Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

JANE EYRE'NİN YAZDILDIĞI DÖNEM VE ESERİN ANLATTIKLARI
Puan vermedi·610 syf.··
2021 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2021 14:38
Victoria dönemi Avrupası özelliklerinden ilki bu dönemde sanayileşmenin başlamasıdır. Bu dönemde sömürgecilik yaygındır bu yüzden güçlü ülkeler güçsüz ülkeler üzerinde bir sömürge arayışına geçmiştir. • Bu dönemin sosyal yapısını incelediğimizde, sosyal statü farklarının insan hayatındaki etkisini görürüz. Bu zaman diliminde daha alt seviyeden olan kişiler üst seviyedekilerle bir tutulamaz, aralarındaki farklılığı bozacak evlilik gibi bir girişimde bulunulması diğer sosyete mensupları tarafından ayıp karşılanırdı. • Dönemin dini özellikleri çok tutucudur ve aşk, evlilik, ahlak gibi konularda her türlü dini kısıtlama getirilebilir. Dinin kötüye kullanımı yaygındır ve halk üzerinde büyük bir baskı vardır. • Ataerkil bir yapının hüküm sürdüğü bu dönemde kadın erkek eşitliği gözetilmez, erkek kadından daha üstün kabul edilir ve kadından beklenilen şey evde oturup dikiş nakış yapması, çocuklara bakmasıdır.
Roman
Jane EyreCharlotte Brontë · Karbon Kitaplar · 201742,2bin okunma
Puan vermedi·610 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2022 21:07
Jane Eyre, çok popüler bir kitap ve gerçekten söylendiği kadar da güzel bir kitap. Insanın elinden düşürmeyeceği akıcı bir olay örgüsüne sahip. Jane Eyre adındaki bir kız çocuğunun zorlu hayat koşullarına rağmen hayata nasıl umut dolu tutunduğunu gösteren mükemmel bir kitap. Her insana çok şey katabilecek birçok nokta var... Okunmasını kesinlikle tavsiye ederim. Jane Eyre Jules Verne
İngiliz Edebiyatı
Jane EyreCharlotte Brontë · Karbon Kitaplar · 201742,2bin okunma
Puan vermedi·610 syf.··
2023 2. kitabı
Charlotte Brontë'nin "Jane Eyre" adlı eseri, İngiliz edebiyatının önemli klasiklerinden biridir. Roman, yetim kalmış bir kız olan Jane Eyre'in yaşam öyküsünü anlatırken, aynı zamanda dönemin toplumsal normlarına ve kadınların statülerine eleştiriler getirir. Jane Eyre, güçlü bir iradeye sahip, bağımsız bir karakter olarak öne çıkar. Zorlu çocukluk ve gençlik dönemlerine rağmen, içsel gücü ve ahlaki değerleriyle öne çıkar. Brontë, romanında kahramanının duygusal zorluklarını, toplumsal adaletsizliklere karşı duruşunu ve aşkın yanı sıra kişisel bağımsızlığını işler. Aynı zamanda, "Jane Eyre" romantizm ve gotik öğeleri ustaca harmanlar. Mr. Rochester karakteriyle başlayan karmaşık ilişkisi, okuyucuya duygusal bir derinlik sunar. Brontë, eserinde cinsiyet rolleri, sosyal sınıf farkları ve ahlaki değerler gibi evrensel temaları işler. Roman, Brontë'nin güçlü anlatımı, karakter gelişimi ve toplumsal eleştirisiyle edebi dünyada iz bırakan bir eser olarak kabul edilir. "Jane Eyre," hem kadın hakları hem de bireysel özgürlük konularındaki önemli temsillerden biridir.
Jane EyreCharlotte Brontë · Karbon Kitaplar · 201742,2bin okunma
Jane Eyre kitap yorumu
3/10
·610 syf.··
2021 18. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2021 01:52
Merhaba Jane Eyre, on yaşındaki kız çocuğun bakışıyla başlanan, "bir kadının kendi ayakları üzerinde durma" teması üzerine kurulan, imkansız aşkla harmanlanan bir yaşam öyküsü. Jane Eyre, beni bezdiren, bitsin diye okuduğum bir kitap oldu. İyi ki akıcı ve ortak okumaydı! GK, Blanaslibrary ile birlikte okuduk. Kitapta betimlemeler; dağ, çayır, bayır, kuş türevleri üzerine gereksiz uzatılmış, tema sık sık vurgulanıyor, bol bol da dram var! Gelelim aşk denilen kısma, diyaloglar beni hiç etkilemedi hatta ahlak yoksunu adamın aşkı, niyeti irite etti! Temeli sağlam ama inşası tatmin etmeyen eserden yeşilçam baya esinlenmiş olmalı, o kadar komik replikler aklım-a/mıza geldi ki; 'Durun! Bu nikah kıyılamaz!', 'o senin kuzenin!', 'Allah'ım kör et beni, aa açıldı' gibi gibi... Çalıkuşu için ise bence Reşat Nuri Güntekin efsane yazmış hem aşkı hem dönemimizi! Dipçe: Yabancı yayınlarının baskısından okudum, çeviri de sıkıntı yok ama editörden kaynaklı cümlede eksik kelimeler vardı. "Sizin üzüldüm." cümlesinde "için" kelimesi yoktu. Bu tarz üç- dört yerde eksik vardı. Dikkat ediyorsanız bilginize... Herkese keyifli okumalar
Jane EyreCharlotte Brontë · Karbon Kitaplar · 201742,2bin okunma
Puan vermedi·610 syf.··
2018 42. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2018 00:00
@okumacemberiolusturalim etkinliğinde biten ilk kitabım olan #janeeyre ile birlikte geldim... Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, @martiyayinlari ndan okudum ve baskısını, kapağını yine çok beğendim. Hem roman havasında, hem okuyucuya direk hitap ederek anı tarzında yazılmış. O zamanların yaşam koşulları, insanlar, mekanlar, görüşler oldukça detaylı bir şekilde anlatılmış. Biraz konusuna değinmek istiyorum. Jane Eyre annesini ve babasını çok küçük yaştayken kaybediyor ve dayısının himayesine giriyor. Dayısı da ölünce, kendisini bir yük olarak gören yengesinin eline kalıyor. Sıkıntılı bir çocukluk döneminin ardından (sıkıntı diye sınırlamak kafi değil aslında) yatılı okula verilen Jane kendini yetiştiriyor ve ayakları üzerinde durmayı başarıyor. Öğretmenlik yapmak için gittiği yerde ise tüm hayatı yeniden şekilleniyor. İç dünyasını, duygularını tanımasını sağlayan, daha önce tatmadığı, anlam veremediği bir hayat... Yaptığı seçimler ve birazda şansla karşısına çıkanlar sayesinde birden fazla hayat yaşıyor aslında. Yaşamımız boyunca yaptığımız seçimlerin yolumuzu nasıl etkilediğinin çok güzel bir örneği bence. Evet aşk hikayesi okuyoruz ama iş oraya gelene kadar çıkartılacak çok ders var. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Jane EyreCharlotte Brontë · Karbon Kitaplar · 201742,2bin okunma
8/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2019 39. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2019 19:45
Herkese merhaba. Lütfen toplanın, çünkü hem ilginç bilgiler vereceğim sizlere yani bilgilendirici bir inceleme olacak, hem de oldukça eğlenceli... İşin bilgilendirici kısmından başlayalım. Bu yaz İngiltere Edebiyatı'na bir hayli aşina olmaya başladım, özellikle Victoria Dönemi diye geçen 19.yy kitaplarına. Bu dönemde en göze çarpan özellik, toplumda kadınlara oldukça kötü ve sıradan gözlerle bakılması. Dönemin düşünce anlayışına göre kadınlar sadece yemek yapar, çocuk yapar, iş yapar ama asla kitap falan yazamazlar. Kadınların arka plana dahil atılmadığı bir dönemde bir kadın olarak kitap yazmak kulağa imkansız gibi geliyor elbette. Neyse ki Virginia Wolf, Jane Austen, Mary Shelley gibi kadın yazarlar her şeye rağmen ellerine kalemi almışlar ve yüreklerindeki cesaret ateşiyle kağıtlara bir şeyler karalamışlar. Bronte Kardeşler de kısacık ömürlerine rağmen başyapıt olacak birer eser bırakmışlar İngiliz Edebiyatına. Emily Bronte'un Uğultulu Tepeleri ve Charlotte Bronte'un Jane Eyre'i. Bronte Kardeşler o dönemde bir şiir kitabı çıkarmışlar ancak kadın oldukları için ve dolayısıyla kimsenin okumayacağını düşündükleri için kitabın yazar kısmına erkek isimleri koymuşlar ve isimlerini baş harfleri aynı kalacak şekilde Currer, Ellis ve Acton olarak değiştirmişler. Bu enteresan durum beni gerçekten çok etkiledi, üstüne şiir kitaplarının da başarıyla yorumlandığını öğrendiğim zaman iki kat mutlu oldum. Bu dönemin kitaplarında sizin de dikkatini çekti mi bilmiyorum ama benim dikkatimi en çok çeken şey, muazzam mekan tasvirleri. Malikaneler, konaklar, bağlar bahçeler, ovalar, dağlar, ağaçlar o kadar güzel ve özenle anlatılıyor ki, kitabı okurken sanki Claude Monet tablosuna bakıyor gibi oluyoruz. Neden Monet dedim, çünkü özellikle doğa teması kitaplarda muhteşem işleniyor ve
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
Hilekârların Arasında Tutunan Cesur Bir Çocuk
7/10
·208 syf.··
2025 15. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 00:00
Charlotte Brontë ’nin klasikleşmiş eseri Jane Eyre , sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda güçlü bir karakter gelişiminin, ahlaki sorgulamaların ve bireysel özgürlüğün romanı. Kitap boyunca, Jane’in çocukluk yıllarından yetişkinliğine uzanan zorlu yolculuğuna tanıklık ediyoruz. Hilekârların, zorbalıkların, adaletsizliklerin arasında büyüyen bir çocuk olarak Jane, pes etmek yerine kendi ahlaki pusulasına sıkı sıkıya bağlı kalarak dimdik duruyor. Jane karakteri ağırbaşlı, saygılı ve dikkatli biri. Onu iyi bir sırdaş yapan, sağlam bir zihne sahip olması. Net çizgileriyle, değerlerinden ödün vermeyen bir kadın. Onun iç dünyası, yalnızca bir karakter olarak değil, edebi bir figür olarak da hafızamda yer edindi. Bundan sonra kitap dostlarımla konuşurken mutlaka anacağım, örnek göstereceğim karakterlerden biri oldu. Bay Rochester ise tam anlamıyla bilmece gibi bir karakter. Onun diyaloglarını anlamak için yüksek konsantrasyon gerekiyor. Gururlu, alaycı, kalitesiz tavırlara sabrı olmayan ve bir o kadar da karamsar biri. Onunla birlikte geçirdiğimiz her sayfa, karakterin derinliğini ve karmaşıklığını daha iyi anlamamı sağladı. Kitabın hikâyesi oldukça sürükleyici olsa da bazı bölümler gereğinden uzun tutulmuş. Daha kısa olsaydı, temposu çok daha güçlü olabilirdi. Ayrıca, kitabı Storytel üzerinden dinledim ve 21 saatlik bir uzunluğu vardı. Ancak 1000 kitapta Zeplin Yayınları’nda 208 sayfa olarak gösteriliyor. Burada bir hata olabilir; okurların bu durumu dikkate almasını öneririm. Diğer Yayınlardan yapılan alıntıları incelediğimde Zeplin yayınlarının içeriğin daha derin ve duygu yüklü olduğunu fark ettim. Kitabı okumak isteyenler için bu da göz önünde bulundurulması gereken bir detay olabilir. Sonuç olarak Jane Eyre, güçlü bir kadın karakterin, hayata karşı verdiği mücadelenin
Jane EyreCharlotte Brontë · Zeplin Kitap Yayınları · 201942,2bin okunma
10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2022 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2022 08:59
"Yalnız, anlatmak istediğimi anlatabilmek de pek güç." İnceleme yazmak istiyorum ancak tam olarak yukarıdaki satırlardaki gibi hissediyorum. Ah Jane Eyre nasıl bir kitaptın sen! Dili lâl olmuş aşık gibiyim, nasıl anlatayım şimdi ben seni? Kitabı okurken fikrimi paylaşmayı incelemeye saklayamayıp alıntılarımın altında yorum olarak sık sık hayranlığımı dile getirdim. Yeri geldi kitaba ilan-ı aşk ettim :) Çünkü onca kitap okudum, onca klasik okudum hiçbir kitapta böyle bir duygu yoğunluğu, böyle bir hayranlık hissetmedim. Kitabı okurken kapağını okşayıp açtım mesela, kitaba sarılmak geldi bazen içimden. Satırlarının büyüleyici güzelliğiyle gözlerim doldu. Olaylardan dolayı değil, bir kitap nasıl bu kadar güzel olabilir, nasıl böyle güzel yazılabilir diye doldu gözlerim. Jane Eyre, 19. yüzyıl İngiltere'sinde, kadına yönelik baskı ve tutuculuğun hakim olduğu Victoria döneminde geçiyor. Kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri kabul ediliyor bu kitap. Yazarı Charlotte Brontë'nin yaşamından izler taşıyor #k:119621. Zor bir yaşam süren küçük bir kızın, güçlü bir kadına dönüşmesini şiirsel bir üslupla anlatıyor. Kitap oldukça akıcı, okurun merak duygusunu hep zinde tutacak kadar da sürükleyici. Biraz da kitaptaki olaylara değineyim: Jane Eyre, küçük yaşta öksüz kalan ve kendisini hiçbir zaman sevmeyen ancak dayısının vasiyeti üzerine bakımını üstlenen yengesiyle zor bir yaşam süren küçük bir kız çocuğu. Sevgi, hoşgörü görmeyen Jane Eyre yatılı bir okula gönderiliyor, burada da başka zorluklarla yüzleşiyor. Okul bittikten sonra ise öğretmen oluyor. Mürebbiye olarak iş buluyor. Evin efendisi Rochester'a aşık oluyor. Sonrasında ise onu yine sıkıntı ve zorluklar bekliyor... Dikkatimi çeken bir konuya da değinmek istiyorum. Bir kitabı okumadan önce kimler okumuş
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
Kimseye değil kendime aitim :)
10/10
·626 syf.·
2026 29. kitabı
Bu kitabı sadece okumadım… hissettim. Her sayfasında biraz daha kendime yaklaştım. Onu sevmemin sebebi yalnızca güzel bir hikâye anlatması değil. Sanki satır aralarında beni anlatıyordu. Bana, sustuğum duyguları, içimde sakladığım o kırılgan ama güçlü yanımı hatırlattı. Yoksul bir kızın hayatta kalma ve kendini bulma hikâyesi gibi başlıyor her şey. Ama aslında bundan çok daha fazlası… Jane Eyre; sevgiyle, özgürlükle ve saygınlıkla sınanan bir ruh. Sürekli seçim yapmak zorunda kalıyor… ve en sonunda, belki de en zor olanı seçiyor: kendini. Kimseye ait olmamayı… kendine ait olmayı. İşte tam da bu noktada kalbime dokundu. Çünkü bazen yalnız kalmak korkutucu değil, aksine insanın kendine sarılabildiği en gerçek yer. Bu kitap bana şunu fısıldadı: Aşk, sana kendini unutturmamalı. Sevgi, kendinden vazgeçmek demek olmamalı. Sanki yazar, her kadının içinde sessizce büyüyen o gücü görmüş ve kelimelere dökmüş. Okurken defalarca durup düşündüm, altını çizdim… çünkü aslında hepimizin içinde aynı cümleler yankılanıyor, sadece çoğu zaman dile gelmiyor. Bu kitap benim için sadece bir hikâye değil… bir his, bir yüzleşme, bir hatırlayıştı. Ve bu yüzden benim için kusursuzdu. 10/10. Eğer bir gün kendinize biraz daha yaklaşmak isterseniz, bu kitabı mutlaka okuyun. Sevgiyle kalın :)
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma
En çok alıntı paylaştığım kitap!(+Spoiler)
Puan vermedi·626 syf.··
2023 68. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2023 18:26
Charlotte Brontë, Bronte Kardeşlerin ablasıdır. Anglikan bir Hristiyan'dır. Proust ve Joyce un bilinçakışı tarzının atası olarak da kabul edilir. Jane Eyre kitabında kızımız Jane gibi kendisi de erken yaşlarda mürebbiyelik yapmıştır. Emily Brontë ve Anne Brontë ye yani kız kardeşlerine de evde ders vermiştir. Zaten bakıldığı vakit, kız kardeşlerinin izlediği yol ve edebi tarzları ablalarına çok benzemektedir. Üç kız kardeş ne yazık ki çok erken yaşta hayata veda etmişlerdir. Hatta en üzücü kısmı da en son ölenlerinin ablaları Charlotte olmasıdır. Kız kardeş Emily 30, Anne ise sadece 29 sene yaşayabilmiştir. Charlotte de 38 yaşında ölmüştür. Hamileliği sırasında yaşadığı hamilelere özgü bir hastalıktan dolayı o da hayata erken veda etmiştir. 3 kız kardeşin hayatlarının beni en çok üzen kısmı, bu kadar kalite bir edebi dile sahip iken, çok az kitaplar yazabilmeleri oldu. Bilinenin aksine 3 kız kardeş değildir. 5 kız, 1 oğlan olmak üzere 6 kardeştirler. Ama Charlotte ve onun büyüttüğü kardeşleri sadece edebi dünyaya girebilmişlerdir. Jane Eyre'deki Lowood Okulu kendi hayatında okuduğu okulla büyük ölçüde benzerlikler göstermektedir. Örneğin, tüberküloz muhabbeti gerçek hayatında da yaşanan bir hadisedir. Robert Southey isimli dönemin ünlü şairine hayranlığı olan Charlotte, ona bir mektup yazdı. Mektuba kısa sürede cevap veren Southey, şu satırları yazmıştır : "Edebiyat bir kadının hayatının işi olamaz ve olmamalıdır. Kadın uygun görevleriyle ne kadar çok meşgul olursa, bir başarı ve eğlence olarak bile ona ayıracak boş zamanı o kadar az olacaktır.'' Charlotte bu tavsiyeyi pek tabi dinlememiştir ve İngiliz Edebiyatının en ünlü kalemlerinden biri olmuştur. İsyankar ve yürekli kafalar, yüksek tepelere isimlerini yazdırır çünkü. Şimdi bir diğer Jane Eyre sahnesine daha gidelim; Charlotte'a
Edebiyat
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma

Yazar Hakkında

Charlotte BrontëYazar · 25 kitap
Charlotte Brontë, 1816 doğumlu İngiliz yazar. İngiliz Edebiyatı'nın klasikleri arasına yerleşmiş eserleriyle tanınan 3 kardeşin (Charlotte Brontë, Emily Brontë, Anne Brontë) en büyüğü. En ünlü eseri 'Jane Eyre', bir asırdan fazla geçmişiyle halen büyük ilgi görüyor. Ayrıca ailenin kısa ve acıklı hayat hikâyesi de birçok esere konu oluyor. Charlotte Brontë, 21 Nisan 1816’da Yorkshire, İngiltere’de doğdu. Annesi Maria Branwell idi. Babası Partick Brontë, İrlandalı bir rahipti. Charlotte Brontë, çiftin 6 çocuğundan 3. olanıydı. Nisan 1820'de aile Haworth'a taşındı. Anneleri Maria, 15 Eylül 1821’de kanserden ölünce, 5 kız ve bir erkek çocuğuna bakma görevi teyzeleri Elizabeth Branwell’e düştü. 1824 yılında 3 kız kardeşiyle birlikte 'Clergy Daughters' adlı okula başlayan Brontë, buradaki sağlıksız koşullar dolayısıyla okuldan hiç hoşlanmadı. Yazarın sağlığı bozuldu, hatta kardeşleri 1814 doğumlu Maria'yı ve 1815 doğumlu Elizabeth'i de okuldaki koşullar yüzünden 1825'te tüberküloza kurban verdi. Bir yıl sonra okuldan ayrıldı. Gençlik yıllarında, sağ kalan 4 kardeş; Charlotte, Branwell, Emily ve Anne, babalarının kütüphanesinde bolca vakit geçirmeye başladılar. Kurgusal krallıklar kuruyorlar ve bu krallıklarla ilgili hikâyeler ve şiirler yazıyorlardı. Edebiyata karşı ilgileri de bu yıllarda başlamış, hayal güçleri kardeşlerin tümüne ileride geliştirecekleri araçlar sunmuştu. Brontë, eğitimine Mirfield’daki Roe Head adlı okulda devam etti. 1831 ve 1832 yıllarında burada okudu ve bu okul, en iyi arkadaşları Ellen Nussey ve Mary Taylor ile tanıştığı yer oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra bu okula öğretmen olarak döndü ve 1835-1838 yılları arasında burada öğretmenlik yaptı. 1839’da Yorkshire'daki birçok ailenin evinde mürebbiyeliğe başladı ve 1841’e kadar bu işle uğraştı. 1842’de kardeşi Emily'yle Brüksel'e, Constantin Heger ve karısı tarafından işletilen okulda Almanca ve işletme dersleri almaya ve çalışmaya gitti. Önceleri öğrenci olarak katıldıkları okulda daha sonra bir miktar para ve kalacak yer karşılığında Brontë İngilizce, Emily de müzik öğretmenliği yapmaya başladı. Ancak Brüksel'de yeni kurdukları bu hayat, teyzelerinin ölümüyle yarıda kesildi. 1842'de bu yüzden İngiltere'ye döndüler ancak Brontë, 1843'te tekrar Brüksel'e gitmeye karar verdi. Brüksel'deki serüveninin 2. yarısı yazar için pek de iyi geçmedi. Yalnız kalmıştı, evine ve kardeşlerine karşı büyük bir özlem duyuyordu ve okulun sahibi Constantin Heger'e aşık olmuştu. Burada geçirdiği günleri, kitapları 'The Professor' ve 'Villette'ye ilham kaynağı oldu. Yazar, Ocak 1844'te İngiltere'ye geri döndü. 1846'da 3 kız kardeş Charlotte, Emily ve Anne, 'Currer Bell', 'Elise Bell' ve 'Acton Bell' isimlerini kullanarak ortaklaşa 'Poems by Currer, Elise and Acton Bell' isimli bir şiir kitabı çıkarttı. Kitap sadece 2 adet satarak büyük bir hayal kırıklığı yaratsa da kardeşler yılmadı ve ilk romanlarını yazmak için kolları sıvadı. Charlotte Brontë, ilk iki romanında 'Currer Bell' ismini kullanmaya devam etti. Ailenin tek oğlu olan Branwell, 1848'de bronşit yüzünden öldü. Aynı yıl Emily Brontë ve 1849'da Anne Brontë tüberkülozdan hayatını kaybetti. Charlotte Brontë, babasıyla kalmıştı. “Jane Eyre”in gördüğü büyük ilgi üzerine bir yayıncı, yazarı sık sık Londra’ya davet ediyordu. Bu ziyaretler sırasında Brontë geniş bir sosyal çevre edinmiş, Harriet Martineau, Elizabeth Gaskell gibi isimlerle tanışmıştı. Ancak sürekli olarak yaşlı babasının yanında olmak istediğinden Londra seyahatlerini birkaç haftadan daha uzun tutmadı. Haziran 1854'te Charlotte Brontë, babasının yardımcısı Arthur Bell Nicholls'la evlendi. Hamileliğinin dokuzuncu ayında, 31 Mart 1855'te öldü. Ölüm nedeni tam olarak bilinmese de tüberküloz, tifüs ya da hamileliğin ilk safhalarındaki bir rahatsızlıktan dolayı öldüğü sanılıyor. Brontë'nin eserleri halen büyük ilgi görüyor ve İngiliz Edebiyatı'nın klasikleri arasında sayılıyor. Aynı zamanda 'On the Death of Anne' ve 'Brontë' isimli iki şiir kitabı bulunuyor.