10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 225. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 22:37
Kabalığı incelemek aslında nasıl toplumları savunmak istediğimizi sormaktır. Öfkenin bazen gerekli olduğunu unutmamalıyız, silkinip apatiden sıyrılmamızı sağlar neticede. Ama adalet, eşitlik ve özgürlük idealleri -insanları toplumsal değişim mücadelesinde birleştiren bu idealler- olmaksızın öfke daha da şiddete kapı aralayabilir. Bu ideallerle beraber şunu da unutmamak gerek: Toplumu bir arada tutan şey, çoğu zaman fark edilmeyen ama birbirimizin varlığını fark edip tanımamızı sağlayan ufak çaplı hareketlerdir, yani hiçbir piyasada kendi başına üretilemeyecek nezaket davranışları.
Hayata Dair
Kabalık ÇağıRenata Salecl · Metis Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·50 syf.··
2026 78. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 14:57
Amerikalı yazar Herman Melville’in 1853 yazdığı bu novellayı okuyanlar bilir ki; “Yapmamayı tercih ederim.” bir sivil itaatsizlik mottosudur, sessiz bir isyandır. Modern dünyanın çarkları arasına sıkışıp kalmış insanın pasif direnişidir. Katip Bartleby’in hikâyesini Wall Street’te hukuk bürosu olan bir avukatın ağzından dinliyoruz. İşe aldığı Bartleby başlarda kusursuz biçimde çalışsa da zamanla çok basit işleri bile “Yapmamayı tercih ederim.” diyerek reddetmeye başlar. Ama bu reddediş işle sınırla kalmaz ve Katip Bartley’in varoluş biçime dönüşür. Bu sessiz ve yalnız adam reddedişlerini o kadar nazik ve zarif bir üslupla yapar ki anlatıcı avukatımız ona karşı öfke ve merhamet duygularını aynı anda hisseder. Hiçbir iş yapmamasına rağmen onu işten kovmakta zorlanır, vicdan azabı duyar. Peki Katip Bartleby karakteri neden bu kadar önemlidir ve edebiyat dünyasının unutulmaz karakterleri arasında yerini almıştır? Çünkü genelde alışık olduğumuz kahramanlardan farklıdır. Az yer, az konuşur, neredeyse varla yok arasında bir yerdedir. Ama onun eylemsizliği ve itaatsizliği sarsıcıdır. Onun sessiz varlığının aksine çığlık çığlığa bir pasif direniştir.
Katip BartlebyHerman Melville · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·48 syf.··
2026 11. kitabı
"Para ölümü zehirlerse ölümden bir tek öfke çıkar" – məhz fransız naturalizminin atası Émile Zola-nın "Nasıl Ölünür" (Comment on meurt) kitabının ana ideyasını, ruhunu əks etdirir. Zola bu qısa, amma sarsıdıb insanı silkələyən əsərində olduqca çılpaq bir sual verir: Ölüm hamını bərabərləşdirirmi? Müəllif bu suala "Xeyr" cavabını verir. O, cəmiyyətin 5 fərqli təbəqəsindən (aristokrat, burjuva, xırda dükançı/esnaf, fəhlə və kəndli) olan insanların son nəfəslərini və sonrasını 5 qısa hekayədə təsvir edir. Zola göstərir ki, insan necə yaşayırsa, elə də ölür; sosial siniflər, kapital, pul və status insanın yalnız həyatını yox, onun ölüm döşəyini, tabutunu və arxasından tökülən göz yaşlarını da formalaşdırır. Kitabdakı 5 fərqli ölüm portreti təxminən belədir: 1. Aristokratın Ölümü (Qraf de Çalye): Ölüm tam bir teatr səhnəsidir. Hər şey protokollara, "soyadın şərəfinə" uyğun idarə olunur. Əsl kədər yoxdur, sadəcə cəmiyyətə nümayiş etdirilməli olan "alicənab bir yas" rolu var. 2. Burjuvanın Ölümü (Madam Guérard): Həyatı boyu rahatlıq və lüks içində yaşamış bu təbəqə üçün ölüm böyük bir qorxu, qəbul edilə bilməyən bir təhdiddir. Həkimlər, dərmanlar və pul tökərək ölümdən qaçmağa çalışırlar, lakin qaçış yoxdur. 3. Xırda Dükançının Ölümü (Madam Rousseau): Pul qazanmaq hər şeydən üstündür. Qadın yuxarıda can çəkəndə belə, həyat yoldaşı müştərilərə mal satmaq, qəpik-quruş hesablamaq məcburiyyətindədir. Çünki dükkanı bircə saatlıq bağlamaq maddi itki deməkdir. Ölüm yatağında belə pulun zəhəri var. 4. Fəhlə Ailəsinin Ölümü (Kiçik uşaq - Charlot): Yoxsulluq içində yaşayan fəhlə ailəsində ölüm bəzən "boğazın birinin azalması" kimi acı bir rahatlıqla qarşılanır. Çarəsizlik, tibbi yardıma çata bilməmək və ölümün gətirdiyi o soyuq, kimsəsiz reallıq bura hakimdir. 5. Kəndlinin Ölümü
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,4bin okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2026 84. kitabı
SAYANORA MAGİC & Büyülü Bir Öfke . Tanaka üçüzlerini hatırlıyorsunuz değil mi? Hani bir tek babaları gözetiminde büyü yapmaları izni olan, fakat her çocuk gibi farkedilmeyeceğini sanarak yapılmaması gerekeni yapıp belayı üstlerine çeken kardeşler. O haftaki at resmi yapma ödevleriyle uğraşıyorlardı ki, Akira resme kabiliyeti olmadığını anlayıp büyüsünü yaptı. Evet, yine yaptı! Fakat bu sefer evde olmaları ve büyüyü sesli yapması babasının farkına varma sebebi oldu. Dinledikleri uzun nutuk sonrası geri alınmayan büyü ile resim okula götürülmüş, Gina'nın dikkatini çekmiş, büyükannesi hakkında ileri geri konuşarak Akira'yı daha da sinirlendirmişti. Akira, Gina'ya ders vermek istemiş fakat Maru'nun ceza almasına sebep olmuştu. Şimdi ne yapacaktı? Okuldaki tek ve en yakın arkadaşını kızdırmış, onu teselli etmeye çalışan kardeşlerinin gözü önünde büyük felakete doğru sürüklenmiştiler. Yine Akira, yine yanlış yapılan bir büyü ile olay anına gitmek yerine, 1966 yılında büyükannesinin onların yaşındaki hali zamanındaydılar. Geri dönmek istediklerinde ise geçmişte süper güçleri olmadıklarını fark etmeleri uzun sürmedi. Şimdi ne yapacaklardı? Bu zamanda kalmak istemedikleri gibi güçleri de olmayınca yanıt tekti! Neler yaşandı, neler oldu? Kendi zamanlarına dönebildiler mi dersiniz? Hepsi ve daha fazlası üçüzlerin macerasında. .
Sayanora Magic Cilt 4Burakkuberi · Xlibris Yayınları · 20261 okunma
Yanıtı dış koşullarda değil, önce iç dünyanda ara..
6/10
·259 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Lynn Grabhorn’un Affedersiniz Ama Hayat Sizi Bekliyor kitabını merak ederek okumaya başladım. Kitabın temel mesajı tanıdıktı: Hayatımızı sadece düşüncelerimiz değil, düşüncelerimizin arkasındaki duygu hâli de şekillendiriyor. Grabhorn, Çekim Yasası perspektifinden bakarak, içinde bulunduğumuz duygusal frekansın hayatımızdaki deneyimleri etkilediğini savunuyor ve şu sorulara dikkat çekiyor: “Neden hep aynı döngülerdeyim?” “Neden istediğim şeyler gelmiyor?” Yanıtı dış koşullarda değil, önce iç dünyamızda arıyor. Zen, Budizm ve mindfulness daha çok “olanı olduğu gibi görmek, tutunmayı bırakmak ve kabul etmek” tarafındayken; bu kitap “duygusal titreşimini değiştir, hayatın değişsin” yaklaşımına daha yakın duruyor. Ben kitabı hayatı kontrol etmenin bir yöntemi olarak değil, kendime ayna tutan bir davet olarak okudum. Çünkü hayatımın mükemmel olmasıyla ilgilenmiyorum. Her şey istediğim gibi gitse de gitmese de, hayatla kurduğum ilişkinin niteliği benim için daha önemli. Bu yüzden kitapta beni en çok etkileyen soru şu oldu: “Şu anda hayatla hangi duygudan ilişki kuruyorum?” Korkudan mı? Eksiklikten mi? Yoksa güven, açıklık ve kabullenmeden mi? Grabhorn kitapta dört adım öneriyor: • Ne istemediğini belirle. • Ne istediğini belirle. • İstediğin şeyi hisset.
Ben ve Duygularım
Affedersiniz Ama Hayat Sizi Bekliyor!Lynn Grabhorn · Nokta Yayınları · 20046 okunma
Puan vermedi·300 syf.··
2026 30. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 18:32
“Tuhaf İsimli Kitaplar” koleksiyonuma bir yenisi daha eklendi: Arıları Kurtardığımız Yaz. Arıları çok seven biri olarak daha kitabın ismine ve kapağına ilk anda vuruldum zaten. Kitap boyunca karakterlerin çoğunu gerçekten çok sevdim. Özellikle çocukların yaşadıkları durum karşısında verdikleri tepkiler çok gerçek hissettirdi bana. Her çocuk zor bir durumla farklı şekilde baş etmeye çalışıyor sonuçta; biri kaçmayı seçerken diğeri içine kapanıp susmayı tercih etti, kalanlarsa kabullenmeyi. Ama hepsinin ortak noktası, bir gelecekleri olduğunu annelerine kanıtlamaya çalışmalarıydı. Bu çabaları okurken hem üzüldüm hem de onlarla gurur duydum. Ama Wolf’un annesine karşı aynı sempatiyi hissedemedim. Bir anne olarak çocuklarının duygularına bu kadar duyarsız olması beni gerçekten sinirlendirdi. Eğitimlerini önemsememesi, istemedikleri kostümleri giymeye zorlaması ve istemedikleri bir yolculuğun içine sürüklemesi boyunca içimde sürekli bir öfke vardı. Çocukların sesini duymamakta bu kadar ısrar etmesi çok can yakıcıydı. Kitapla ilgili sevmediğim şey ise açık sonla bitmesiydi. Violet nereye gitti? Geri dönecek mi? İkizler yolculuğa devam mı edecek yoksa büyükanneleriyle mi kalacak? Hikâye bittiğinde kafamın içinde hâlâ cevap bekleyen bir sürü soru vardı. Yine de kitabın o sıcak, kırgın ve umutlu havasını sevdim. Özellikle arıların hikâyenin içinde taşıdığı anlam çok güzeldi. Bazı insanlar için arılar sadece arıdır belki ama bu kitapta özgürlüğü, düzeni, geleceği ve ait olmayı temsil ediyorlardı sanki. Robin Stevenson Arıları Kurtardığımız Yaz
Arıları Kurtardığımız YazRobin Stevenson · Ren Kitap · 2017137 okunma