"Yaşamalıyız"
5/10
·128 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 19:14
Babaları ölünce kasabada sıkışıp kalan üç kardeş yıllarca "Moskova’ya gidersek kurtuluruz" diye avunur ama kimse adım atmaz. Olga öğretmenlikten bıkmış, Maşa mutsuz evliliğinden subay Verşinin’e kaçmış, İrina ise çalışarak çıkış arayan ama hayalleri sönen en küçük kardeştir. Arada geçen zamanda kumar batağındaki erkek kardeşleri Andrey evi karısı Nataşa’ya kaptırır, aşklar biter, askerler gider ve Tuzenbah düelloda ölür. Büyük olay olmayan, çay içilen masalarda sessizce tükenen hayatları anlatan oyun, eylemsizliğin ve ertelenen umutların trajedisi gibidir.
Üç Kız KardeşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,8bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 31. kitabı
Hümeyra mahalle kurgularını o kadar iyi yazıyor ki ne zaman onun bir kitabını okusam sanki ben de o mahalledeymişim, olan olayları bizzat izliyormuşum gibi hissettiriyor. Bence bu bir yazar için çok iyi bir şey çünkü günümüzde artık iyi betimlemeler yazsalar bile çoğu, okurun zihninde canlandırma kısmını başaramıyor. Konusuna gelecek olursak; kızımız Leyla okul öncesi öğretmeniyken ablası bir kaza sonucu ölünce annesinin yalnız kalmasına gönlü el vermez ve çalışmayı bırakıp onunla daha fazla vakit geçirmek ister. Artık yaşı da evlenme çağına geldiğinde annesi, onu mahallede adı başka bir kadınla anılan bir adamla tanışmasını ister. Kızımız Leyla başta karşı çıksa da çeşitli olaylar sonucu sürekli Akın’la karşı karşıya gelip onu düşünmeye başlayınca görüşmeyi kabul eder. Akın mahallede sevilen, işi gücü yerinde olan, tam tabirle delikanlı bir adamdır. Zamanında lisede konuştuğu kızla adı mahallede birlikte anılınca onunla evlenmek, kimseye laf vermemek ister. Ancak bir gece o kızın kendisini aldattığını öğrenince ayrılır ve tam o andan hemen sonra Leyla’yı görüp ilk görüşte ondan etkilenir ama ona yaklaşmaz. Ta ki mahallede çöpçatanlık yapan bir kadının kendisi için Leyla’yı önermesine kadar. İşte o anda kimseyle görüşmek istemeyen Akın, Leyla’yı kabul eder.
Elzem: Leyla GecesiHümeyra · Guardian Yayınları · 2026124 okunma
Reklam
İnsandan kaçmak kolay, kendinden kaçabilirsen.
Puan vermedi·704 syf.··
2026 213. kitabı
Romana başlamadan gizemli bir cinayet bekliyordum ama suçun psikolojik yönüne bu kadar dokunacağını tahmin etmiyordum açıkçası. Suç nedir? Başkalarına zarar vermek mi yoksa kişinin ve toplumun vicdanına ters gelen herşey suç mudur? Suç işleme isteği kişide doğuştan mıdır? Yoksa fırsatını bulan herkesin suça eğilimi olabilir mi? Suçun cezası hapis, kürek cezası vesaire fiziksel zorlamalar mıdır? Yoksa kişinin vicdanının dayanılmaz bir ağırlıkla tepesine binmesi mi? Romanın ana kahramanı Raskolnikov ilginç bir karakter. İşlediği cinayet para için mi, hastalığından mı, öldüreceği kişinin yaşlı ve topluma faydasız olduğunu düşünmesi mi? Ya da hepsi birlikte mi cinayete sebep olmuştur? Aslında niyeti ilk aşamada para olsa da sonrasında iç sesi ve hisleriyle karşı karşıya kalınca çaldığı paraları dahi ne saymıştır ne de kullanmıştır. Kitaptan benim anladığım tek cümle ile En büyük mahkeme insanın kendi vicdanıdır orda aklanmayan rahat edemez. Dostoyevski müthiş bir yazar, eseri de kendi gibi tâbi. Derler ki: Kısa bir mutluluk döneminden sonra büyük romancı ölünce, cenaze töreninde eşi Anna’ya, “Çok genç bir kadınsınız, yeniden evlenecek misiniz?” diye sordular. Anna bu soruyu, müthiş bir karşı soruyla yanıtladı: “Dostoyevski öldü, Tolstoy ise çok yaşlı. Dünyada evlenecek başka erkek var mı ki?” Suç ve Ceza Fyodor Dostoyevski
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,1bin okunma
10/10
·672 syf.··
2026 38. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 08:58
YALAN#okudumbitti Bilmek ile Anlamak;Görünen ile Görünmeyen arasındaki farkı oluşturulan karakterler ve ele alınan konunun derinliği ile harika bir kitap olan Yalan kitabını çok severek 10 günde okudum… Toplumun her döneminde bir kahraman yaratma duygusunu elen alan Tahsin Yücel zengin dili ile akademisyenlerden medyaya kadar ince bir ironi ile okuyanı oluşturduğu Pasif karakter Yusuf Aksu’nun hem iç dünyasında hem de sosyal dünyasında gezintiye çıkarır. Peki kimdir bu Yusuf Aksu;annesi öğretmen olan babasını tanımayan ve küçüklüğünden itibaren ansiklopedilerle iç içe yaşayıp bütün bilgisini kısa ve net olarak oralardan alan arkadaşı mı kardeşi mi belli olmayan Yunus’dan Evrensel Dilbilim Teorisinin genel çerçevesini kavrayıp annesi,üvey babası da ölünce üniversiteyi yarım bırakıp kabuğunda yaşayan bu silik karakter nasıl ön plana çıkıp bir profesör kadar saygı görüp herkesin gözdesi olur;insanlar düşünmeden her dönem moda Olan bir geleneği sürdürmeyi severler,her dönemin bir trendi vardı işte Tahsin Yücel bu temayı bir oya misali ince ince işleyerek nefis bir kitap kurgulamış… Dilin ön planda olduğu;insanların derinlikten uzak yüzeysel yaşamayı seçerken akademisyenlerin dahi derine inemeyip yüzeyde kaldıklarını çok güzel anlatan bu kitap gönülden tavsiyemdir… Hayatı baştan sona Yalan üzerine kurulan insanların dostları da sahte olur mesajı üzerinden toplumsal eleştiri kıvamındaki bu güzel kitap bu yılın favorileri arasına girdi iyi ki okudum..
Edebiyat
YalanTahsin Yücel · Can Yayınları · 2019797 okunma
Puan vermedi·610 syf.··
2018 42. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2018 00:00
@okumacemberiolusturalim etkinliğinde biten ilk kitabım olan #janeeyre ile birlikte geldim... Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, @martiyayinlari ndan okudum ve baskısını, kapağını yine çok beğendim. Hem roman havasında, hem okuyucuya direk hitap ederek anı tarzında yazılmış. O zamanların yaşam koşulları, insanlar, mekanlar, görüşler oldukça detaylı bir şekilde anlatılmış. Biraz konusuna değinmek istiyorum. Jane Eyre annesini ve babasını çok küçük yaştayken kaybediyor ve dayısının himayesine giriyor. Dayısı da ölünce, kendisini bir yük olarak gören yengesinin eline kalıyor. Sıkıntılı bir çocukluk döneminin ardından (sıkıntı diye sınırlamak kafi değil aslında) yatılı okula verilen Jane kendini yetiştiriyor ve ayakları üzerinde durmayı başarıyor. Öğretmenlik yapmak için gittiği yerde ise tüm hayatı yeniden şekilleniyor. İç dünyasını, duygularını tanımasını sağlayan, daha önce tatmadığı, anlam veremediği bir hayat... Yaptığı seçimler ve birazda şansla karşısına çıkanlar sayesinde birden fazla hayat yaşıyor aslında. Yaşamımız boyunca yaptığımız seçimlerin yolumuzu nasıl etkilediğinin çok güzel bir örneği bence. Evet aşk hikayesi okuyoruz ama iş oraya gelene kadar çıkartılacak çok ders var. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Jane EyreCharlotte Brontë · Karbon Kitaplar · 201742,1bin okunma
Catherine Sloper yalnızlığı
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:48
Henry James'e ve toplumsal normlara baş kaldıran kadın karakterlerine olan büyük hayranlığımdan dolayı keyifle okudum. Bazı okurlar 250 sayfa böyle bir olay için fazla uzun demişler ama mesele olay değil aslında, Henry James için olay ikinci plandaydı bu romanda, asıl psikolojik tahlillerini oldukça sürükleyici buldum. SPOILER Bir de şu var ki Morris'in Catherine için gerçek hislerinden hiçbir zaman emin olamıyoruz. Yazar böyle tercih etmiş bu tercihin de sebebini ancak sonunda anladım, Catherine ile bağ kurup sonunda onun gibi hissetmemiz için. Kitap boyunca okuyucu olarak biz de Morris'in hislerinden emin olamayız hatta bir yandan inansak da Dr. Austin Sloper yanılsın isteriz. Kitabın sonunda Catherine halâ emin değil aslında Morris'in ona karşı olan hislerinden. Evet parasını servetini istedi ama hiç mi sevmedi? Doktor ölünce yaklaşma sebebi de Avrupa'da işler istediği gibi gitmediği için muhtemelen. Ve Catherine gördü ki aslında bunların hiçbir önemi yok, nasıl kendisine acımayan babasından vazgeçtiyse kendisine bu kadar acı yaşatan, üzen Morris'ten de o sebeple vazgeçmişti, çünkü önemli olan Catherine'in duygularının hiçe sayılmasıydı. Roman boyunca görmezden gelinen, yalnızlaştırılan genç bir kadın vardı ortada. SPOILER Eline sağlık, Henry James!
Edebiyat
Washington MeydanıHenry James · Can Yayınları · 2020249 okunma
Reklam
Reklam