Onur DEMİR

Onur DEMİR
Önceden akıllı bir insandım. Türkiyenin eğitim sistemi altında aldığım eğitimden dolayı aptallaştım. Şimdiyse kitap okuyarak şuur sahibi,düşünerek deli olmaya çalışıyorum
7/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2018 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2018 22:59
Yine Dan Brown yine bir macera.Masonlar ve semboller konusunda yine bolca bilgi mevcut.Amerika'nın tarihinden de kesintiler sunan eserde macera kendini fazlasıyla hissettiriyor. Yazarın Dan Brown olduğunu bildiğim için okumuştum.Biraz sıkıldım ama içerisinde masonluk hakkında çok bilgi var ve ilgilenenler için güzel bi kitap olabilir. Not:Masonlara sempati duymanıza neden olabilir :) Herkese keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Kayıp SembolDan Brown · Altin Kitaplar · 200920,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
Mesele Arif'in Leylası olabilmek. Her mektubun sonu bir şiire can vermiş sanki. Her mektup bitişinde acaba Leyla ne dedi diye merak ediyor insan. Leyla Erbil'in yazdıklarını da görebilsek anlayabilsek çok çok daha iyi olurdu ama elde olanla idare etmek gerek. Ben bu kitapta samimiyeti gördüm arkadaş! Çekinmemiş Ahmed Arif nasıl sevdiyse öyle yazmış. Güzel yazmış, 'Mu az zam' yazmış. Siyasi dokundurmaları, edebi göndermeleri, insan yakın arkadaşına nasıl dert yanarsa Ahmed Arif'te Leyla'sına öyle anlatıyor. Açıkçası ben bile Leyla Erbil'i kıskandım şuan. Kitabın mektup biçimde olması o kadar hoş ki.. Tek kelimeyle bayıldım. İyi ki şiir var dedirtti yine. Böyle bir askın içinde hissettim kendimi.Kafkanın milanaya mektuplarından sonra bir hışımla buna başladım.Nedense bunu daha çok sevdim. Daha bizden. Şimdi altını çizmekten telef ettiğim kitabın alıntılarını paylaşma zamanı... Herkese keyifli okumalar dilerim.
Şiir
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma
8/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2018 17:36
Güzel olduğunu bildiğim, az beklentiyle başladığım ve çok ama çok fazla beğendiğim bir roman Kürk Mantolu Madonna. Hemen hemen her yerde karşıma çıkan, herkesin dilinde olan bir kitap olduğundan uzun süre ilgilenmemiştim. Çünkü herkesin dilinde olan yani popüler olan bir kitap bana göre uzak durulması gereken bir kitap çağrışımı yapar hep. Biliyorum bu çok yanlış bir düşünce fakat engel olamadığım sevmediğim huylarım vol bilmem kaçtır bu. Fakat nedendir bilemiyorum bir gün bir his geldi ve bu kitabı al dedim kendi kendime. Hemen satın aldım ve okumaya başladım, elimden bırakamadım resmen. O hissi şu an karşımda görsem öperim! Teşekkür ediyorum his… Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali’nin en iyi romanı olarak adlandırılan ve bunu fazlasıyla hak eden güzel bir roman. Kitap isimsiz anlatıcının işinden ayrılıp, bir arkadaşı vasıtası ile farklı bir yerde işe başlaması ile başlıyor. Sonrasında ise ana karakterimiz olan Raif Bey ile tanışması ile başlıyor. Sonrasında ise anlatım Raif Bey’in defteri ile devam ediyor. Raif Bey’in yaşamı, Türkiye’den Berlin’e, Berlin’de yaşadıkları ve tabiki Kürk Mantolu Madonna ile tanışmasını anlatıyor. Kitap hakkında çok fazla detay vermek istemiyorum. Aslında bu yazdıklarım bile çok fazla. Kitap okunmazsa olmaz romanlar listesinde ilk onda yer alır. Kitabın en güzel yanı sizi yormadan akıcı ve elinizden bırakamayacağınız kadar sürükleyici olması. Kitap ile ilgili internette araştırma yaparsanız eleştiri olarak Türk filmi gibi dendiğini duyacaksınız fakat bu tamamen yanlış, hiç alakası yok diyebilirim. Klasikleşmiş standart Türk filmi mantığı ile uzaktan yakından alakası olamayacak kadar farklı, kaliteli ve etkileyici bir roman Kürk Mantolu Madonna. Kürk Mantolu Madonna’yı okuduktan sonra herkes kendini buluyor. Kimisi Raif karakteri,
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,1bin okunma
9/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2017 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2017 10:12
Dikkat spoiler içerir. Yılın son kitabı "Kuyucaklı Yusuf" ile karşınızdayım. KONUSU: Romandaki bütün konular kent yaşamının getirdiği yozlaşma ve buna karsı Yusuf tarafından verilen mücadele ile ilgilidir. Yusuf ile Şakir arasındaki sürtüşme yozlaşma ile iyilik arasındaki savaşı temsil ediyor. Şahinde’nin gözünü kızını harcayacak kadar hırs bürümesi, kent yaşamının basit bir kadını nasıl bir canavara dönüştürebileceğini gösteriyor. Salahattin Bey’in kendini içkiye ve kumara vermesi, Kübra ile annesinin başından geçenler, vs. Bu konuların hepsi adeta yozlaşmışlığı vurgulamak için romanda işlenmiş ve hepsine karşı Yusuf’un aldığı bir tavır var. Kent-doğa, yapay insan-doğal insan, yozlaşmışlık-masumiyet, ikilemleri kitap boyunca gelişen olaylarla birbirlerine bağlanmışlar. İNCELEME: Kuyucaklı Yusuf, roman tekniği açısından kusursuz bir kitap sayılmaz. Yer yer anlatıcının olaylara karıştığını görürüz. Fakat bu eksiklik, mükemmel kurgusu ile kapatılmıştır Sabahattin Ali tarafından. Öncelikle Yusuf, özgürlüğü arayan bir yabancıdır. Kendisini evlat edinen aileye yabancıdır, mahalledeki çocuklara yabancıdır, kaymakamlıktaki işine yabancıdır, kasabada yaşayan herkese yabancıdır. Bu yüzden, Yusuf'un anlayabilmesi için her şeyin apaçık söylenmesi gerekmektedir, zira üstü kapalı sözlerden, alaylardan anlamamakta, asıl söylenmek isteneni kavrayamamaktadır. Yusuf'un yabancılığı o kadar bilindik, o kadar bizdendir ki. Herkes hayatının en azından bir döneminde böyle bir yabancılık yaşamış ya da böyle bir yabancıya şahit olmuştur. Kendisini hiç özgür hissedemez fakat özgürlüğü aramaktan da vazgeçmez. Sürekli birilerine bağımlı olduğunu hisseder. Tek başına hareket etme, istediğini yapma olanağını bir türlü bulamaz. Bu yüzden de etrafı tarafından dik başlı, iş tutmaz biri olarak
Siyaset
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2017 11. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2017 12:14
Değirmen, Sabahattin Ali’nin gençlik zamanlarında yazdığı öykülerinden oluşan kitabı. Elbet diğer öyküleri kadar derinlikli ya da etkileyici gelmeyebilir. Fakat kitap yine de size kendisini okutuyor ve bir yerlere götürüyor. Zaten Değirmen için Sabahattin Ali aşağıdaki gibi bir giriş yazmış; “Şiir ve hikayelerim arasında, yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri olduğunu biliyorum. Bunların bir kısmının çocuk denecek bir yaşta yazılmış olmaları bence mazeret değildir; çünkü bu çeşit bir yazıyı, bugün herhangi bir imzanın üstünde görsem, sahibini ıslah olmaz bir zevksizlik ve tam istidatsızlıkla (yeteneksizlikle) suçlandırmakta tereddüt etmem. Bunların benim san’at hayatımın gelişmesini göstermesi bakımından, sadece kendim için bir ehemmiyeti vardır ki, bu da onları başkalarına okutmak için bir sebep olamaz. Buna rağmen bu yeni baskıdan onları çıkarmadı. Çünkü, bir kere okuyucu önüne sermiş olduğum taraflarımı sonradan örtbas etmeye hakkım olmadığı kanaatindeyim; ama böylece belki de eski bir hatayı devam ettirmekten başka bir şey yapmıyorum. İyiyi kötüyü ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim. Sabahattin Ali” Sonuçta bir Sabahattin Ali kitabı ve okutuyor kendisini. Herkese keyifli okumalar dilerim.
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma