189. O (Allah), O'dur ki, sizi bir tek "nefis"ten/bir tek kişiden yarattı, eşini de ondan yaptı ki gönlü buna ısınsın. Bunun üzerine ne zaman ki bunu kucaklayıp sardı, bu da hafifçe bir yüke hâmile oldu. Bir müddet bununla geçti, derken ağırlaştı. O zaman ikisi bir, kendilerini yetiştiren Allah'a şöyle dua ettiler: "Bize salih bir çocuk ihsan edersen, yemin ederiz ki kesinlikle şükreden kullarından oluruz."
190. Fakat Allah kendilerine salih bir çocuk verince, erkeği dişisi, tuttular Allah'ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O'na birtakım ortaklar koşmaya başladılar. Allah ise onların koştukları ortaklıktan yücedir.
bi cicek cizdim bu aksam avucuma
ismini her sey koydum
simli ojeler sürdüm yalnızlıktan sıkıldıgımda
müsveddesi gibi simdi tırnaklarım
yıldızlı bir gecenin
**
ben acılarımın basını
evcimen telaslarla oksadım bayım
bir pardösüm bile oldu icinde kayboldugum
insan kaybolmayı ister mi
ben iste istedim bayım
uzaklara gittim
uzaklar sana gelmez,sen uzaklara gidersin
uzaklar seni ister
bak uzaklar da astan anlar bayım
Çünkü anne, kız çocuğunun gelecekteki kendini, kız çocuğuysa annenin kaybettiği benliğini gördüğü bir aynadır - annem, beni, ne kaybettiğini bilmek istemediği için mi görmüyor acaba? 
Dünyayı anlamaya ilk heves ettiğinde
çok okuma, çok düşünme kafayı üşütürsün dediler. Direnip devam ettiyse ergenliğinde şuna bak, çıktığı kabuğu beğenmiyor dediler. Devam edip yetişkin olduğunda ne oldu hani o kadar kitap okudun bir baltaya sap olabildin mi, bak şimdi tutunamayanları oynuyorsun dediler. Kimse bütün değerlerin ucuzlaştığı bir ortamda tutunmanın en iyi ihtimalle onursuz bir beceri olduğundan bahsetmedi.