kitapta Arapların bu tavrını okurken bir kez daha anladım ki yüzlerce devlet var sadakati bilmez tek Türk var yalnızca davasını görev beller. syf 70. 'Ben altını değil özgürlüğümü düşünüyorum' cümlelerini kuran Yüzbaşı Doğan gibi kişilerin kanını taşımak en büyük mirastır. Altın görünce karakterini, davasını, topraklarını satıp tabiri caizse köpeğin ağzından akan salyalar gibi altını arzulayan neslin torunları olmamamız en büyük şükür sebebidir sanırım. (Burada Osmanlı'nın son döneminde itilaf yanlısı padişahlar ile itiraz etmeyin lütfen. Ben sadece örnek alınması gerekeni gösterip tarihimizi iyisiyle kötüsüyle bütün düşünmeye çalışıyorum.) İngiliz'in petrol, Arapların altın seviciliğini bir kenara bırakıp savaşa döneyim. İngiliz birliklerinin komutanı General Townshend, Selmanı Pak bölgesine saldırma planlarını yapıyordu. Bu sırada bir kurmay yüzbaşı içeri girdi.__ 'Efendim.. Kuvvetlerimiz içinde pek çok Hintli Müslüman asker var.
İnceleme
Kut'ül Amareİsmail Bilgin · Timaş Yayınları · 2018820 okunma
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 173. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 22:57
Charlie’nin zeka seviyesi düşük ancak “istisnai” bir şekilde farkındalığı yüksek diyebiliriz. O durumunu biliyor aslında ve normalleşebilmek için çocukluğunda öğrenemediği okuma-yazmayı öğrenmek istiyor. Zihinsel engelli yetişkinlerin gittiği merkezdeki öğretmeni Alice Kinnian’ın tavsiyesi ile Profesör Nemur ve Doktor Strauss ile tanışıyor ve son teknoloji deneysel bu ameliyat için seçiliyor. Charlie’nin hayali insanların kendisiyle dalga geçmemesi ve onu sevebilecek çok sayıda arkadaş edinmek. Çalıştığı fırında sözde arkadaşları var ama onlar sürekli Charlie’ye gülüyor ve eğlencelerine alet ediyor. “Eğer akıllıysan sohbet edecek bisürü arkadaşın olur ve hep böyle yapayannız kalmazsın” diyen Charlie, zekanın her şeyi halledeceğini sanıyor. Ameliyatın ardından Charlie, Algernon ile tanışıyor, zekası normalin 3 katına çıkmış olan fare ile aynı başarıyı göstermesi beklenen Charlie yarıştırılıyor. Charlie, Algernon’u yenmeyi öğrenirken, onunla empati de kuruyor. Yemek yiyebilmek için testi geçmek zorunda olmasına üzülüyor ve onunla arkadaş olmaya karar veriyor. Charlie’nun zekası günden güne ilerliyor, Robinson Crusoe’ya “çok zor” derken kısa sürede şiir, bilim, felsefe ilgisini çekmeye başlıyor; Shakespeare, Milton, Newton, Einstein, Freud, Eflatun, Hegel, Kant gibi isimler ona heyecan veriyor. Laboratuvarın yer aldığı kampüsteki üniversite öğrencilerinden dinlediklerini aktarırken, sadece cümleleri düzelmiyor düşünceleri de şekilleniyor.
Hayata Dair
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
Kızıl Veba üzerine İnceleme
Puan vermedi·72 syf.··
2026 2. kitabı
jack london tarafından 1912'de gazetede tefrika edilerek yayınlanan ve sonra kitap haline getirilen kıyamet sonrası edebiyatı türü eser. 1912 yazılan bir kitabın 100-150 yıl sonrasına isabetli tahminler yapması ise bir o kadar şaşırtıcı geldi bana. notları ile birlikte 68 sayfalık kısacık bir kitap, bir günde bile bitirebilirsiniz. korona zamanı nasıl yüzlerce inceleme girilmemiş anlam veremedim. Spoiler!!! Kitaptaki salgın, korona ile bazı açılardan paralel ilerlese de çok daha ölümcül bir boyuta ulaşıyor ve insanlığın büyük kısmını yok ederek dünyada yalnızca bir avuç insan bırakıyor. Bu yönüyle sadece bir hastalık hikâyesi değil, medeniyetin ne kadar kırılgan olduğunu gösteren bir anlatı aslında. Okurken aklıma sık sık Albert Einstein’ın “4. Dünya Savaşı taş ve sopalarla yapılacak” sözü geldi. Einstein bunu nükleer savaş üzerinden kurgularken, London aynı sonuca bir salgın üzerinden ulaşıyor. Sebep farklı ama sonuç aynı: İnsanlığın bir anda bilimden, teknolojiden ve sosyal düzeninden koparak ilkel bir yaşama geri dönmesi. Bugün tüm teknoloji yok olsa, gerçekten kaçımız sıfırdan bir şey inşa edebiliriz? Küçük çaplı bir kıyamet sonrası dünyada sınıf farklarının ortadan kalkması da dikkat çekici. İnsanlar artık geçmiş statülerine göre değil, hayatta kalma becerilerine göre değer görüyor. Granser’ın, salgın öncesinde zengin ve kültürlü olan bir kadının sonrasında kaba bir şoförle birlikte olmasını kabullenememesi de bu kırılmanın güzel bir örneği. Ama öte yandan gerçeklik de ortada: Eğer bir gün doğada hayatta kalmak zorunda kalsam, yanımda bir edebiyat profesöründen çok iri yarı bir avcı isterim. Bir diğer dikkat çekici nokta ise Granser’ın kültürlü biri olmasına rağmen torunlarının neredeyse tamamen bilgisiz kalmış olması. İlk bakışta “neden onları eğitmedi?”
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
Feynman Potporisi
Puan vermedi·240 syf.··
2026 13. kitabı
Fikr-i sabit biri olduğumdan dolayı olsa gerek çok başarılı bilim insanları hakkında bir şeyler okuduğumda aklım hep aynı yere takılıyor. Bilim insanı, bilim ekosisteminden bağımsız olarak düşünülemez. Mesela bir anısını şöyle anlatıyor. Feynman 24 yaşında ilk sunumumu yaptım; çok heyecanlanlıydım vs vs vs. Sonrasında Profesör. Pauli yanındaki Einstein'e döndü ve sunumunun hipotezinin yanlış olduğunu söyledi (en azından katılmadığını ve Einstein'den destek görmek için ona yöneldi, sordu) ve Einstein ise Prof. Pauli'ye katılmadı. Hani Einstein çok duyulmuştur da; Profesör Pauli'nin de Nobel Fizik ödüllü olduğunu belirtmek iyi olacaktır. Manhattan projesine katılması da etrafındaki bilim ekosisteminden gelir. Robert R. Wilson bir gün gelir ve kendisini gizli bir toplantıya davet eder; hatta oldu bittiye getirir ve Feynman'ı projeye dahil eder. Bu noktadan sonra da Oppenheimer ile çalışacaktır. Hatta kitaba göre bir yerden sonra Feynman'ın kendisi ufak bir takımın lideri olmuştur. Ama buradaki çıkış noktası önemlidir. Akşam bir çay içelim rahatlığında Feynman dünyadaki o an en önemli fizik projesine dahil edilmiştir. Ahlaki değerleri tartışmayacağım; ahlaki değerin bulunmaması da en önemli etkenlerdendir bu kararımda. Sonrasında Feynman da göreceli olarak pişman gözükecektir. Buraya kadar yazdıklarım şu inançtan kaynaklıdır. Başarılı insanların ya da belli aşamaları geçmiş insanların çalışma disiplinlerinde, ya da eforlarında çok fark yok. Asıl büyük adımı atmaya yol açan farklılıklar genelde ekonomik imkanlar, etrafındaki insanların tavsiyeleri ve şans faktörü oluyor. Örneğin, çok başarılı bilim insanlarının erken kariyerlerinde kendi ekonomik durumlarının çok iyi olmadığı zamanlar vardır; ama laboratuvarlarının bütçelerine dair böyle şeyler pek okumayız. Cevabı
Keşfetmenin HazzıRichard P. Feynman · Alfa Yayıncılık · 2016169 okunma