Ev telefonunun üzerindeki dantelle oynarken annem, bir anda yüzüne ağız dolusu bir gülümseme yayıldı. Belki de on altı yıl boyunca hayalini kurduğu cümle, bir kelebeğin kanat çırpışı gibi uçtu annemin dudaklarından...
"Şahiiiin gelirken ekmek al..."
"Babamın kaybolduğunu bir daha okusana anne" dediğimi hatırlıyorum. En çok o bölümü seviyordum, tekrar tekrar dinlemek istiyordum, hayalimdeki babamı bir kaybediyor bir buluyordum. Şimdi sorsan, desen ki, ne ile büyüdün? Cevabım şu: Babamın yok oluşlarıyla...
Sarkaç durdu. Kapı yok.
Ayna buğulanmıyor. Tanrı bitti.
Ölüm değil büyük ceza
Her zerresi yalnızlık
Bir dünyayı sevmek hâlâ.
Ayrılık burcum...
Parmaklarım birer mihrap çırası
Gövdem bitene kadar tüteceğim başında.