A'RÂF SÛRESİ
189. O (Allah), O'dur ki, sizi bir tek "nefis"ten/bir tek kişiden yarattı, eşini de ondan yaptı ki gönlü buna ısınsın. Bunun üzerine ne zaman ki bunu kucaklayıp sardı, bu da hafifçe bir yüke hâmile oldu. Bir müddet bununla geçti, derken ağırlaştı. O zaman ikisi bir, kendilerini yetiştiren Allah'a şöyle dua ettiler: "Bize salih bir çocuk ihsan edersen, yemin ederiz ki kesinlikle şükreden kullarından oluruz." 190. Fakat Allah kendilerine salih bir çocuk verince, erkeği dişisi, tuttular Allah'ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O'na birtakım ortaklar koşmaya başladılar. Allah ise onların koştukları ortaklıktan yücedir.
Âyet-i Kerime meali
bi cicek cizdim bu aksam avucuma ismini her sey koydum simli ojeler sürdüm yalnızlıktan sıkıldıgımda müsveddesi gibi simdi tırnaklarım yıldızlı bir gecenin ** ben acılarımın basını evcimen telaslarla oksadım bayım bir pardösüm bile oldu icinde kayboldugum insan kaybolmayı ister mi ben iste istedim bayım uzaklara gittim uzaklar sana gelmez,sen uzaklara gidersin uzaklar seni ister bak uzaklar da astan anlar bayım
Reklam
Bilakis dünya zaten güzeldi ve onu çirkinleştirenler yalnızca insanlar oldu.
Sayfa 156·Kitabı okuyor
Çünkü anne, kız çocuğunun gelecekteki kendini, kız çocuğuysa annenin kaybettiği benliğini gördüğü bir aynadır - annem, beni, ne kaybettiğini bilmek istemediği için mi görmüyor acaba? 
Alıntı
Mazlumlar zalim, âşıklar hain, mücahitler müteahhit ve gariban galip oldu. Hayaller hüsran, hayatlar berbat oldu!
Alıntı
Dünyayı anlamaya ilk heves ettiğinde çok okuma, çok düşünme kafayı üşütürsün dediler. Direnip devam ettiyse ergenliğinde şuna bak, çıktığı kabuğu beğenmiyor dediler. Devam edip yetişkin olduğunda ne oldu hani o kadar kitap okudun bir baltaya sap olabildin mi, bak şimdi tutunamayanları oynuyorsun dediler. Kimse bütün değerlerin ucuzlaştığı bir ortamda tutunmanın en iyi ihtimalle onursuz bir beceri olduğundan bahsetmedi.
Alıntı
Reklam
Reklam