Herkes gibi merak edip okumaya başladım ve çok bayıldığımı söyleyemeyeceğim. Fena değildi akıcılık anlamında başarılıydı. Ama şunu söylemek istiyorum ki filmi olsa keşke. Neyse konuya geçiyorum.
Aynı üniversiteden mezun iki kız arkadaş ve bu iki kızlar aynı zamanda yazar. Tabi iki yazar olunca kıskançlık olması mümkün. Athena çok başarılı ödüllü yazar iken June pek başarılı bir yazar değil. Bir sabah Athena hayatını kaybediyor ve June onun yazdığı eskizi alıp kendine uyarlayıp piyasaya sürüyor. Kitap onu çok önemli bir konuma getirirken son günlere doğru kitap başına bela oluyor. Yaşadıklarını okurken iyi oldu diyorsunuz. Kitapta sosyal medyanın gücünü çok objektif anlatmış. Sosyal medya insanı rezil de eder vezir de.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
Bu kitabı bir okuma topluluğu içerisinde haftada iki gün zoom toplantısında toplu okuma yaparak okudum.Benim için inanılmaz bir deneyim oldu.Tek başına okuması oldukça zor olan bir kitabı bu şekilde çok daha kolay okumuş oldum .Kitap inanılmaz detaylı son derece objektif değerlendirmeler yapmış yazarımız çok büyük bir zevkle okudum .İyi ki okudum.
Mustafa Kemal’in 1922 den ölümüne kadar olan kısmı anlatıyor. Cumhuriyetin kuruluşu, sonrasındaki siyasi çekişmeler, inkilaplar dönemi, Atatürk’ün dil ve tarih çalışmaları ile hastalığı dönemi işlenmekte. Dönemin kitapları ve hatıralarına da atıfta bulunuyor. 3 cildin tamamı da objektif ve bilgi dolu. Dönemi anlamak, Mustafa Kemal’i anlamak için okunması gereken bir kitap.
İtiraf ediyorum bitmesin diye yenisi çıkmadan Murakami kitaplarını okumuyorum. Kitabı okurken kitaptaki şarkıların playlist ini dinliyorum. Kitabı okumuyorum yudumluyorum. Murakami iyi bir yazar mı kötü bir yazar mı bilemem ama benim zaafım var okurken kendimi iyi hissediyorum. Bu kitap ise Murakami’ye Sıla-i Rahim yaptıran Kobe depremi sonrası yazılmış içinde deprem geçen hikayelerden oluşmuş bir kitap her öykü bir senaryo olacak bütünlükte yazılmış. Objektif olamıyorum : Murakamist’im
Bilimkurgu türüne hep mesafeli olmakla birlikte bu kitabı çok uzun yıllardır merak ediyordum. O kadar çok adını duyuyordum ki, en nihayetinde hadi okuyayım dedim ve... ne yazık ki benim için bir hayal kırıklığı oldu. Elbette sevenleri için çok güzel bir kitaptır, ki zaten beğeniler tartışılmaz. Ama bana hiç hitap etmedi. Hikâye, kurgu, mizah (kahkahayı geçtim, sadece üç dört yer hoşuma gitti ve gülümsetti)... hiç beklediğim gibi çıkmadı.
Evet, bilimkurgu sevmem, ama mesela Matt Haig - İnsanlar'a hayran kalmıştım. Belki de hikâyelerde, bilimkurgu da olsa bir miktar gerçeklik arıyorum.
Kitaptaki övülen mizahın beni etkilememesi çeviri kaynaklı mı acaba diye bile düşündüm. (Bendeki 2025 basımı, daha önceki basımlarda belki çeviri farklılığı vardır, bilemiyorum.)
Neyse, bu da bir okurluk deneyimi oldu, deyip geçiyorum. :)
Ama objektif olarak şunu ekleyeyim; sıkı bilimkurgu -özellikle uzay temalı bilimkurgu- severler için kesinlikle güzel bir kitap.
Çok üzülüyorum bittiğine ya, valla. Aranızda okuyanlar var mı bilmiyorum ama bence çok yoğun bir kitaptı. Yoğun bir kitaptı deyince aklınıza çok süslü laflar kullanılan, zor okunan, olayların akmadığı bir kitap gelmesin ama duygular çok ön plandaydı ve ben açıkçası bu özelliği çok beğendim, kitap bitti ve kitabı yaşamışım gibi hissediyorum. Eğer çok fazla iç çözümlemelere vs tahammül edemeyecek biriyseniz belki o zaman sıkılabilirsiniz ama bunun dışında herkese tavsiyemdir kesinlikle : alın okuyun :DEDAŞah ve Sultanİskender Pala
Bütün bunlar bir yana yazar İskender Pala'dan da bahsetmeden geçmek istemiyorum. Kitabın arka planında nitelikli bir araştırma var belli. Büyük ölçüde hikayede objektif davranılmasının ve tarihsel içeriklerin en güzel şekilde kullanılmasının kitabın böylesine kaliteli olmasında büyük bir payı olduğunu düşünüyorum. İşte tam da bu yüzden teşekkürler İskender Pala .