7/10
·287 syf.··
Beğendi
·
2025 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2025 00:29
Türkiye'de "Terörsüz Dönem" sloganı altında son zamanlarda yaşanan süreci yakından takip ediyoruz. Türk milliyetçilerinin bir zamanlar meydanlardan urgan salladığı, bebek katili dediği hatta sayın hitabını kullananların vatan haini ilan edildiği günlerden, Büyük Önder dedikleri ve barış elçisi ilan ettikleri dönemleri yaşıyoruz. İşte tüm bunların ışığında Cumhuriyet'in Yakın Tarihini araştırırken yeni bir meşgale edindim kendime. Toplumsal hareketler, askeri darbeler, genlik örgütlenmeleri, işçi hareketleri derken son olarak ayrılıkçı Kürt hareketini de merakla incelemeye başladım. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e kadar ve Cumhuriyet'in ilk dönemlerindeki isyanları ve Kürt ayaklanmalarını okumuştum. Ve Kürtlerin yaşadıkları haksızlıkları, yarı yolda bırakılmışlıkları, korkuya, açlığa ve cehalete maruz kalmalarını maalesef Cumhuriyetin en büyük eksikliği olduğunu düşünmüşümdür. Bu kitapla ve bundan sonra okuyacağım birkaç kitapla beraber 1960 sonrası Kürt hareketinin seyrini inceleyeceğim. Ferhat Belakoğlu "Kürt Dosyası" kitabıyla "1972-1975" dönemleri arasındaki süreci irdeliyor. Türkiye'nin dışında Irak'ta gelişen Kürt hareketinin doğuşu, gelişimi ve çıkmazlarını okuyoruz. Bizim jenerasyonun aklına Kürt hareketi dediğimizde Abdullah Öcalan dışında Mesud Barzani ve Celal Talabani gelir. Bu kitapta Mesud Barzani'nin babası Mustafa Barzani'den bahsediliyor. Kendisi Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin kurucusudur. 1946 yılından 1979'daki ölümüne kadar Kürdistan Demokrat Partisi'nin başkanı olarak siyaset yapmıştır. Irak nüfusunun %20'sini Kürtlerin oluşturmasına rağmen maruz kaldıkları ayrımcılığa ve zulme karşı ayrılıkçı Kürt hareketinin liderliğini yapmıştır Barzani ailesi. Barzan aşiretinden gelen bugün değil geçmişte de Osmanlı'ya karşı bile bağımsızlıkları için mücadele etmiş
Siyaset & Politika
Kürt Dosyası 1972 - 1975Ferhat Balekoğlu · Doğu Batı Yayınları · 2019 okunma
7/10
·184 syf.··
2025 1. kitabı
kişisel gelişim alanı yazılmış yön arayan bireyler için önder niteliğinde gerek içindeki motivasyonlarla samimi bi şekilde yeni rota belirlemeye yardımcı oluyor düzenim bozulur hayatım altüst olur diye endişe edilmeyeceğini değişim korkusunun yeni rotalar çizmekten korkamamın üzerine vurgu yapılıyor yazarın kendi deneyimleriyle birlikte
Rota Yeniden OluşturuluyorDilek Cesur · Yediveren Yayınları · 2024659 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·284 syf.··
2025 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2025 17:44
“Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.” Atatürk’ün gençlere, çocuklara yönelik son çağrısı, derin bir anlam taşır. Cumhuriyetin korunması ve daha da ileriye götürülmesi, gençliğin sorumluluğundadır. Bu noktada, genç nesillere büyük bir görev yükler. Cumhuriyetin temelleri, halkın iradesiyle şekillenmiştir ve bu mirası savunmak, her yeni kuşağın vazifesidir. Atatürk, yalnızca bir lider olarak değil, aynı zamanda geleceğe dair güçlü bir vizyonla gençliğe güven duymuştur. Bu güven, yalnızca milli kimliğin korunması değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel alanda büyük bir devrim gerçekleştirecek bir neslin yetiştirilmesini amaçlamaktadır. Türk milleti, işgale ve ihanete karşı birlik olmuş, bağımsızlığını ve Cumhuriyet’i kanıyla kazanmıştır. Bu değerlerin korunması, bizlerin en kutsal görevidir. Çocukların düzeyine inilerek anlatım yapılması kavramalarını sağlayarak tarihimizle ilgili kafalarındaki sorulara yanıt bulmalarını, bu milletin geçmişini öğrenmelerini sağlayacaktır. Atatürk, gençlere duyduğu derin güveni sürekli olarak dile getirir ve onlardan, Cumhuriyetin koruyucusu ve geleceğin liderleri olmalarını bekler. Bu, yalnızca geçmişe dair bir yükümlülük değil, aynı zamanda bir gelecek vizyonudur. Atatürk, Türkiye’nin sadece çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmasını değil, bunu başaracak olan bilinçli, donanımlı bir gençlik yetişmesini temenni etmiştir. 🩵 Çocukların anlayacağı bir şekilde yazılmış olması yalın dil kullanılması oldukça hoşuma gitti. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş süreci, Ulu Önder Atatürk’ün yaptıkları ve bizlere düşen vazifeler oldukça güzel aktarılmış. Çocuklarımızın kütüphanesinde kesinlikle bulunması gereken bir kitap yayınevinin
NutukMustafa Kemal Atatürk · The Kitap Çocuk Yayınları · 202434,4bin okunma
Puan vermedi·95 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Kitap; Bay Jones'un Bey Çiftliği'nde yaşayan Old Major adlı domuzun bir sabah bütün hayvanları toplayıp yaptığı konuşma ile onları Bay Jones'a ve insanlara karşı kalkışmaya çağırması ile başlıyor.. Daha sonrasında yapılan kalkışma ile Bay Jones çiftlikten kovuluyor. Hayvanlar özgürleşiyor ve çiftliğin adı Hayvan Çiftliği olarak değiştirilip, hayvanlara özgü 7 maddelik yasa konuluyor. Bu yasada insanlar gibi giyinilmeyeceği, onlar gibi içki içilmeyeceği, dört ayaklıların her zaman iki ayaklılardan üstün olduğu, bütün hayvanların eşit olduğu gibi maddeler yazıyor.. Hayvanlar özgürleşip, kendilerinin çalışıp ürettiği ve kendilerinin yediği özgür bir sistemde yaşamaya başlıyorlar. Zaman geçtikçe aralarından Napoleon isimli bir domuz, güç zehirlenmesi yaşıyor ve zamanla kendini önder olarak görmeye başlıyor. Kendisine ve yaptıklarına karşı gelmeye çalışan hayvanları ya öldürüyor ya da çiftlikten sürüyor.. Hayvanları anlattıklarıyla zehirleyip, beyinlerini yıkıyor.. Önce ilk başta yazılan 7 maddeyi kendine göre değiştiriyor veya ortadan kaldırıyor.. Zamanla durum kendisinin sefa sürdüğü, her şeyden yararlandığı ama diğer hayvanlara acı çektirdiği bir duruma dönüşüyor... Bu güç zehirlenmesi gün geçtikçe daha şiddetleniyor ve çiftliğin ismini tekrar Bey Çiftliği yapacak ve bir insanla bir araya gelerek, onunla anlaşma yapacak kadar ilerliyor... İşte her şeyi mahveden, çığrından çıkaran o, "Güç Zehirlenmesi"... "Diktatörlük" "Her şeyden ve herkesden kendini üstün görme" "Her şeyi ben biliyorumculuk" "Güzel ve iyi olan her şeyi mahvetmek" Şimdilerde bizim başımızda olan malum kişi gibi...
1000Kitap
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,5bin okunma
8/10
·705 syf.··
2025 43. kitabı
Türk aydını nedir sorusuna cevap aramak için uzun bir yola çıkılmıştır. Aydın Küçük hoca aydın ibaresi kullanmasına rağmen ben Türk düşünürü demek istiyorum. Hocanın bu külliyatta bahsettiği bir kavram birden aklıma geliverdi, Türk düşünce hayatı ortaya dünya çapında bir eser çıkaramadığı için veya bir teori kendinden olmayan insanları hemen sahipleniverdi. Kimdi peki bu insanlar kendisine Rumi mahlasını alan Mevlânâ Celâleddîn-i Rumi Hazretleri bunlardan bir tanesidir. Eserlerini Farsça ve Rumça( İlk defa duyduğum bir söz Rumca eser verdiğini) ortaya koyan moğol mezalimi nden terk-i diyar edip bu günki Anadolu o günki adıyla İklim-i Rum olan diyara göç etmiş mutasavvıf, sufi ve şair birisi idi. Burada bir dipnot verilmesi gerekirse Türk olmasa da Türk düşünce hayatını etkilemiş ve Türk olarak kabul edilmiştir. Aydın Küçük'e katıldığım konulardan birisi teori olarak ortaya fikir beyan etmemiz bir yana bunun o zaman ki etkisi hem o günün insanına ve sonraki nesillere etkisi ya hiç olmamıştır ya da cüzi bir derecede kalmıştır. Bilginin etkisi o bilgiyi ne kadar çok kişiye ulaştırıldığı, o bilgiyi üretenin ve o eser'in etkisini artırması gerçeğidir. Bilgi (ilim) yitik bir malzemedir nerede olursa olsun o bulanındır hadis-i bizden önceki nesillerde olduğu gibi bu nesil içinde değerlidir. Doğu ikliminde bir Rönesans olmuş mudur? sorusu cevaplanması gereken konulardan birisidir. Türk, Arap ve Farsi olarak addedilen İslam dünyasında bir çok alım insan yetiştirmiş. Emevi Devleti Halifelerinden Me'mun ile başlayan çeviri hareketleri Süryaniler birden çok dile vakıf olmaları bu çevirilerin ilk başta kötü çeviriler ile sonrasında da vukufiyetlerini artırarak bu Rönesans ı şahsen gerçekleştirildiğini söylemek mümkündür. Batı ortaçağ karanlığında hayatını devam ettirirken Üstad
Aydın Üzerine Tezler 1Yalçın Küçük · Tekin Yayınevi · 199061 okunma
10/10
·151 syf.··
Beğendi
·
2025 62. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2025 21:41
Keşke daha evvel okusaydım dediğim bir kitap diyebilirim, Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren sahiplerine başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirir, Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır, Aralarında en akıllı olan domuzlar, kısa sürede önder bir takım oluşturur, İnsan çiftçilerine karşı isyan eden ve hayvanların eşit, özgür ve mutlu olabileceği bir toplum yaratmayı uman bir grup çiftlik hayvanlarının hikayesini anlatır...
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Gönül Yayıncılık · 2022296,5bin okunma