Gurur Ve Önyargı
10/10
·424 syf.··
2026 7. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 06:57
Jane Austen’in kendi hayatından izler taşıyan muhteşem bir kitap.Kendiside soylu birine aşık olur ancak aradaki statüden ötürü onlar hiç bir zaman kavuşamaz. Ancak ilk aşkı evlendiğinde doğan kız çocuğuna Jane ismini koyar. Zaten Jane Austen aşkı böyle derin yaşamasaydı bu kitabı bu kadar muhteşem yazamazdı. Kitaptaki en belirgin nokta kitap aşk kitabı olmasına rağmen full odak elizabeth ve Darcy etrafında dönmüyor. Tüm kız kardeşler kuzenler dayı yenge vs aktif olarak kitapta mevcut.Ayrıca mektuplaşma kısımlarını okumak bana apayrı tat verdi :) Okurken Lydia,Collinsler, Lady Catherine ve Wickhem’a nefret duyacaksınız.Şahsen ben o duyguyu birebir yaşadım.Ayrıca Elizabeth ile Darcy’nin başbaşa yaptığı o aşk dolu yürüyüşleri sanki kendim yaşıyormuş okudum ve içim kıpır kıpır oldu.Bir kitap ne kadar güzel olabilirse o kadar muhteşem. Ayrıca filmide en iyi uyarlama arasında. Aşkı tekrardan hissetmek istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun :)
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202598bin okunma
Puan vermedi·109 syf.··
2025 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 14:06
Osamu Dazai, sadece bir karakterin hikâyesini anlatmıyor; insanın kendi içinde sakladığı korkulara, yalnızlıklara ve kimseye göstermediği kırık taraflarına ayna tutuyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, Yozo'nun insanlardan korkarken insanlara ait olmayı istemesiydi. Kalabalıkların içinde yaşayıp yine de kendini dünyaya yabancı hissetmesi, aslında birçok insanın sessizce taşıdığı bir yükü temsil ediyor. Dazai bunu büyük olaylarla değil, insan ruhunun en karanlık ve en kırılgan köşelerini göstererek yapıyor. Bu yüzden kitap boyunca bir roman okuyormuş gibi değil, bir insanın iç hesaplaşmasına tanıklık ediyormuş gibi hissettim. Eserin en güçlü yanı samimiyeti. Yazar, karakterini kahramanlaştırmaya çalışmıyor. Onun hatalarını, korkularını, zaaflarını ve çöküşünü olduğu gibi önümüze bırakıyor. Bu dürüstlük bazen rahatsız edici olsa da kitabın etkisini artırıyor. Çünkü burada kusursuz insanlar yok; sadece hayata tutunmaya çalışan yaralı ruhlar var. Ancak kitap her okura hitap etmeyebilir. Sürekli karamsarlığın hâkim olması, umut ışığının çok az görünmesi ve yer yer tekrar eden içsel bunalımlar bazı okuyucuları yorabilir. Fakat bana göre bu durum bir eksiklik değil, anlatılmak istenen ruh hâlinin doğal bir yansımasıdır. Dazai okuyucuyu rahatlatmak yerine onunla birlikte karanlığın içine inmeyi tercih ediyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey, bir insanın insanlığını bir anda değil, küçük kırılmalarla kaybedebileceği düşüncesiydi. Bazen en büyük yalnızlık, kimsenin olmadığı yerde değil; herkesin arasında hissedilendir. İnsanlığımı Yitirirken tam da bu yalnızlığın romanı. Acıyı romantikleştirmeden, insan ruhunun kırılganlığını bütün çıplaklığıyla anlatıyor. Benim için bu eser, yalnızca bir roman değil; insanın kendi içindeki karanlıkla yüzleşmesinin edebi bir
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 202060,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·400 syf.··
2026 108. kitabı
Fatma Erdek Kara Kış Beyaz Düş Selim,annesiyle Zeynep in hayatına babasının ölümünden sonra üvey baba olarak girdiği andan itibaren Zeynep,Selim e karşı hep mesafeli ve soğuktur.Ergenlik döneminde Selim in kendisine hissettiği duyguları öğrendiğinde midesi bulanır.Zeynep in en güzel yıllarında ruhunda kara bir delik açar hatta sevdiği adam ile arasına girer ve hayatı zehir eder.Zeynep te bulunduğu şehri terk eder ve hayatını başka bir şehirde başka insanları kendine aile olarak seçer. Annesini o elim hastalıktan kaybettikten sonra bir zamanlar kaldığı o ev Zeynep e yabancı olur.Kendisini limon ağacının dallarına benzetir ama kendisini tutacak,bulunduğu yere bağlayacak hiçbir kökü olmadığını görür ta ki karşına Yüzbaşı ve Karkız çıkına kadar. Kadının adının olmadığı Erzurum,Narman a tayini çıktığında,Hasan Amca,hasretini çektiği şefkatli elini uzatır.Hakime Hanım!ı hep göçmen kuşlara benzetir. Gururlu bir adam olan Hasan Amca,torunu Akgül den,Zeynep e bahsettiğinde,bir yardımcıya ihtiyacı olmamasına rağmen yanına çağırır,kendine yoldaş olmasını ister.Karkız ile tanıştığında kendi yirmi altının kışında,Akgül ise on altısında tamda hayatının baharındadır. Akgül doğmadan babası öldüğü için,kızı daha doğmadan lanetli ilan etmişti. Yedigi her lokmanın,içtiği her çorbanın hakkını ödeyebilmek için daha çocukken çalışmaya başlamıştı.Karkız yani Akgül,buna rağmen sığıntı gibi iliştiği sofrada fazlalık sayılmış,elini uzattığı her lokma,tabağa uzanan her kaşık boğazına takılmıştı çünkü o doğarken onun alnına ondan habersiz yetim yazılmış Saplantılı üvey babası yüzünden aşka düşman olan Zeynep,Yüzbaşı yı tanıdıkça ondan etkilenir.Zeynep e göre askerler sert yapılı adamlar olsada Güven Yüzbaşı tüm bu önyargılarını yıkmıştır.Yüzünde ki o samimi,sıcak tebessüm Zeynep e huzur verir ve adı gibi
Kara Kış Beyaz DüşFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 2026386 okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 93. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Vezir Gambiti Yazar adı: Walter Tevis Çeviri: Kerem Sanatel Kitap Türü: Roman Sayfa Sayısı: 321 Bu kitaba da buradaki yerel Kütüphanenin Türkçe kitaplar bölümünde rastladım ve okumak için aldım, yazarı ve kalemini bilmiyordum ve bu yüzden fazla bir beklentim olmadı. Kitap 80'li yılların ikinci yarısında yazılmış ve kahramanımız bir kız çocuğu Elizabeth 8 yaşında öksüz kalıp kimsesiz çocuklar yurduna yolu düşünce orada 4/5 yıl boyunca yaşadığı maceraları okuyorsunuz kitapta. Yolu nasıl satranç ile kesişiyor, evlat edinilme ardından gelen dünya satranç turnuvularındaki başarıları ve hayata dair yaşadığı zorluklar çok güzel kurgulanıp anlatılmış kitapta İngilteredeki yurtta, çocukları zaptetmek için onlara verilen sakinleştiricilerle onları nasıl bağımlı hale getirdiklerini okuyunca dehşet içinde kalıyorsunuz. Satrancı, kaldığı yurtta bir çalışandan öğrenince artık tüm hayatı satranç oluyor Beth'in. Kimse onun bir kız başına dünya şampiyonu olabileceğini ihtimal vermezken, o dünyada gelmiş geçmiş tüm satranç şampiyonlarını onların oynadığı stillerini oynadığı halini öğrenip yenmeyi başarıyor Kitapta birçok satranç stili anlatılmış bunlardan en ünlüsü Vezir Gambiti ve Sizilya olduğunu okuyorsunuz. Kitabı çok beğendim. Bu kadar spoiler yeter kitaptan birkaç alıntı: - Elizabeth ne seyahatlerinden ne de satranç turnuvalarındaki edindiği şöhretten kimseciklere bahsettiği yoktu. - Nihayet dereceli bir oyuncu olmaktan şimdilik memnundu, dünya turnuvaları onu korkutmuyor sadece belirsizlik ve farklı ülkelere gitmek zorunda olması onu biraz endişelendiriyordu. - Beth'in içinden satrancın güzelliğini övmek geçtiyse de vazgeçti. - Satranç her zaman rekabete dayalı değildir -Satranç kimileri için eğlencelik kimileri içinse bir tutku hatta
1000Kitap
Vezir GambitiWalter Tevis · İthaki Yayınları · 20202,223 okunma
9/10
·183 syf.··
2026 2. kitabı
Başlarken belki sıkılırım diye dusunmustum ama o kadar akıcı gitti ki uzun zamandır aklımda olan bir cok soruya cevap buldum diyebilirim. Kitap birbiriyle bağlantılı ama aslında farklı 13 bölümden oluşuyor. Beni en cok etkileyen kaygıyla ilgili bölüm oldu. Çocukken yaşanılan her seyin şu anki hayatimizi nasil etkiledigini sade bir dille, insani terminlere boğmadan anlatan harika bir basucu kitabı. Kendinizde ve çevrenizde anlam veremediginiz duygularin, davranışların arkasindaki bilinçaltı sebepler hakkında fikir sahibi oluyorsunuz. Yazar gercek bir insan olmanın aslında hiç kolay olmadığını, çaba ve özen gerektirdiğini anlatmakta. Bir kere okuyup kaldırlacak değil arada donup bakılmasi gereken bir eser.
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,5bin okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 04:41
Bu kitabı okurken ister istemez Jane Eyre ile karşılaştırdım, bu kitap daha az okunduğu için benim de beklentim daha azdı ama neredeyse Jane Eyre kadar sevdim bu kitabı da. Hatta o kitaptaki bazı sıkıcı ve gereksiz uzatılmış bölümler yoktu bu kitapta, baştan sona sıkılmadan okudum. Ve burda karakter daha gerçekçi ve yakın hissettirdi bana diyebilirim. Samimiydi. Agnes Grey, bir papaz kızı ve babasının sağlığı bozulunca ailesine maddi destekte bulunmak için mürebbiye olarak çalışmaya başlıyor. Gittiği ilk malikanede zorlu günler geçirip dönüyor ve bu kez başka bir malikanede işe başlıyor. Burda da yine onu zor günler bekliyor. O dönemin keskin sınıf ayrımını yine ortaya koyan bir kitap. Daha sonrasında Bronte kardeşlerden beklediğim üzere Agnes aşık oluyor ve bu süreci okuyoruz. Genel klasiklerle karşılaştırdığımda daha yüzeysel anlatıma sahip, o dönemde kitap yazmak isteyen herhangi birinin yazabileceği bir kurguya sahip, uzun betimleme veya iç hesaplaşmaların olmadığı bir kitaptı. Belki de hoşuma giden bu yalınlık oldu benim de. Yormayan bir klasik okumak istediğimiz zaman okunacak tarzda bir seçenek. Sıcak hissettiren bir aşk hikayesi, samimi gelen bir başkarakter ve akıcı bir hikaye idi özetle.
Agnes GreyAnne Brontë · Can Yayınları · 2024142 okunma