Bireyleri kendi çıkarları için yalan söylemeye, ahlaksızlık yapmaya yönelten ana unsur doğrudan kendi ahlaksızlığımızdan kay naklanmıyor. Daha çok çevremizdeki diğer kişilerin bu durumda ne yapacağına ilişkin bir bilişsel önyargıyla hareket ediyoruz. Yani, kendi kendimize "Bu durumda herkes aynı şeyi yapardı" deyip ya lan söylemeye ve fazladan birkaç dolarlık kazancı cebimize atmak için vicdani bir kapı aralıyoruz.
Bu terzi üzerine uzun uzadıya bir şeyler söyleme mize elbette gerek yok, ancak mademki tüm öykü kahra manlarının karakterlerini ayrıntılarıyla çizmek usulden ol muş, o zaman yapabileceğimiz bir şey yok: Gelsin bakalım şu Petroviç de buraya!