Ben olmayan ben'i ağırlarken odam Sesler gelir kulağıma dipsiz bir derinlikten Bir daha gelmeyeceklerden sonra başlar susuşlar...
Sayfa 87·Kitabı okuyor
1000Kitap
Odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyor bir mum gibi, hayır, yanlışım var, ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna: Öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. Fakat diğerlerinin dumanından, soluğundan boğulmuş. Odam, bütün diğer odalar gibi, kerpiçten yapılmış, çok çok eski binlerce evin yıkıntıları üzerine.
Reklam
Çatı katında tozlanmıştır şimdi kitaplarım:D
Çatı katında bir odam, kitaplarım vardı. Param azdı, ama canım nasıl isterse öyle yaşıyordum.
Sayfa 207·Kitabı okuyor
Jean- Jacques Rousseau
Yürümeden hiçbir şey yapmam, benim çalışma odam kırlardır. Masa, kâğıtlar ve kitaplardan oluşan bir manzara beni daraltır. Çalışma araç gereçleri bezginlik verir bana, yazı yazmak için masaya oturursam yazacak bir şey bulamam ve bir düşüncem olması gereği de beni tamamen düşüncesiz bırakır.
Alıntı
"Bunca kaygı ve bilinmezliğin ortasında yine de kendimi en iyi ve emin hissettiğim yer çalışma odam. Kütüphanem ve masam. "
Sayfa 37 - Kronik·Kitabı okudu
İşte yine kendime ait bir odam vardı.
Reklam
Reklam