Shakespeare'nin daha erken dönem eserlerinden. Bazı içeriğinden ve özellikle final sahnesinden de belli olabiliyor. Akıcılık konusunda hiçbir problemi yok, kısa sürede keyifle bitirilebilir. Fakat bu kitabın finali kadar sönük başka bir final gördüğümü hatırlamıyorum herhangi bir Shakespeare yapıtında. Son 2-3 sayfa tam bir hayal kırıklığıydı. Arkadaşlık ve kalleşlik temalarını bu kadar detaylı işledikten sonra oldu bittiye getirmesi ve bir anda affetirmesi sarmadı.
Ayrıca normalde bu tarz bir yazımı olmasa da bu kitapta kadınları pasif, aldatılabilen ve kandırılabilen varlıklar olarak tasvir etmesi hoşuma gitmedi. Her ne kadar bunu komedi türünde yapsa da diğer komedileri gibi hissetirmiyor, özellikle tanıştığımız ikinci leydinin yaşadıkları bana can sıkıntısı veriyor okurken. Kitapta özellikle bir kadın "hayır" diyorsa bile "evet" anlamına geldiğini söylemesi hoş değil. Her gördüğüne, duyduğuna ve özellikle işine gelene inanan milletimizin bunu kafasında çok farklı bir şekilde oturtup, dişilerine de o şekilde davranarak "Shakespeare'den öyle gördüğünü" söyleyebileceğinden eminim. Kendini romantik sanıp aslında dümdüz ısrarlı bir tacizci olan böyle karakterler maalesef var çevremizde.
Kitabın kendi dönemine bakarsak, bir kadının karakter gereği sahnede ilk kez erkek kıyafetleri giyip oynadığı ilk oyundur. Bu açıdan da önemi var.
Miras olan kulübe mi yoksa acılar mı? Maddi Olanın önemi olmadığı ve manevi olanın nasıl bir aileyi yok ettiği ele alınıyor. Ne olursa olsun hiç bir şey hasır altı edilmemeli.
Kitap Adı: Serbest Düşüş
Yazar Adı: Juli Zeh
Çeviri: Sevinç Altınçekiç
Sayfa Sayısı: 288
Kitap Türü: Roman
Değerli Okur:
Kitabı buradaki kütüphanede görünce alıp okumak istedim.
Yazar, bu kitapta iki fizikçi arkadaşın maceralarını konu almış. Juli Zeh’in kalemi keskin olunca, insan psikolojisine dokunan güçlü bir yanı var. Bir de sınırsız hayal gücü eklenince, kitap ister istemez farklı bir boyuta bürünüyor.
Gerçeklerin peşinden koşan bir komiseri de hikâyeye dahil ediyor. İster yancı deyin, ister hikâyenin eşantiyonu…
Neler yok ki bu kitapta? Gerçekler, paralel evrenler, gerçeklerden sapmış bir zaman algısı.
Üstüne bir de kuantum fiziği ve suç unsurları eklenince, gerilim de eksik kalmamış. Çünkü kim suçlu, kim masum - bunu da bulmak gerek.
Kitap size ister istemez farklı bir dünya sunuyor. Okurken zihninizin hiç durmadan çalışacağı bir kurgu bu.
Uzun zamandır bu kadar kapsamlı ve her detayı düşünülmüş bir roman okumamıştım.
Kitaptan daha fazla spoiler vermeden alıntılara geçelim.
Sicim teorisi günün birinde temel fizik kuvvetlerini birleştirebilir mi?
İnsan otuzunu geçince, başka yaşların bir önemi kalmıyor
Doğru şeylerden korkma sanatına çok az insan vakıf.
Bazı günler hayat insana arka kapıdan girmek dışında bir seçenek bırakmıyor.
Hayat sona ermeden önce bir şeyler sona erdirilmelidir
Hepimiz varlığın büyük dramında aynı anda oyuncu ve seyirciyiz.
Okumak için farklı tarz kitap arayışınız varsa bu kitap o tarza uyuyor, okuyun derim
Bu da benden olsun: 🪻Herkesin bir teorisi var, gerçekliğini sadece kendisinin bildiği...A. Özgür
Serbest DüşüşJuli Zeh · Metis Yayıncılık · 201050 okunma
Hem terapi sürecinden geçen hem de Yalom'a hayran biri olarak bu kitabı da sindire sindire okudum. Yalom, aslında psikoterapi yapacak alan uzmanlarına yönelik önemli deneyimler paylaşmış kitapta. Ancak birçok noktadan ben de faydalandım. "Burada ve şimdi" nin önemi, meslekteki zorluklar, kendini açma, ölüm gibi pek çok önemli nokta öyle verimli işlenmiş ki, bence bu kitabı okumak için terapist olmanıza gerek yok, kitap size harika bilgiler sunuyor.
Bağışlanan TerapiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20172,542 okunma
Anna Burns’ün Sütçü kitabını elime ilk aldığımda, beni nasıl bir girdabın içine çekeceğinden tamamen habersizdim. Hani bazı kitaplar vardır, ilk sayfadan itibaren size tanıdık bir hikaye anlatmaz