Ne ekersen onu biçersin bu dünyada. Birine sürekli kötülük yapıp, onun mutsuz olmasını düşlerken, ondan iyilik bekleyemezsin. Nefret dolu gözlerle baktığın birinin, sana sevgiyle bakmasını bekleyemezsin. Her şey karşılıklıdır bu dünyada, hiçbir şey unutulmaz. İntikam tohumları ekersen, o tohumlar bir gün büyür ve senin karşına kötülük olarak çıkar.
Burnunun dibinde olsa ne olacak?
Seni anlamıyorsa,
Ama birisi vardır ki dünyanın öbür ucunda...
En ihtiyaç duyduğun anda,
İki satırıyla bile olsa,
Bir çırpıda yanı başında...
Mesafe uzaklıklarda değil,
Mesafe fedakârlıkta.
Özdemir Asaf
***
İçimde zaptedilmez bir kırma isteği dizginlerini koparan bir at sanki bu
Soluk soluğa kalıyorum her sonbahar ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa bir yolculuk düşüyor aklıma,
gidiyorum bütün gençliğim böylece geçip gitti işte ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim
Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa bir gün gelirsek hangi kent güzelleşmez
şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür
sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
bir gök gürlese bari diyorum bir sağanak patlasa
bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem oysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzü
ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün
Ahmet Telli