Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Bu gerçeği sadece çocuklar taa yüreklerinde hissettiler. Çünkü artık kimsenin onlara ayıracak zamanı yoktu.
Oysa zaman yaşamın kendisiydi ve yaşamın yeri yürekti.
İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu.
İçinde yaşadığımız zamanı aşmadan, zaman boyutuna hakim olmadan anların içindeydi tüm varoluşumuz. Hayatımız bir andı, yaşadığımız gezegen evrende belki de bir kaç saniyedir vardı ve bizler zamanın içinde, enerjiyi en yavaş titreşimde madde olarak görebileceğimiz belki de tek yerde sanki hapis gibiydik.
Sabahtan akşama kadar insan bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekler, bekler, bekler, düşünür, düşünür, beyni zonklayıncaya kadar düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yapayalnız kalır. Yalnız. Yalnız.