1000Kitap Logosu
Resim
Öyle anlaşılıyordu ki, rastlantısal buluşmalarla, yarı meraklı okurların sözünü etmesiyle, sergilerde dikkati çekmesiyle, ortalıkta hâlâ bir yüz-yüzelli nüshası elden ele serseri bir mayın gibi gezinmekte olan kitap ya da aynı işlevi sihirli bir şekilde görebilen başka kitaplar, bazan okurlarından birinde bir heyecan dalgası, bir çeşit ilham uyandırıyordu. Bazıları kitapla bir yalnızlığa çekiliyor, ciddi bir buhranın eşiğindeyken dünyaya açılarak hastalıktan kurtuluyorlardı. Kitabı okur okumaz bir sarsıntı geçiren, bir öfkeye kapılanlar da vardı. Bunlar kitaptaki dünyayı bilmedikleri, tanımadıkları, aramadıkları için dostlarını, yakınlarını, sevgililerini suçluyor, kitaptaki dünyanın insanlarına benzemedikleri için onları acımasızca eleştiriyorlardı. Başka bir takım da kitabı okur okumaz metnin kendisine değil, insanlara dönen örgütçülerdi. Bu hevesliler kitabı kendileri gibi okumuş başkalarını aramaya koyuluyor, bunda başarısız olurlarsa —ki hep böyle oluyordu-kitabı başkalarına okutup avladıkları bu kişilerle bir ortak eyleme girişmeye çalışıyorlardı. Bu ortak eylemin ne olduğu konusunda onların da, bu eylemcileri izleyen ihbarcıların da herhangi bir fikri yoktu.
“Bana elbisenizin üzerinden cinsel bölgenizi gösterebilir misiniz?” diye sormuştum bir okur buluşmasında gençlerden birine; ısrarım üzerine genç, utana sıkıla eliyle bacaklarının arasını göstermişti. Ben de “Orası üreme ve boşaltım organlarının bir kısmının bulunduğu yer. Cinsellik tüm bedeni kaplar. İşte bu yanlış anlaşılmadır kimi sıkıntıların başlangıcı.” demiştim.
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.