"Kaçıp gitmek istediğiniz yerin kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydı. Hapishanenin bir yer değil, bakış açınız olduğunu anlamak."
Öyleyse neden tarih okuyoruz? Fizik veya ekonominin aksine, tarih doğru ve tutarlı tahminlerde bulunmak için uygun araç değildir. Geleceği bilmek için değil, ufkumuzu genişletmek, mevcut durumumuzun ne doğal ne de kaçınılmaz olduğunu anlamak ve sonuç olarak önümüzde akla hayale gelmeyecek olasılıklar bulunduğunu anlamak için tarih okuyoruz.
İkili değerlere indirgenmiş bir kültürde yaşıyoruz: Ya sağlıklı ya hastasınız, ya bir işleviniz var ya da işlevsizsiniz. Bu ruhsuzlaşıp donuklaşan olasılıklar alanı tam da sizi depresyona sokan şeyse, kendinizi depresif olarak tanımlayarak bu ruhsuzlaşmaya katılmaya direnme eğilimi gösterirsiniz. Hasta olanın dünya olduğuna ve böyle bir dünyada işlevini yerine getirmeyi reddetmeye direnmenin sağlıklı olduğuna karar verirsiniz.
Sayfa 216 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu