"Halka söylemekten utanacağın bir işi yapmaktan nasıl utanmazsın? Sen herkesten alçak mısın ki yaptığın bir işi, ötekinin berikinin bilmesinden utanmak gereksin de, yalnız senin bilmenden hicap lazım gelmesin".
Konuşun ! Etrafınızdaki çocuklarla, kendinizden küçüklerle konuşmaya tenezzül edin ! Onlara anlatın ! Her şeyi bilsinler ! Siz onların bir hiç yüzünden ne kadar azap çektiklerini bilmezsiniz !
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı?
Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu. İçimizde şeytan yok. İçimizde aciz var. Tembellik var. İradesizlik, bilgisizlik, ve bunların hepsinden daha korkunç birşey; hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var....
George !
Ne istiyorsun ?
Şaka yapıyordum, George. Ketçap filan istemiyorum. Şurada elimin altında olsa bile, yemezdim.
Şurada elinin altında olsa, biraz alabilirdin.
Yemezdim George, hepsini sana bırakırdım. Tabağındaki fasulyelerin üstünü kıpkırmızı kaplardın. Ben elimi bile sürmezdim.