Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, medeniyet dediğimiz şeyin ne kadar ince bir çizgi üzerinde durduğunu görmek oldu. Kurallar, düzen ve güven ortadan kalkınca insanların nasıl değişebileceğini oldukça sert bir şekilde anlatıyor. Bazı bölümlerde insan öfkelenirken, bazı bölümlerde üzüntü hissediyor; hatta insanlık adına utandığı yerler bile oluyor.
Saramago'nun dili alışılmışın dışında. Noktalama işaretlerini az kullanması ilk başta zorlayabiliyor ama okudukça buna alışıyorsunuz. Kitabın insanı düşünmeye zorlayan bir yanı da var.
Körlük bana göre sadece bir roman değil, insan doğasına tutulmuş sert bir ayna. Kitabı bitirdikten sonra etkisinden çıkamadım, hatta tekrar okuyacağım. İnsanlara, topluma ve hatta kendime farklı gözle bakmamı sağlayan eserlerden biri oldu.