Ömer Atıcı

Ömer Atıcı
@omeraticii
Hayat küçük şeylerden oluşur, eğer sen seversen büyük olurlar . "Osho"
Öğretmen
Lisans İngiliz Dili ve Edebiyatı
Kahramanmaraş
18 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
Kadın ve Penis
Kadın ve Penis[güçsimgesi] /Olcay Yılmaz (Eşeysel seçilimin ve aşkın psikanalitik ve evrimsel kökeni) _____________ Darwin şöyle der: “Kadınlar delilerin arkasında koşarlar, zehirli hayvanlardan kaçar gibi kaçarlar bilgelerden.” Akıllıdır, dürüsttür, özverilidir, paylaşımcıdır, sevecendir, üretkendir ve yaşama sıkı sıkıya bağlıdır; ancak kadınlar bu tür bilinçli ve özverili erkekleri seçme eğiliminde değillerdir. Neden akılı, dürüst, özverili, paylaşımcı, sevecen, üretken ve yaşama sıkı sıkı bağlı bilinçli erkekler kadınların eşeysel seçilim alanı içerisine girmez de; bencil, şiddet eğilimli bireyciler seçilim alanı içine girer. Ne oluyor da kadın, bencil ve şiddet eğilimli erkeği seçiyor? Konuya Darwin’in eşeysel seçilim mekanizmasıyla başlayalım. Bugün kadınlara yöneltilen şiddetin altında yatan temel neden milyonlarca yıldır kadının uzun boylu ve güçlü erkeğin yanında şiddet eğilimli erkeği de seçmiş olması gösterilebilir mi? Çünkü geçmiş dönemlerde şiddet, yaşamda kalmanın unsurlarından biriydi. Şiddet hem yiyeceğin bulunmasında hem de kadını korumada başlıca unsurdu. Bu nedenle günümüzde şiddet, yaşamda kalma unsurlarının başında gelmese de, evrimsel ataletten dolayı seçilmiş olan şiddet genleri günümüzde de kendini sıklıkla göstermektedir. Kadın, milyonlarca yıl önce kendini ve çocuklarını koruması ve beslemesi için seçtiği şiddet eğilimli erkeğin bugün kendisine şiddet göstermesini anlamsız bakışlarla izlemektedir.
Psikoloji
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan olmak engin gectan
Engin Geçtan / İnsan Olmak ________ "En zor şey, karanlık odada bir kara kediyi bulmaktır, özellikle odada bir kedi yoksa." Konfüçyus ____________ insanın kendisini yaşayabilme sorumluluğundan kaçmak için kullandığı yöntemlerden biride, içine kapan­ma ve yaşamla ilişkileri en azına indirme biçiminde görü­lür. Bazen bunun tam karşıtı bir tutumla kişi, diğer insan­lara karşı sürekli bir savaş durumuna girerek çevresinde yarattığı kargaşanın içinde kendi içsel çatışmalarından uzaklaşmaya çalışır. Bazı insanlar ise bireyleşmekten vaz­ geçerek derinlikten yoksun bir yaşam sürdürürler. Böyle bir kişi, toplum kurallarına ve inançlarına sarılarak ken­ disinden kaçmaya çalışır ve toplumun uzantısı olan bir robot durumuna gelirKimi insan ise günün zevk ve eğlence modalarını sü­rekli deneyerek gerçek benliğinden kaçmaya çalışır. Ak­şam olduğunda evinde oturamayan ve mutlaka kendisini unutabileceği bir ortama sığınma gereğini duyan insanlar vardır. Kimi sürekli kahvehanede ya da gece kulüplerin- dedir, kimi meyhanede, kimi ise kumar masasında. An­lamsızlıktan ve boşluktan bunalan bazı ev kadınları için kumar gün boyunca kullanılan bir uyuşturucu durumuna gelebilir. Gerçek yaşamda kazanılamayan zaferin kumar masasında elde edilebileceği umudu buna eşlik eder. Al­kol ya da uyuşturucu madde tutkusu ise böylesi durum­ ların uç örnekleridir. #engingeçtan #insanolmak
Yakınlık
Güzel ve değerli olan her şey çok anlıktır. Ama sen her şeyin kalıcı olmasını istiyorsun. Rahatla ve toplumun sende yarattığı bölünmeyi yok et. İçinden nasıl geliyorsa öyle davran; sonuçları düşünmeden. Bu hayat kısa ve herhangi bir şekilde sonuçları düşünmekle harcanmamalı. İnsan tam olarak, yoğun olarak, neşeyle ve açık bir kitap gibi yaşamalı; isteyenin okuyabileceği bir kitap. Tarih kitaplarına geçmezsin elbette. Ama tarih kitaplarına geçsen ne olacak? Hatırlanmak için uğraşmaya çalışmaktansa, yaşa. Öleceksin. Dünya üstünde milyonlarca insan yaşadı; adlarını bile bilmiyoruz. Basit gerçeği kabul et: Birkaç günlüğüne buradasın ve gideceksin. Bu birkaç gün ikiyüzlülükle, korkuyla harcanmak için değil. Bu günler kutlanmak için. Kimse geleceği bilmiyor. Cennet, cehennem, birer teori. Elinde olan tek şey hayatın. Olabildiğince zengin yaşa onu. Yakınlıkla, sevgiyle, kendini insanlara açarak zenginleşirsin. Ve eğer derin bir sevgiyle, derin dostlukla, derin yakınlıkla, bir sürü insanla birlikte yaşayabilirsen, doğru yaşadın demektir. Ve bundan sonra nerde olursan ol, sanatı öğrendin artık, orda da mutlu yaşayacaksın demektir. Eğer basit, sevecen, açık, samimiysen, etrafında bir cennet oluşur. Eğer kapalıysan, sürekli savunma halindeysen, birinin zihnini okuyup rüyalarını, sapkınlıklarını öğreneceğinden korkuyorsan, cehennemde yaşıyorsun demektir. Cehennem senin içinde; cennet de öyle. Onlar birtakım coğrafi bölgeler değil, senin ruhsal alanların. Kendini temizle. Meditasyon, zihninde biriken saçmalığı temizlemekten başka bir şey değildir. Zihin sessizleştiğinde ve kalp şarkı söylemeye başladığında -hiçbir korku olmadan ve muhteşem bir coşkuylayakınlığa da hazır olacaksın. Yakınlık olmadığı zaman, burada, yabancıların arasında yapayalnızsın. Yakınlık olduğunda dostların ve
Felsefe-Düşünce
Ben Kapıyım
Osho/ Ben Kapıyım _________ Aslında herkes başkalarında kendini arar. İnsan kendi evini başkalarının evlerinin kapılarını çalarak bulur. Gerçek soyunduğu an siz onunla bir olursunuz çünkü aranızdaki engel yalnızca giysilerdi. Bu nedenle siz soyunmadan gerçeği soyamazsınız. Meditasyon bu yüzden çifte etkili bir silahtır: Hem gerçeği hem sizi soyar. İkiniz de çıplak hale gelirsiniz. Tam çıplaklık, tam boşluk gerçekleştiği anda siz tek olursunuz. Aşkın üç aşaması vardır: Fiziksel aşk, ruhsal aşk ve spiritüel aşk. Bu üçü aşıldığı zaman ilahi olana varılır. Seksi kazıyın, altında aşkı bulursunuz. Aşkın derinliklerine inin, duaya gelirsiniz. Duanın derinliklerinde ise tek oluşa varirsiniZ.Ben sekse karşı değilim. Bu seksten yanayım anlamına gelmiyor. Onun derinliklerine dalarak onun ötesine geçmekten yanayım. Ötesi daima oradadır ama sıradan yüzeysel sekste derine inilemez. Bunu yapabilirseniz ilahi olana şükran duyacaksınız çünkü seks yoluyla bir kapı açılır. Ama yüzeysel sekste çok daha yüce bir şeyin aslında çok yakınında olduğunuzu asla kavrayamazsınız. Bizler o kadar kurnazız ki, seksten sonra değil, önce gelen sahte aşkı yarattık. Sahte olduğu için sekste doyuma ulaşınca aşkın bittiğini hissediyoruz. O aşk yalnızca bir önsözdü ve artık işlevini yitirdi. Ama gerçek aşk seksin ötesindedir; onun arkasında saklanır. Onun içine dalın, o zaman onu sürekli yaşamaya başlayacaksınız. Ben aşka karşı değilim ama aşktan yana da değilim. Onu da aşmanız gerekiyor. Onunla meditasyon yapın; ötesine geçin. Burada meditasyon derken tam bir uyanıklık ve farkındalıkla aşkın içinden geçmeyi kastediyorum. Bu kör ve bilinçsiz bir geçiş olmamalı. Orada büyük bir mutluluk mevcuttur ama gözleriniz kapalı ise onu kaçırabilirsiniz. Gözleriniz açıkken seks sizi tekliğin yoluna götürebilir. Bir
Felsefe-Düşünce
Karanlığa Aşık Olmak
Ne inanç seni gerçeğe ulaştırabilir nede düşünce. Bundan daha yükseğe çıkmak zorundasın.İnanmak, düşünmekten ödünç alınmıştır. İnanmak düşünmekten daha aşağı bir seviyedir . İnanmak körlük anlamına gelir.Fakat bu, eğer düşünmeye başlarsak bir yerlere ulaşacağımız anlamına gelirmi? Eğer kendi kendimize düşünmeye devam edersek bir yerlere ulaşacak mıyız? Şimdi, eğer biraz daha derinden bakarsan kendi düşüncelerinin bile aslında sana ait olmadıklarını göreceksin. İnanan ikinci el bir olgudur ve düşünen, inanmazmış gibi görünür fakat onun düşüncelerini derinlemesine incelersen tüm düşüncelerinin ödünç olduğunu keşfedeceksin. Yalnızca ufak bir fark vardır; düşüncelerini mantık ekleyerek bir araya getirir. Bu düşünceleri körü körüne toplamamıştır,düşünmüştür. Fakat bir insan ne düşünebilir? Bilinmeyen, bilinemeyen hakkında düşünebilir misin? Yalnızca bilinen hakkında düşünebiliriz. Düşünceler yalnızca bilinenin sınırlarına kadar ulaşabilir. Bilinenin ötesinde, düşünmek biter, kaybolur. Yani, düşünme sürecinde kişi birçok düşünce biriktirebilir ve yeni gibi görünen bir düşünce üretebilir. Fakat bu yenilik yalnızca görünüşte, gerçek değil. Gerçeği keşfetmende sana yardımı olmayacak. Eğer tüm düşüncelerini etrafa yaysan ve hangilerinin kendi düşüncelerin olduğunu incelesen, bütün düşüncelerini başkalarından toplandığını, bir yerlerden duy duğunu, okuduğunu ve biriktirdiğini göreceksin. Sonra da ortaya yeni bir düşünce koleksiyonu çıkar. Bu yeni derleme benzersiz gibi görünecektir, orijinal gibi görünecektir. Ama hiçbir düşünce orijinal değildir. Düşünceler orijinal olamaz.Düşünceler de ödünç alınır. İnanan kişi beleşçidir ama o, körü körüne ödünç alır. Düşünen kişi de beleşçidir ama o, düşünmeyi ilave eder, muhakemeyi ve mantığı kullanır.Fakat muhakemeyle ne elde edebilir?
Felsefe-Düşünce