“O sırada içeriye bir gölge girdi, iki büklüm ve karanlık bir gölge, yavaş hareketlerle kapı niyetinde bir örtüyü aralayıp içeriye girdi. Oha derdim azıcık daha az korksaydım ama diyemedim, öyle korktum ki.. nefes bile alamadım. Aha dedim geldi işte, zebani.. hadi yürü diyecek bana. Ölmüşüm ben. Ya da belki, zebani değil de.. orak var mı elinde? Aahh, ah hep batı sembolizmi. Vay anam, bunları ben mi söylüyorum. Batı sembolizmi ne abi. Ben nerden biliyorum da ya da uyduruyorum da söylüyorum bunları. Töbe. Dur bakalım, topla kendini. Bir iki üç.. tamam şimdi baştan alalım. Korkuyor muyum? Hayır.. Neden korkmuyorsam.. aklım başımda değil de ondan korkmuyorum neden olacak. Gölge kapıdan fışt diye sıyrılıp geldi yanıma kadar, çöktü ki çökmek için pek çaba harcamadı, zaten acaip derecede kısaydı bir de üstüne üstlük kamburdu. Alnımdan bezi aldı, fısır fısır mırıldandığını o an fark ettim. Belki her şey geride kalmıştı, şu an Afrikadaydım, bu kadınımsı yaratık da benim annemdi, ben de aslında bir avcıydım, fil avcısı mesela, fil avlamaya çıkmışken, -dişleri için, filleri öldürüp dişlerini söküyor ve bilardo topu yapmak üzere İtalyanlar'a satıyor, aldığımız parayla İtalyanlardan makarna alıp karnımızı doyuruyorduk. Böyle geçiniyorduk. Böylece biz hayvan düşmanı katiller, İtalyanlar ise modern ve zengin Avrupalılar oluyorlardı.”
Sayfa 37 - 10·Kitabı okuyor
"Belki biraz dolaşırız dediydim," dedim akabinde. 'Dediydim' dediğime göre kesin köylüydüm ben. Onlar böyle konuşur, değil mi, şehirliler 'demiştim' filan der. Geleyim de şunları şordan şöyle alayım dediydim. Tabi. Zatı alinize bana bunları yapmayın demiştim. Boş muhabbet, ne köyü ne kasabası. Hem köylü olsaydım bunları nasıl düşünebilirdim ki? Yoksa düşünebilir miydim? Oha, ben kesinlikle şehirli bir hödük olmalıyım, soruya bak 'köylü olsam bunları nasıl düşünecekmişim de mişim.. niye lan, köylüler düşünemiyor mu? Yok ama şimdi, kendime fırça attığıma göre o kadar da hödük değilim demek ki.. tabi.”
Sayfa 26 - 13·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sen nasıl kayboldun bacım? Evdeydim valla, öyle takılıyordum. Mutluluktan deliriyor falandım yani. Oha ya, bu çok fazla dedim kendime. Ben bu kadar mutluluğu hak etmiş olamam, kesin bir terslik var bu işte dedim. Sonra dedim, ben herhalde yanlış hayat almışım, gideyim geri vereyim de kendi hayatımı alayım. Çıktım evden. Kayboldum.
Sayfa 86·Kitabı okudu
"Şiddet bağımlısı olduğunu biliyorsun, değil mi?" derken gözlerinde kınayan bakışlar vardı. "Dayak arsızı olduğunu biliyorsun değil mi?" Ben de ona kınar gibi baktım. "Sana arsızım," dedi rahat bir tavırla. "Hasta mısın sen, Polat Ağa?" dedim sinirle. Yine oyun oynuyordu. "Kendine gel." "Hastayım," dedi. "Kronik Naz Yetmezliğim var." Oldukça ciddiydi. "Senin kafan iyice uçmuş gerçekten. Pes, çüş ve oha yani."
Sayfa 259 - Vera yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
:D
"Geçen akşam şarap almıştım, eve gidiydim. Kimliğim evde kalmiş. Mahleye girdim, oha üç poles çıktı karşıma. Biri dedi ‘ula kimliğin ver!' Ama kimlik evde kalmiş, nesil vereyim? Çaketimi açtım, şarabi çıhardım, dedim ahan kimliğim budur! Sarhoşam ben.Beni birahtilar,"
Sayfa 56·Kitabı okudu
Edebiyat
Sen nasıl kayboldun bacım? Evdeydim valla, öyle takılıyordum. Mutluluktan deliriyor falandım yani. Oha ya, bu çok fazla dedim kendime. Ben bu kadar mutluluğu hak etmiş olamam, kesin bir terslik var bu işte dedim. Sonra dedim, ben herhalde yanlış hayat almışım, gideyim geri vereyim de kendi hayatımı alayım. Çıktım evden. Kayboldum.
Sayfa 86·Kitabı okudu