... Cahilsin;okur,öğrenirsin. Gerisin; ilerlersin. Adam yok; yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok; kazanırsın.
Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.
Bu mahkemelerin çalışma düzenine gelince; ilk derece mahkemesinin dinleyip, okuyup, hissedip, keşfedip ve anla yarak verdiği kararı doğru bulmayan kişi, dava dosyasının bir kez de yüksek mahkemede görev yapan 5 hakim tarafından incelenmesi amacıyla temyiz yoluna başvurur. Ancak bizde çoğunlukla dosya görüşüleceği (Yargıtay ve Danıştay) daire üyelerince okunmaz. Dosya tetkik hakimlerine havale edilir.
Tektik hakimleri dosyayı okur ve belirlenen günde daire üyelerine anlatırlar. Daire üyeleri ise iddia, savunma, deliller ve içeriği hakkında, bizzat okuyarak bilgi sahibi olmadıkları dosya hakkında, sadece tetkik hakiminin kendilerine anlattığına bağlı olarak karar verir. Dünya örneklerine bakıldığında böyle bir uygulama, yani yüksek mahkeme üyesinin, dosyayı kendisi okumadan karar verdiği bir uygulamaya rastlamak mümkün değildir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beklemek her şeyi kuvvetlendirir. Çayı demler, pilavı dinlendirirsiniz, kitabı ağır ağır okur, yazıyı tekrar tekrar yazar, insanı usul usul tanırsınız.
Edebiyat, hayallerine sadakatini yitirmemiş ve inanmış insanların uğraşıdır. Hayallerimizi yitirmek istemiyorsak, safları sıklaştırmak zorundayız. Okur
ve yazar, yani o 'üç-beş kişi' birbirinin soluğunu hissedebilmeli.