3/10
·336 syf.··
2026 15. kitabı
Nerden başlasam bilemiyorum. Öncelikle 336 sayfalık kitap 200 sayfa olabilirdi ve puanım üçten altılara kadar çıkabilirdi. Neden böyle söylüyorum. Çünkü karakterlerin hissetmiş oldukları duyguları çok fazla betimledi ve beni empati kurmaktan kopardı. Kitabı bi kere yarım bırakıp araya başka bir kitap alarak bitirdim, yoksa bitiremezdim. Olay güzel, mahalle sıcaklığı hissediliyor fakat kitap kapağında da olan 2 genç dışında yan karakterlerin hikayelerine çok değinilmedi diye hatırlıyorum. Oysaki o mahalleyi sıcak hissettirmek bence bu şekilde olurdu o zaman da puanım 7-8 olurdu :)
Salkım Sokak No:3İclal Aydın · Artemis Yayınları · 02,537 okunma
Define Adası
8/10
·96 syf.··
2026 7. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 22:29
Korsan ve deniz maceralarını seviyorsanız okuyabilirsiniz. Kitap oldukça güzel bir macera romanı. Ana olay olduktan sonra ne olduğu anlatılmamış orası daha ayrıntılı olabilirdi.
Duygu ve Düşünce
Define AdasıRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,5bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·208 syf.··
2019 26. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2019 00:00
Bu gün @solaunitasyayinlari n'dan @sinem_pehlivan_karakoc un kitabı #iskokusu ile geldim. " Siz sevdiğiniz için nelerden fedakarlık ederdiniz? Ya da onun için yaptıklarınızı fedakarlık olarak görür müydünüz? " sorusu varmış #arkakapak tanıtımında. Kitabı okumadan önce soruyu okusaydım bir cevabım olabilirdi aslında, ama artık yok... Çünkü aşk dolu, mutlu bir gelecek vaad eden hayatın, nasıl yerle bir olduğuna tanık oldum. Şüphesiz okuduğumuz bu tarz kitaplarda bir çok duyguyu bir arada yaşıyoruz. Hepsinde ayrı bir hikaye, ayrı bir mücadele, ayrı bir hastalık, ya da bir yıkım oluyor. Okumaya başladığımdan beri omurilik felci odak noktam oldu. Saniyeler süren bir kaza ve sonrası 'mücadele' nin bambaşka bir anlama bürünmesini anlatıyor. Detaylar can yakıcı çünkü gerçek olduğunu biliyorsunuz. Bu süreçte karşılıklı hissedilenler, dile getirilemeyenler, o duygu yoğunlukları, yaşanılan aidiyet ya da boşluklar güzel yansıtılmış. Hala "eee şimdi ne olacak" ruh halindeyim. Aşklarına tebessüm ettiğim, dostluklarına imrendiğim, güçlü durma çabalarında duygulandığım keyifli bir okuma oldu benim için. Kitapla kalmanız dileğiyle... "Karşıdan gelen arabanın farı sayesinde gördüm gözlerini. Başını bana çevirmişti, gözlerinin içi gülüyordu. Bu gülüş için her şeyi yapabileceğimi düşündüm o an. Aynı araba sayesinde de o son gülüşü oldu..." "Sevmek tam olarak buydu işte. Ona konduramamak yılların eskiliğini, yorgunlukları anımsatan çizgileri, ellerindeki titreyişleri. Yakıştırdığın haliyle beliriyor sevdiğinin sureti gözünde. Aşk da böyle olmalıydı..." "Her insan iyidir ve kötüdür. Umarım senin iyilerin, benim kötülerime tahammül edecek kadar iyilerdir. Ve benim iyilerim senin kötülerini sana hissettirmeyecek kadar iyidir..."
İs KokusuSinem Pehlivan Karakoç · Sola Unitas · 20195 okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:26
Saramago ne kadar medeni gibi görünsek de aslında hala birer hayvan olduğumuzu, şartlar değişirse her şeyin hızlı şekilde vahşileceğini, kendimizi medeni sanacak kadar kör olduğumuzu anlatmak istemiş. Bu mesajı biçimsel olarak da vermeye çabalamış ki bu durum okumayı ve akıcılığı olumsuz etkilemiş. Örneğin, nokta ve virgül dışında noktalama işareti kullanmamış. Karakterlerin isimleri yok. İlk kör olan adam, doktorun karısı gibi sıfatlarla tanımlanıyor kitap boyunca insnlar. Özellikle konuşmalar düz yazı şeklinde aktarılınca kimin ne dediğini anlamak zor olabiliyor. Başlangıçtan ortalara kadar aksiyonu bol, merak duygusu yüksek bir tempoda ilerlerken ortalardan sonra yavaşlayan ve daha detaycı bir anlatım var. Bazı soruları kasten yanıtsız bırakmış yazar. Final kısmı ise daha güçlü ve çarpıcı olabilirdi. Kitabın genel karamsar atmosferini karşılamayan bir final olması bence etkisini azalttı. İnsanın psikolojik yönünü doğru tahlil eden bir yazarın okuyucunun aklından geçenleri tahmin ederek kaleme aldığı, bolca alt metni olan güzel bir distopya okuması oldu benim için
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
Bırak kilitli kalsın
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:25
Ben bu satırları yazarken ( intihar mektubuna başlamış gibi oldu, sen bu satırları okuduğuna göre ben çoktan tahtalı köye gitmiş olacağım hesabı ) yazarın eli ayağı durmuyordur kesin, yazıyordur. Be kadın hiç mi başka işin yok el insaf bizde insanız. Evi temizle, yemek yap, tatile git, nefes al nefes. Yazarı sekiz kitabını okumuş oldum. Evet, yazar yine son derece merak uyandıran bir kitap ile karşımıza çıkıyor. Su gibi okunuyor maşallah supanallah vb. Burda sıkıntı yok, kurgu güzel karakterler güzel de Cinayetleri daha baskın olabilirdi, daha ayrıntılı, daha işkenceli, kan istiyorum kan Bütün karakterlerden şüphelendim. Ters köşe oldum. Öldürüleceğinden korktuğum karakter katil çıktıya la. Kısaca konuya deginecek olursak, geçmişi sırlarla dolu olan Nora'nın yaşamını anlatıyor. Başarılı bir cerrah olan Nora, geçmişinin karanlık sırlarından kaçmaya çalışırken, beklenmedik bir olayla hayatı baştan aşağı değişir. Sırları ve korkuları da bir açığa çıkmaya başlar. Bakalım Nora geçmişinden kaçabilecek mi! 26 yıldır sakladığı sır açığa çıkacak mı? Bazı kapılar boşuna kilitli değildir...işgüzarlık edip illa açacağım bu kapıyı diye uğraşmayın Okunur diyorum 10/8 Bazı kapılar boşuna kilitli değildir...
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,624 okunma
Gerçek müzeler, Zaman'ın Alana dönüştüğü yerlerdir
Puan vermedi
Orhan Pamuk’un kaleme aldığı, Türk edebiyatının hafıza kütüphanesinde anıtsal bir yer edinen Masumiyet Müzesi, yalnızca bir aşk romanı değil; bir şehrin, bir dönemin ve topyekûn bir kültürel mirasın estetik ve sosyolojik envanteridir. Bir eseri incelerken, onun arkasındaki muazzam emeğe, kurgunun satır aralarındaki dil işçiliğine ve sayfalara dökülen entelektüel birikime hürmet etmek benim için her zaman bir adalet ve hak borcudur. Pamuk’un bu yapıtında ortaya koyduğu olağanüstü titizlik, sadece edebiyat dünyasına değil, insan hafızasına ve nesnelerin hakkını teslim etmeye yönelik sarsılmaz bir liyakat göstergesidir. Kitabın ana konusu, 1970'lerin İstanbul'unda varlıklı bir burjuva ailesinin oğlu olan Kemal ile uzak akrabası yoksul Füsun arasındaki tutkulu ve saplantılı aşk gibi görünse de, eserin asıl amacı zamanı mekâna tahvil ederek toplumsal bir belleği koruma altına almaktır. Eseri okurken beni en derinden sarsan ve bir yazar olarak hakikat arayışımla örtüşen o meşhur açılış cümlesi, insan ömrünün ve adaletin mutlak dengesini hatırlatır niteliktedir: "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Bu alıntı, benim dünyamda geçmişe, zamana ve yaşanmışlığa karşı yapılması gereken en büyük adaleti simgeler; zira insan, elindekinin kıymetini ve hakkını ancak onu kaybettiğinde ya da bir müze sessizliğinde seyre daldığında idrak edebilir. Hakiki bir adalet anlayışı, insanın kendi kalbine ve geçmişine karşı da dürüst olmasını gerektirir ki Kemal’in tüm aristokratik imtiyazlarını elinin tersiyle iterek bu aşka ve onun nesnelerine teslim olması, statü otoritesine karşı verilmiş sarsılmaz bir ruhsal mücadeledir. Sosyolojiyi, dili, şehir tarihini ve eşyaların sessiz çığlığını bir bütün olarak ele alan bu romanda Pamuk, 1970'li yılların İstanbul burjuvazisinin Batılılaşma
1000Kitap
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma