Güzel ve değerli olan her şey çok anlıktır. Ama sen her şeyin kalıcı olmasını istiyorsun. Rahatla ve toplumun sende yarattığı bölünmeyi yok et. İçinden nasıl geliyorsa öyle davran; sonuçları düşünmeden. Bu hayat kısa ve herhangi bir şekilde sonuçları düşünmekle harcanmamalı. İnsan tam olarak, yoğun olarak, neşeyle ve açık bir kitap gibi yaşamalı; isteyenin okuyabileceği bir kitap. Tarih kitaplarına geçmezsin elbette. Ama tarih kitaplarına geçsen ne olacak? Hatırlanmak için uğraşmaya çalışmaktansa, yaşa. Öleceksin. Dünya üstünde milyonlarca insan yaşadı; adlarını bile bilmiyoruz. Basit gerçeği kabul et: Birkaç günlüğüne buradasın ve gideceksin. Bu birkaç gün ikiyüzlülükle, korkuyla harcanmak için değil. Bu günler kutlanmak için. Kimse geleceği bilmiyor. Cennet, cehennem, birer teori. Elinde olan tek şey hayatın. Olabildiğince zengin yaşa onu. Yakınlıkla, sevgiyle, kendini insanlara açarak zenginleşirsin. Ve eğer derin bir sevgiyle, derin dostlukla, derin yakınlıkla, bir sürü insanla birlikte yaşayabilirsen, doğru yaşadın demektir. Ve bundan sonra nerde olursan ol, sanatı öğrendin artık, orda da mutlu yaşayacaksın demektir. Eğer basit, sevecen, açık, samimiysen, etrafında bir cennet oluşur. Eğer kapalıysan, sürekli savunma halindeysen, birinin zihnini okuyup rüyalarını, sapkınlıklarını öğreneceğinden korkuyorsan, cehennemde yaşıyorsun demektir. Cehennem senin içinde; cennet de öyle. Onlar birtakım coğrafi bölgeler değil, senin ruhsal alanların. Kendini temizle. Meditasyon, zihninde biriken saçmalığı temizlemekten başka bir şey değildir. Zihin sessizleştiğinde ve kalp şarkı söylemeye başladığında -hiçbir korku olmadan ve muhteşem bir coşkuylayakınlığa da hazır olacaksın. Yakınlık olmadığı zaman, burada, yabancıların arasında yapayalnızsın. Yakınlık olduğunda dostların ve